E-dergi
e-dergi

Atilla Yücel: "Asıl Özelliği, Biçim Verir"


Kasım - Aralık 2009 / Sayı: 23

Mimarinin, görünümüyle, görsel yönden çevreye kattıkları, ifade ettikleri ve biçimiyle de oldukça önemli bir etkinlik olduğunu dile getiren usta mimar Atilla Yücel, çatı ve cephenin ise bütün bunları dışa vurması açısından önem kazandığını, buna rağmen dış etkiyi oluşturan unsurların sadece çatı ve cephe malzemeleri olmadığını, formun her şeyden daha fazla önem arz ettiğini vurguluyor. “Asıl özelliği biçim verir” diyen Yücel şu yorumlarda bulunuyor...

“Binalar kendilerini cephe ve çatı malzemeleriyle, bunun biçimle ilişkileri çerçevesinde açığa vuruyorlar. Kent içindeki yerleri, görsellikleri, yapılan seçimlerle ilgili... Tarih boyunca ve bugün de özünde değişen çok fazla şey yok. Sonuçta kullanılan malzemeler belli. Binanın dış ifadesinin maddi unsurları var, ama bu unsurlar onun biçimini tarif etmiyor. Onu, öncelikle tarif eden geometri ve kompozisyondur. Bugün üretilen yapı malzemelerinin çeşitlenmesinin verdiği imkanlar çok geniş. Buna rağmen durum özünde pek değişmiyor. Bir dış biçim ve geometri var. Yeni yapı malzemeleri, karmaşık geometrik formların inşasına geçmişe oranla çok daha zengin düzeyde olanak veriyor. Metal alaşımlar, titanyum, sentetik malzemeler, hafif metaller, plastik, sentetik bileşimler ve cam gibi tarih boyunca çok sınırlı oranda kullanılmış ya da hiç kullanılmamış bazı malzemeler bugün bütün cephe sistemini meydana getirebiliyor, çok karmaşık biçimleri oluşturmaya imkan verebiliyorlar...”

Çatıyla cepheyi ayırmak zorunda değiliz
“Tarihte de zaman zaman olduğu gibi, çatıyla cephenin farklılıklarını ortadan kaldıran biçim, tasarım ve malzemeler var. Bu, taş ve ahşapla da mümkündü. Fakat şimdi bu imkana cam, çelik vs. ile çok geniş bir yelpazede sahibiz. Dolayısıyla bugün çatıyla cepheyi ille ayırmak zorunda değiliz. Çatı aynı zamanda binanın cephesi, cephe de aynı zamanda binanın çatısı olabilir.”

“İşlevsellik açısından baktığımızdaysa konu daha sade. Yani dıştaki, biraz daha karmaşık olan çok boyutlu mesele, işlevsellik açısından ele alındığında daha kolay anlaşılabiliyor. Çatı ve cepheden işlevsellik açısından binayı dış etkilerden koruması beklenir. ‹çeride belirli bir konfor seviyesinin olması ve mahremiyet açısından tatmin edici olması birçok beklentiyi karşılar. Burada çok karmaşık bir durum bulunmuyor. Sonuçta bir mühendislik ve yapı fiziği meselesi. Ama bugünkü üretimin büyük çoğunluğu yeni teknolojileri kullanıyor ve bu yeni teknolojiler de yapının önemine, büyüklüğüne göre az veya çok gelişmiş, az veya çok deneysel, az veya çok iddialı, pahalı sistemler olabiliyor...”

Seçenekler arttı
“Bugünün, ‘ifade açısından veya yapının yüzeyinin oluşturulması’ açısından imkanları sadece maddesel olanla sınırlı değil. Belki tarihte de bu öyleydi. Yani ışık her zaman mimarinin çok önemli bir bileşeniydi ama ışık maddesel olan, elle tutulan bir şey değil. Ama o madde, diyelim ki taş, kullanım biçimine bağlı olarak ışığın da taşıyıcısıydı. Gölge, ışığın karşıtı olarak, neredeyse bir malzeme gibi mimarinin çok önemli bir unsuruydu. Bugün cam veya fiberoptik sistemler gibi başka olanaklar var. O anlamda geniş bir seçenekle karşı karşıyayız...”

Plastiğe kuşkuyla yaklaşıyorum
“MArs Mimarlar (Mimarlık Araştırmaları Stüdyosu) olarak projelerimizin çatılarında endüstriyel sistemler, metal çatılar, sandviç paneller gibi farklı sistemler kullandık. Cephede de taş, tuğla, ahşap, sandviç panel, seramik gibi geleneksel ya da endüstriyel malzemeleri tercih ettik. Daha denenmiş sistemlerle çalıştık. Yalıtım, her zaman çok önemsediğimiz bir bileşendi. Pencere doğramalarında plastik görmek hiç hoşuma gitmiyor. Ayrıca, ‘mış’ gibi olan malzemeleri de sevdiğimi söyleyemem. Ahşap görünümlü plastik ’siding’, metal görünümlü taş, arduvaz görünümlü sentetik malzeme vs. hoşuma giden şeyler değil. Plastik, sentetik malzemelere karşı değilim ama ekolojik etkilerinden dolayı biraz kuşkuyla bakıyorum. Brüt beton, doğal ve endüstriyel ahşap, cam, çelik ve seramik porselen sevdiğim malzemelerden bir kaçı...”
“Malzeme açısından sıkıntı yaşadığımızı söyleyemem. Sorun daha çok uygulamayı yapan firmalardan kaynaklanıyor. Malzemeyi iyi seçtiğinizde sorun olmuyor; işçilikteki süreçlerde sıkıntılar olabiliyor. Bu tip sorunlar sadece cephede değil, inşaatın her aşamasında ve tüm sektörlerde yaşanıyor...”

Atilla Yücel’in projelerinden bazıları...

Hadosan Halı ve El Sanatları Merkezi / Ürgüp, 1993 / 22.475 m2

Ürgüp yerleşmesinin kuzey bitiminde, Kapadokya doğasına açılan düz bir arazi üzerinde yer alan kompleksin halı üretimi, sunumu ve satışının yanı sıra hediyelik eşya satış, ağırlama, halı onarımı ve diğer yönetsel-teknik birimleri kapsayan karmaşık işlevli ve 14 bin metrekarelik bir programı içeren büyük bir tesis olması isteniyordu. Halı sunumu ve satışına yönelik temel işlev, dışa tümüyle kapalı, havalandırma ve aydınlatmanın tümüyle yapay olarak sağlandığı bir ortama ihtiyaç duyuyordu. Çevrenin iklim koşulları, yalıtım ihtiyacı ve işletmeci firmanın kendi olanaklarıyla gerçekleştireceği konvansiyonel yapım rasyonellerinin işlevsel gereklerle bağdaştırılması önemliydi. Avlu, dışa kapalı birimlerin açılacağı birleştirici mekân olmalıydı. Uygulamada taş ustalarının katkısı, özgün mimari tasarımının yanında biçimsel sonuca ulaşmada da özerk bir önem kazandı. 2004 yılında da bir tadilat projesi gerçekleştirildi. MArS tarafından 1993 yılında projelendirilen Hadosan binası avlu mekanı ve bazı bölümleri 2004 yılında yenilendi, güncel kullanımlara uygun hale getirildi. Bina kısmen gençleştirildi ve ‘restore edildi’. Bu yapılırken de özgün olandan farklı, daha hafif malzeme ve sistemler kullanıldı.

Hacımercan Evleri / Sapanca, 1993 / 2000 m2
Sapanca Gölü’ne gerideki uzak bir yamaçtan bakan 26 evin araziyle ilişkisi, manzara ve komşu evlerle kurduğu görsel ve mekânsal bağlar önemli yerleşme parametreleriydi. Sınırlı bir bütçe ve dönemsel kullanıcıların ihtiyaçları, küçük kullanım alanları ve yalın, rasyonel mekân ve yapı çözümleri gerektiriyordu. Bitişikteki köyün konvansiyonel mimarisiyle kurulan ölçek, doku ve volümetri ilişkileri, yeni malzemelerin yerel bir ortamdaki doğal, kaplamasız, yalın ifadeleri, tekrarlanan az sayıdaki tipolojiye rağmen yerleşme düzeninin sağladığı çeşitlilik projenin özellikleridir. Yüksek yoğunluklu gazbeton, brüt beton, doğaltaş, ahşap, alaturka küremiz temel malzemelerdi.

Sapanca Yedievler / Sapanca, Kocaeli, 1997 / 1800 m2
Sapanca Gölü’ne yakın konumdaki bir yamaçtan bakan yedi evin farklı ihtiyaçları, farklı kullanıcıları, oturdukları arazi parçasının farklı konumunu ifade edecek şekilde farklılaşması önemsendi. Ortak biçimlenme ve yapısal çözüm ilkelerini paylaşan dört ayrı plan tipi kullanıldı. Yeni ve endüstriyel yapı malzemeleri ve bileşenleri kullanılmasına rağmen evlerin farklı tipolojik kimliklerinin, düz, eğimli ya da eğik çatı örtülerinin araziyle ve birbiriyle kurdukları ilişkilerin onlara yeni bir yerel kişilik de kazandırması amaçlandı. Malzeme olarak lamine ahşap, kontrplak, metal (bakır) çatı ve endüstriyel bileşenler, hazır beton blok ve brüt beton kullanıldı. (Mimarlar Odası 2002 yılı Yapı Dalı Ödülü)

Laprake II Konut Kompleksi / Tiran, Arnavutluk, 2002 / 48000 m2
Yapımı süren büyük konut kompleksinin ikinci etabının proje revizyonu ve yeni konut blokları, sosyal tesislerin tasarımı gerçekleştirildi. Bu kısımda yeni ve değişken programlı konut tipolojileri denendi. Brüt beton ve tuğla cephe kaplaması, yapıda kullanılan temel malzemeler oldu.  

Green Market Pazar Yeri ve Alışveriş Merkezi Kompleksi / Podgorica, Karadağ, 2003 / 57000 m2
Bu proje, Montenegro Cumhuriyeti’nin başkenti Podgoriça’nın ticari hayatını canlandırmayı ve modernleştirmeyi amaçlıyor. Ülkenin yeni ekonomik rasyonelleri içinde, açık pazar tezgahlarından lüks tüketim ve rekreatif etkinliklere uzanan bir dizi işlev, birbirini izleyen ve birbiriyle ilişki kuran kapalı ve açık mekânlar boyunca örgütleniyor. Kapalı pazar yeri, alışveriş merkezi, büyük mağazalar, sinema ve diğer toplumsal mekânlar, lokanta ve kafeler, büro katları, kapalı garaj ve hizmet birimleri bu farklı işlevsel grupları oluşturuyor. Kentin önemli bir gelişme noktasında simgesel bir niteliği de olacak olan kompleks üç yapım etabı halinde gerçekleştirilmiş. Projenin ilk etabını, geniş bir kapalı pazar / alışveriş merkezi bütünü (Green Market), ikinci ve üçüncü etapları Alışveriş ve Sosyal-Rekreasyon etkinlikleri (Shopping Mall) kompleksi ile Kent Oteli teşkil ediyor. Metal eğrisel çatılar, çelik-cam strüktürler, kompozit metal ve endüstriyel seramik (porselen) elemanlar yapının dış cephe ifadesini oluşturan malzemeler.

Geri