E-dergi
e-dergi

İstanbul Sapphire


Mayıs - Haziran 2008 / Sayı: 14

İstanbul Sapphire, sağladığı enerji tasarrufuyla Türkiye’nin ilk çevre dostu gökdeleni olurken, gökyüzü bahçeleri ve 163 metredeki golf alanıyla dünyanın en seçkin projeleri arasında da yerini alacak.




Sıradışı mimarisiyle ülkemizin ilk çevre dostu gökdeleni olarak lanse edilen İstanbul Sapphire’in “Çift cam cephe” sistemi sayesinde enerjiden yüzde 25 oranında tasarruf sağlanacak.

İçeride yemyeşil bir hayatın başlayacağı İstanbul Sapphire’de rezidansın her 3 katında bir gökyüzü bahçeli evler bulunuyor. Gökyüzü bahçeli evler Sapphire’in en büyük ayrıcalığı olacak. Mimarisi Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından gerçekleştirilen bina, birbirinden bağımsız iki cam cepheden oluşuyor ve böylelikle iç mekanlar, dışta oluşturulan ikinci cam cephe ile olumsuz meteorolojik koşullardan ve sesten korunuyor. İstanbul Sapphire’de yaşayanlar 200 metrede camlarını açabilecek, balkonlarına çıkabilecek ve İstanbul’un manzarasını izleyebilecekler.

Geçtiğimiz ay Yapı Endüstri Merkezi (YEM) tarafından düzenlenen “Ekolojik Mimarlıkta Somut Adımlar” sempozyumuna konuşmacı olarak katılan İstanbul Sapphire projesinin mimarı Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, yeşil binaların başarılı olması için mimarlar kadar yatırımcıların da aynı heveste olmasının önemli olduğunu söyledi ve yeşil binaların ilk yatırımlarında normal binalara oranla daha fazla maliyet getirdiği, bu binaların ancak bu bilinçle hareket eden yatırımcılarla yapılabileceğini ifade etti.

Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, proje hakkında şu bilgileri verdi: “Binayı hayal ederken, çevre faktörlerini de göz önünde bulundurduk. Önünde bir meydan bırakarak, daha sonra oluşabilecek yeni düzenlemelere uyum sağlamasını kolaylaştırdık. Binayı oluştururken mümkün olduğunca doğal malzemeler kullanmaya özen gösterdik. Sosyal alanlara önem verdik. Bina yüksek olduğu kadar, yatay bahçelerin dikeye taşınmasıyla bu siluetin içinde farklı bir görünüme sahip olabilir, kullanıcılara farklı birtakım hisler verebilirdi. Bu yüzden doğallığı taşımayı ve insanların daha mutlu bir atmosferde yaşamalarını sağlamayı amaçladık.”



İki cephe arasında kalan boşluk bahçelerle değerlendirildi

“Binanın nasıl konumlandırıldığı, o binada yaşarken sarf edilen enerji göz önüne alındığında çok önemli. Sapphire’de buna çok dikkat ettik. Tam kuzey ve güney cepheleri mümkün olduğunca kapalı tutup binayı diğer yönlere, manzaraya yönlendirdik. İç içe iki tane bulunuyor. Dıştaki cephe dışarıdaki sesten, gürültüden, şehrin karmaşasından koruyan bir manto gibi. İç cephedeki bütün camlar yerden tavana kadar, sürgü sistemleriyle tamamen açılabiliyor. İki cephe arasında kalan boşluğu da bahçelerle değerlendirdik. Binadaki bu iki cephe yüzde 30’lara varan bir enerji tasarrufu sağlayacak. Bunun etkilerini sadece enerji tasarrufu olarak da görmemek gerekiyor. Çünkü aynı zamanda insanlara çok büyük bir konfor da sunuyor. Hem bir gökdelende yaşıyorsunuz, hem de camınızı açıyorsunuz ve doğal hava alıyorsunuz. Bunun dönüşümü enerji tasarrufundan daha fazla şeyler ifade ediyor...”

“İki cepheli binaların birçok problemi ve çözülmesi gereken birçok detayı var. Bu yüzden de yurtdışında ciddi testlerden geçirildi. İlk olarak rüzgar testine girdi. Arkasından bu iki cephe arasındaki dumanın etkilerini görmek için testler yapıldı. Bunun gibi daha birçok test gerçekleştirildi.”

Doğal ve yerli malzemeler kullanılmaya çalışılıyor
“Hem dış cephede hem de iç cephelerde kullandığımız bütün malzemelerde doğal olmaya özen gösterdik. Yaptığımız bütün projelerde mümkün olduğunca hem doğal hem de yerli malzemeler kullanmaya çalışıyoruz. Bu yüzden de Sapphire’in içinde kullanılan malzemeler yüzde 90 oranında yerli malzemelerden oluşuyor.”

Geri