E-dergi
e-dergi
Bir Mimar; ve Cephe

Boran Ekinci: “Malzeme Kalitesi ArtıkBizi Mahcup Etmiyor!”




Temmuz - Ağustos 2009 / Sayı: 21

Son yıllarda yükselen malzeme kalitesinin, artık mimarları müşteri karşısında pek mahcup etmediğini söyleyen Boran Ekinci, proje esnasında ise detaylı hizmet verebilen firmaları tercih ettiklerini vurguluyor.

Cephe kaplamaları konusunda Türkiye’nin son 15 yılda büyük bir aşama kaydettiğini ifade eden Mimar Boran Ekinci, “60’lı ve 70’li yıllarda iyi mimari tasarımlar yapan mimarlar olmasına rağmen bu yapıların yapı kaliteleri çağdaş olmaktan uzaktı. Bugün söz konusu yapıların bir çoğu çok eskimiş görünüyor ve kamuoyu tarafından pek iyi karşılanmıyor. Bunun en büyük nedeni de cephe sistemlerindeki zayıflıklar. Fakat zaman geçtikçe ve inşaat sektörünün gelişmesiyle cephe sistemleri üzerine uzmanlaşmış firmalar ortaya çıktı. Bu firmalar, mimari ofisler için de çok faydalı oldu” yorumunda bulunuyor.

Cephe firmalarının, aynı konuda çok sayıda hizmet verdikleri ve teknolojilerini buna göre geliştirdikleri için bilgiyi artırdıklarını ve uzmanlaştıklarını ifade eden Ekinci, “Cephe firmalarıyla birlikte bizim de o bilgilere ulaşmamız çok kolaylaştı. Mimarlar hayal kuran kişilerdir; ve bu hayalin peşinde koştukları için söz konusu firmalara çok farklı isteklerle giderler. Bu talepler onları da geliştirir ve teknolojilerinin geliştirilmesine yardımcı olur. Karşılıklı bir etkileşim içinde olmamız iki tarafa da fayda sağlıyor” diyor.   

Malzeme kalitesi artık bizi pek mahcup etmiyor
Malzeme kalitesinin, artık eskisi kadar mimarları mahcup duruma düşürmediğini söyleyen Ekinci’nin cephe sektörü hakkında yorumları şöyle: “Fakat tabii ki her cephe firmasından aynı kaliteyi yakalayamayabiliyorsunuz. Malzeme kaliteli olsa da insan faktörü çok önemli. Proje esnasında hizmet verebilen firmaları tercih ediyoruz. Proje desteğini sağlıklı veren firmalar hep bir adım önde oluyorlar. Mesela biz sistem detayını bir kaç firmayla görüşerek kurguluyoruz. Her birine proje çalışması yaptırıyoruz. Her biri onayımızdan geçiyor. Bunlar arasındaki kanaatimizi mal sahibine bildiriyoruz. Teklif aşamasında sadece bir firma kalıyor...”

Alternatif çoğaldı
“Artık mekanik montaj çok yaygınlaştı. Bu, makine inşası gibi planlama gerektiren bir sistem. Toprak, cam ve metal türevleri hızla gelişti. Dolayısıyla bir mimarın alternatifi çoğaldı. Doğrama sistemlerinde ve camlarda da büyük atılımlar yaşandı. Gelişimler mimarlara açılımlar sağladı; ve bunlar çok önemli açılımlar oldu. Bir anda güvenilir standartlara geçtik...”

Sınırları mimar çizer
“Mimarlık, bir çok tasarım disiplininden temel olarak bazı yönlerden ayrılıyor. Aslında mimarlık suyla ve havayla mücadeledir... Binanın suyla ve havayla ilişkisini kontrol etme gibi çok belirgin bir özelliği var. Kapalı ve açık mekanların sınırlarını mimar çizer. Ve bu daha çok cephe katmanlarıyla olur. ‘Yapı su almayacak’... Bu basit bir hedef gibi görünebilir. Cephe ve çatı sürekli hava şartlarıyla etkileşim halinde. Ayrıca devamlı insanların gözlerinin önünde. Dolayısıyla biz projenin kütlesini, görünüşünü, yerleşimini, mekan kurgularını tasarladıktan sonra ikinci aşama olarak cephe sistem detaylarına geçeriz ve onları kurgularız. Bu da çözüldüğü zaman yapı bizim için neredeyse bitmiştir. Binanın havayla olan etkileşimi tasarımda ana etken oluyor. Işık, su, iklim gibi unsurlar çağdaş mimarlıkta çok önemli unsurlar haline geldi...”

Kötü malzeme diye bir şey yok!
“Cephede ahşabı çok kullanan bir mimari ofis olarak biliniriz. Fakat buna rağmen, pek çok binada hiç ahşap kullanmamayı tercih ederim. Bence her malzeme şahanedir. Kötü malzeme diye bir şey yok. Malzemeyi uygun kullanmak önemli. Bir tabloda ‘kötü renk’ olamayacağı gibi, mimarlıkta da kötü malzeme yoktur. Tüm bunlara rağmen, doğal ahşap ve taş kullanmayı çok seviyorum. Cam da muhteşem bir malzeme; iç mekanı sınırlandırmıyor. Yapı çöldeyse çölde gibi yaşayabiliyorsun; ya da yapı bir bahçenin içindeyse bahçeyle bütünleşebiliyorsun. Dış alanla görsel bütünlüğü sağlıyor. Ayrıca çok dayanıklı bir malzeme ve teknolojisi çok gelişti. Eskime ya da su alma gibi hiçbir olumsuz özelliği yok. Soğuk olarak algılanır. ‘Yok’ bir malzeme gibi...”

Geri