E-dergi
e-dergi

Dolmabahçe Sarayı Cam Çatı Restorasyonu


Ocak - Şubat 2007 / Sayı: 6

Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan cam çatının restorasyonu tamamlandı. 160 metrekarelik kubbe şeklindeki cam çatıya yüz elli yıldır ciddi bir onarım yapılmamıştı...


Dolmabahçe Sarayı’ndaki restorasyon çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda tamamlanan çalışmalardan birisi ise kristal merdivenin bulunduğu ve yüz elli yıldır el sürülmemiş 160 metrekarelik kubbe şeklindeki cam çatının restorasyonu...

Cam çatıyla ilgili çalışmalara yaz döneminde başladıklarını belirten TBMM Milli Saraylar Dairesi Başkan Yardımcısı Yunus Aydın, çatının yapımından bu yana restore edilmediğini söylüyor. “Cam çatının altındaki kristal merdiven başlı başına bir sanat eseri. Tavandaki değerli el bezemeleri çok tahrip olmuş. Çatıyı temiz tutmak pek mümkün olmuyordu. Ayrıca toz ve su geçiriyordu. Altında da on santimetre boşluk vardı ve çatı yüksekte kaldığı için su alıyordu. Çatıda bu zamana kadar sadece kırılan camlar yenilenmiş” diyen Aydın, çalışmalara öncelikle çatının statik çözümünü yaparak başladıklarını belirtiyor. Statik çözümün kendilerini çok zorladığını vurgulayan Yunus Aydın, “Hem eskiyi muhafaza etmek hem de onarım yapmak çok zordu. Çatı, yatay kirişlere sahipti. Statik problemi düşey kesitlerle çözebildik. Taşıyıcıları ise demir. Düşey kirişleri imal ettirip parça parça yerine taktık. Bina ahşap olduğundan kaynak da yapamıyorduk. Tamamladıktan sonra galvanizlenmesi için yeniden söktük. Sonrasında yeniden montaj yaptık ve alüminyum ile  polikarbonat levhalarla üstünü kapladık. fiimdi su akması mümkün değil” diyor.



Restorasyon ve onarım 100 bin YTL’ye mal olmuş. Cam çatının haricinde Milli Saraylar Daire Başkanlığı, Dolmabahçe Sarayı’nın 2500 metrekarelik ve 46 metre yüksekliğindeki cephesinde de bir takım restorasyon çalışmaları yürütüyor. Çalışmalara 2005 yılında başlanmış ve taşların restorasyonu tamamlanmış. Cephelerin onarımı ise devam ediyor.

Kurşun atölyesinde standart kalınlıkta levha üretilebiliyor
Sarayın kurşun kaplı çatısı da 2000 yılından bu yana yenileniyor ve çalışmalar tamamlanma aşamasında. Seksen bin tona yakın kurşun harcandı ve yaklaşık otuz beş bin metrekarelik alan kaplandı. Yunus Aydın bu konuda ise şunları söylüyor: “Kurşunun altında geleneksel malzemeler kullanıyoruz. Dört beş santimetre kalınlığında bir çamur tabakası var, onun altına da membran döşüyoruz. 2000 yılında kurşun atölyemizin açılmasıyla yeni olanaklar elde ettik. Artık standart kalınlıklarda levha üretebiliyoruz. ‹nce levhalar üretiyor olmamız çatıdaki yükü de yüzde 78 oranında azalttı. Dışarıdan kurşun almıyoruz. Kurşun atölyemizde eski kurşunlar eritilip tekrar levha haline getiriliyor. Atölyemiz, teknoloji konusunda Türkiye’nin en iyi kurşun atölyelerinden birisi ve ileri teknoloji kullanıyor. Döküm olarak yüzde 99.9 saşıkta kurşun eritebilecek kaliteye sahibiz...”

Restorasyon çalışmalarında kendi atölyelerimizden faydalanıyoruz
“Milli Saraylar Dairesi olarak tüm restorasyon çalışmalarımızda kendi atölyelerimizden yararlanıyoruz. Bünyemizde 33 atölye ve onlarca uzman var. Seramik, halı, gümüş, kurşun ve taş atölyelerinde diğer kamu kurumlarına da hizmet veriyoruz. Böylece elde edilen ek geliri, bütçe disiplini içinde restorasyon çalışmalarında kullanıyoruz...”

“Milli Saraylar Dairesi olarak kurum dışı restorasyon çalışmaları da yapıyoruz. 2005 yılında yapılan protokollerle Cumhurbaşkanlığı Çankaya Atatürk Köşkü ve Kocaeli Valiliği’nin Abdülaziz Köşkü’ne ait taşınabilir tarihi objelerin restorasyonu ve Yalova Belediyesi’ne ait Yürüyen Köşk’ün ve objelerinin restorasyonunu bitirdik. Ayrıca 2006 yılında MSGSÜ ile yapılan protokol gereğince Resim Heykel Müzesi (Veliahd Dairesi) binasını restore edeceğiz. 2007 yılında çatı onarımı ile işe başlıyoruz...”
Geri