E-dergi
e-dergi
Bir Mimar; ve Cephe

Yaşar Marulyalı: “Yüzyıla çelik, metal ve cam damgasını vuracak!..”




Kasım - Aralık 2008 / Sayı: 17

80’li yıllarda, Türkiye’deki ilk cam giydirme cephe projelerini hayata geçiren UMO Mimarlık’ın ve Türkiye’yi uzay sistem çatılarla tanıştıran Uskon’un ortaklarından Yaşar Marulyalı, önümüzdeki süreçte çelik, metal ve cam birlikteliğinin hat safhada yaşanacağını vurguluyor. Türkiye’nin son elli yıllık mimarlık dünyasının bire bir şahidi Yaşar Marulyalı’nın yorumlarından bazıları şöyle...

“Türkiye’nin mimarlık seviyesi çok yükseldi; iyi mimarlarımız var. Malzeme açısından da çok fazka alternatif bulunuyor. Fakat bu özel detayları, yeni teknolojileri kullanan taşeron firmaların genelde bilgi ve tecrübeleri yetersiz. Türkiye’de son yirmi senedir teknolojik malzemeler kullanılmaya başlandı. Söz konusu malzeme ve sistemler üzerinde de uzmanlaşma zaman alacak. Taşeron firmaların teknolojiye adapte olmalarıyla sorunlar daha kolay çözülecek. İlk mesleğe atıldığımız yıllarda çimento bile tahsisle alınabiliyordu. O günlerde Türkiye’de bulunan yapı malzemeleri kısıtlıydı. Geleneksel malzeme kullanımı ağırlıktaydı. Ancak özellikle 1980’li yıllardan sonra liberal ekonomiye geçişle birlikte Türkiye yeni yapı malzemeleriyle tanıştı. Bugünse muazzam bir değişim söz konusu. Bu hızlı değişimi Türk inşaat sektörü kolay hazmedemedi. Teknoloji kullanımında zamanla tecrübe kazanılacak...”

“Konut yapılarının çok fazla değişeceğini zannetmiyorum. Yine yoğun olarak kiremit, boya, sıva gibi geleneksel malzemeler kullanılacak. Diğer büyük, kamusal yapılardaysa cam, çelik ve metalin ağırlıklı olarak kullanılacağını düşünüyorum. Tüm dünyada çok farklı formlarda binalar yapılmaya başlandı. Bu gelişmeler Türkiye’ye de girecek. Çelik, metal ve camın birlikteliği hat safhada yaşanacak. Yakında çatı ve cepheye entegre enerji üreten panellerin de yaygınlaşacağını tahmin ediyorum. Şimdilik ilk yatırım maliyetlerinin yüksek olması bu tür sistemlerin kullanımını engelliyor...”

“Cephe tasarlanırken en çok göz önünde bulundurulması gereken unsur cephenin, binanın fonksiyonunu aksettirmesi. Cephedeki cam, alüminyum binanın fonksiyonunu ifade etmeli ve işlevine uygun kullanılmalı. Sıradan insanlar bile ilk bakışta o yapının ne gibi bir işlevi olduğunu anlamalılar. Konser salonumu mu, okul mu, ofis mi?.. Bu çok önemli bir konu. Ayrıca her bölgede o bölgenin yerel malzemesinin kullanılmasında fayda var. Malzeme firmalarının da bilgi ve desteğinde olabildiğince yararlanılmalı...”

Plastik malzemeler hoşuma gitmiyor
“Cephelerde özellikle plastik malzemeler hoşuma gitmiyor. Mesela Antakya’da önemli bir caddedeki tarihi, eski binaların büyük bir kısmı plastik malzemelerle kaplanmış. Bu binalarda neden plastik, suni malzeme kullanıldığını bir türlü anlayamıyorum ve rahatsız oluyorum. Alüminyum kompozit panellerin de çok lüzumsuz yerlerde kullanıldığına şahit oluyorum. Binalar kaporta boyar gibi alüminyum kompozit panellerle kaplanıyor...”
“Ludwig Mies van der Rohe’nin elli sene önce inşa ettiği Seagram binasının cephesi beni çok etkilemişti. Cam ve çelikten oluşan yapı yıllar önce inşa edilmesine rağmen aynı etkileyici halini koruyor. Yıpranmayan, her dönemde çekiciliğini koruyan bir yapı. Malzeme seçimi ve özellikle camın kullanımı burada önem kazanıyor...”

Şehircilik anlayışımız yok!..
“İstanbul’da dolaşırken genellikle üzüntü duyuyorum. Bu tabii ki güzel, doğru dürüst bina yok demek anlamına gelmiyor. Şehirlerin çok iyi tasarlanması ve insanlara zevk vermesi lazım. Meydanlar, çevre kötüyse ve iyi tasarlanmamışsa insanlar mutsuz olur. Düzgün bir şehircilik anlayışımız maalesef yok...”

Camhan...
“UMO Mimarlık olarak 1981 yılında İstanbul Balmumcu’da Camhan’ı inşa etmiştik. Bu bina Türkiye’deki ilk cam giydirme cephe örneklerinden birisi olması itibariyle önemlidir. Türk mimarlığında bir ilktir. Güneş ışığını reflekte eden birinci nesil camlar kullanılmıştı. Daha sonra 1986 yılında Dışbank binasını tamamladık. Bu bina da cam giydirme cephelerin ilk örneklerinden birisiydi. Binanın mimarisinde fonksiyonel yaklaşım esas alınmıştı. Ardından yine cam giydirme cephesi olan 34 katlı Maya İş Merkezi’ni inşa ettik.”

Cam Piramit...
“1997 yılında tamamlanan Antalya’daki Cam Piramit’in ise çatı örtüsü ve duvar kaplaması tamamen cam. Piramit şeklindeki yapı, gerektiğinde kongre, konser ve sergi olarak kullanılabilen dünyadaki ilk uygulama olma özelliğine sahip.

Yapı Avrupa Çelik Birliği Ödülü’nü ve Türkiye Yapısal Çelik Ödülü’nü almıştı. Cam Piramit, teknolojik camlar kullanılmasından dolayı hem içeridekileri güneşin yoğunluğundan koruyor hem de şeffaf bir kabuk oluşturuyor.”

Otomatik Otopark
“İstanbul’da 1992 yılında Demokrasi Parkı’nda tamamen çelik ve camdan oluşan Jeodezik Dome’un uzay sistem proje ve uygulamasını gerçekleştirdik. Diğer enteresan yapılarımızdan birisi de Büyükdere Caddesi’ndeki Çok Katlı Otomatik Otopark... O da çelik konstrüksiyon. Çelik, cam ve alüminyumun uyumunu görebilirsiniz. Türkiye’nin ilk çok katlı çelik yapısı ve Avrupa’nın en büyük otomatik otopark binasıdır. Cephede, o dönemde Türkiye’ye girmeye başlayan alüminyum kompozit panelleri de kullanmıştık.”  
“Büyükdere Caddesi üzerinde bulunan Milli Reasürans Büyükdere İş Merkezi’ni 90’lı yıllarda inşa etmiştik. Strüktürel tasarımı büroların çeşitli işlevlere cevap verebilecek şekilde ve esnek bölünebilmesine olanak tanıyacak biçimde düşünülen yapının cam ve metalden yapılan cephe kaplamalarında pürüzsüz bir yüzey elde edilmişti.”

Türkmenistan Sağlık ve Enerji Bakanlığı binaları
“Yurtdışında da önemli projeler gerçekleştirdik. Bunlardan en önemlileri Türkmenistan’daki Sağlık Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı binaları. Sağlık Bakanlığı binası, tıbbın sembolü olan yılan formunda, mermer ve cam kaplı bir bina. Eğrisel bir yüzeye sahip. O eğrisel yüzey cam kaplı. Enerji Bakanlığı da Aşkabat halkının çok beğendiği bir bina. Binanın tasarımında, bir enerji santralinin bacasından ilham alınmıştı. Çevredeki yapıların mimari karakterine uyum sağlanmasına özen gösterilirken, yükseklik itibarıyla üçayak anıtının en üst kotunun geçilmemesine çalışılmıştı. Dairesel formdaki büro kısmındaki cam cephe, taşıyıcı sistemin gerisine alınarak yapıya derinlik kazandırıldı ve düşey sirkülasyon elemanları kütleye ek olarak kare planlı kısımda çözüldü. Kazakistan’daki son projemizse bugünlerde karkası yapılan, farklı merkezli iç içe iki daireden oluşan kesik koni şeklinde bir forma sahip, cam kaplama olan bir kültür merkezi.”

Geri