E-dergi
e-dergi
Bir Mimar; ve Cephe

İTÜ Mimarlık Fakültesi Bina Bilgisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Tapan: “Cephe Kamuyu da İlgilendiriyor!”




Kasım - Aralık 2007 / Sayı: 11

Prof. Dr. Mete Tapan cephelerin, toplum yapısıyla ilgili bir çok veriyi taşıdığını vurguluyor.

İTÜ Mimarlık Fakültesi Bina Bilgisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Tapan, cephe bakımından Türkiye’deki durumun çok iç açısı olmadığını söylüyor. Olumsuzluğun çok farklı nedenleri olduğunu belirten Tapan, sorunların çıkış noktalarından birisinin ise öğretim sisteminden kaynaklandığını vurguluyor. Mimarlık fakültelerinde, cephelerin tasarım aşamasının en sonda dikkate alındığını dile getiren Tapan, “Öğrenciler cephelerle beraber tashihe gelmeli. Cephe ikinci ya da üçüncü derecede değerlendirilmemeli. Okullarımızda, ‘Planı hallettik, cephe de nasıl olsa çıkar’ anlayışı hakim. Bu son derece yanlış. Cephenin tasarımın başından itibaren yürümesi gerekiyor. İnsan önce cepheyi algılar. Bir binanın ilk ve belki de tek görülen unsuru cephesidir. Cephe kamuyu ve herkesi ilgilendiriyor. Çirkinliklere bezenmiş o kadar çok sokak ve caddemiz var ki... Bunların da başlıca sebebi binaların cepheleri. Kabiliyetli mimarlarımız da var. Mesleki yaramız olan işveren faktörü de önemli. Projeye fazla değer verilmiyor. Cephenin ciddi olarak etüt edilmesi gerekiyor. Sırf estetik açılardan değil fiziksel çevre, ekonomi vs. açısından da özen gösterilmesi şart. Bu, proje ve uygulamada daha detaylı ve titiz bir çalışma anlamına geliyor. Bunlar olmadığı müddetçe Türkiye’deki cephelerden tatmin olmanız söz konusu değil” diyor.

Cephenin, binaların kalitesinde çok önemli bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Mete Tapan, cepheyi sırf estetik unsur ya da kaplama olarak düşünmemek gerektiğini de vurguluyor: “Bugün cepheden beklenen bir çok fonksiyon var. Hem iklim koşullarına karşı işlevlerini tam yerine getirecek, binanın işletme aşamasında katkıda bulunacak, hem estetik olacak, hem temiz kalabilecek. Cephe öncelikle mimarlık yapıtının bir anlamda elbisesidir. Derslerimde de bina ile insanı karşılaştırıyorum; ikisi de birer sistemdir. İkisinin de çeşitli alt sistemleri vardır. İnsanda organlar topluca bir sistemi oluştururlar. Aynı düşünceden hareketle binalar da böyledir. Binanın içiyle dışı bir bütündür. Yani biçimin içerisindeki mekan organizasyonu ve mekanların kullanımıyla çatı arasında bir ilişki vardır. Yani tek bir cephe yoktur...” ifadelerini kullanan Tapan şöyle devam ediyor:

“Cephe bir çok veri taşır!”
“Her bina cephesi çeşitli üsluplara sahip. Bu cepheler dış mekanları oluşturur; caddelere, sokaklara şekil verirler. Bir kentle ilgili yaptığınız ilk değerlendirme çoğunlukla cephelere bakılarak yapılır. Dolayısıyla cephe çok önemli bir faktör. Aynı zamanda binanın estetiğinin de en önemli vurgulandığı ve ortaya çıktığı yer cephedir. Cephe, bir mimari yapıtın ekonomik veya sosyal bakımdan çok önemli karakteristik özelliklerini verir. Kaliteyi belirleyen en önemli unsurlardan birisi cephedir. Toplumların yapısıyla ilgili bir çok veriyi cepheler taşır...”

“Malzeme çeşitliliği, tasarımda alternatifleri de beraberinde getiriyor”
“Türkiye yapı sektörü çok değişti. Prefabrikasyon, kalıp sistemleri ve yeni teknolojiler yapı sektörümüzde kullanılmaya başlandı. Dünyaya açıldık. Bir çok sektöre göre daha fazla gelişme yaşandı. İnşaat sektöründe malzemeler de oldukça çeşitlendi. Türkiye son yirmi yıla kadar çok az malzeme tanıyordu. Son yirmi yıla baktığımızda ise Avrupa ya da Amerika’da hangi malzemeler varsa ülkemizde de aynıları mevcut. Ya ithal ediliyor ya üretiliyor. Bu çeşitlilik tasarımda alternatifleri de beraberinde getiriyor. Ne kadar farklı malzeme olursa o kadar farklı tasarım yapabilme imkanı doğuyor. Fakat burada bir eksikliğimiz var; dışarıdan çok enformasyon geldiğinde, hangisi doğru hangisi yanlış anlamak zorlaşıyor. Hangi malzemenin nerede nasıl kullanıldığı konusunda kafalar karışıyor. Bazen herhangi bir yerde bir malzeme nasıl kullanılıyor şaşırıyorum. Malzemeleri tanımak lazım, onlarlar haşır neşir olmak lazım. Akademisyen ve kullanıcılar, bu malzemeleri temsil edenler tarafından çok iyi aydınlatılmalı. Bu üretici ya da ithalatçı firmaları çok yakından ilgilendiriyor. Malzemelerin hepsini yakından tanıma imkanı yakalamak çok zor. Ancak kullanarak ortaya çıkacak. Her malzemenin iklim koşullarına göre performansı değişiyor. Bir malzeme çok iyi olabilir fakat o iklim koşuluna uygun değilse bir yarar sağlamaz. Bu unsuru bilmek lazım. Büyük bir malzeme furyası var. Bakalım bu malzemeler 15 sene sonra nasıl sonuçlar verecek?.. İklim, deniz suyu, nem gibi unsurların hepsi çok önemli. Bunların etüt edilmesi lazım. Deneme yanılma yöntemiyle bunları geliştirme şansımız olabilir.”

“Mimari tasarımı etkileyen en önemli unsurlardan birisi o binanın nerede, hangi iklim koşullarında ve hangi çevrede olduğudur. Bir bina, çevresinden kopuk değerlendirilemez. Çevreye ve topoğrafyaya uymak zorundasınız. Veriler iyi değerlendirilmeli...”

Geri