E-dergi
e-dergi
Proje

ODTÜ Mimarlık Araştırma, Tasarım, Planlama ve Uygulama Merkezi MATPUM



Mayıs - Haziran 2008 / Sayı: 14

Yön ve yer duygusunu yok sayan; cephe olgusunu, yapının kendisinden bağımsız cam giydirme cephelere indirgeyen bir mimarlık tutumunun giderek yaygınlaştığı günümüzde MATPUM, mimarlığın asal zeminini yeniden arayan, yapının dilini ve kurgusunu bağlamın kendisinden üretmeye yönelen bir deneme olarak görülüyor...




MATPUM, ODTÜ Yerleşkesi’nin batı kanadında, Mimarlık Fakültesi ile Teknopark alanı arasında, daha çok araştırma ve laboratuvar birimlerine ayrılmış olan meyilli bir arazide yer alıyor. Yapının tasarımında “yer” ve “yön” verileri  doğrudan bir girdi oluşturmuş. Bu tasarım özelinde yapının içinde barındıracağı araştırmaların da önemli bir bölümünü oluşturan çevre ve enerji duyarlılığı baskın bir tasarım çerçevesi olarak kabul edilmiş. Yapı, doğu-batı eksenleri üzerinde uzun kenarları kuzey ve güneye dönen çizgisel bir blok olarak ele alınmış. Bu tutum bir yandan yapının birden fazla düzlemde zeminle ilişki kurmasını sağlarken öte yandan güneş enerjisinden yararlanma olanağını hazırlıyor. Yapı dikdötgen biçimin orta ekseninde yer alan ve bir iç sokak gibi davranan atrium mekanı ile, onun iki yanında düzenlenmiş çalışma odaları, stüdyolar ve araştırma birimlerinden oluşuyor. Dikdörtgen blok kendisine dik olarak arazi eğimini tutan ve doğu yönü toprak içinde kalarak bir istinat duvarı gibi davranan zemin yapısının üzerine takılarak uzanıyor. Bu yapı, bir yandan arazi ile ana binanın ilişkisini denetlerken öte yandan daha sonra eklenecek yapılar ve çevre düzenlemesi için de altyapı oluşturuyor. Özel çalışma odaları ana bloğun kuzey cephesinde yer alırken güney tarafı daha kamusal olan işlevlere ve stüdyo mekanlarına ayrılıyor. Bu ikili ayrım yapının dilinden dış mekan ilişkilerine pek çok alt tasarım alanında belirleyici bir girdi oluşturuyor. Yapı, kuzeyde daha kapalı ve korunaklı bir cephe barındırırken güneyde geçirgen ve açık bir cephe sunuyor. Bu tutum salt bir dil tercihi olmanın ötesinde verimli enerji kullanımının da altyapısını oluşturuyor. Güneyde yapı yüzeyi önünde yer alan ve adeta ikinci bir cephe gibi ele alınan güneş kırıcı yüzey ve ara boşluk, güneş ışığının denetimli bir biçimde yapı ile değişken ilişki kurmasını sağlıyor. 



Dış kabuk çift çidarlı bir denetim ortamı, bir arayüz olarak işlevlendiriliyor

MATPUM, fakültenin ve mimarlık ortamının bir çok paydaşının gönüllü olarak katkı sağladığı ortak bir ürün. Bu anlamda mimarlık/tasarım ortamında ve yapı sektöründe yer alan pek çok kişi ve kuruluş yapının gerçekleşme sürecine destek sağlamış. Yapının kendisinin de doğrudan bir eğitim ve araştırma ortamı olduğu gözetildiğinde tüm taşıyıcı sistemin, tektonik bileşenlerin, tesisat ve elektrik sisteminin açık bir biçimde belli olması, doğrudan bir dil unsuru olarak kullanılması benimsenmiş. Güney batı köşesinde yer alan stüdyo mekanı gelişmiş algılama ve denetim sistemlerinin sınanmasına olanak verecek biçimde tasarlanmış ve donatılmış. Siemens Grubu tarafından desteklenen bu bölümde yapı, üzerindeki ışık, rüzgar, ısı yüklerini algılayarak kendi ortamını denetleyebiliyor. Örneğin stüdyo önündeki güneş kırıcılar güneş etkisini denetleyecek biçimde bir otomasyon sunuyor. Benzer biçimde yapının dış kabuğu çift çidarlı bir denetim ortamı, bir arayüz olarak işlevlendiriliyor; kuzey cephesinde yalıtım değerleri artırılırken, güney cephesinde daha geçirgen bir yüzey sağlanıyor.



MATPUM yapısı kurum belleğinde önemli bir yere sahip olan ilk fakülte yapısı (Mimarlık Fakültesi) ile de bir referans ilişkisi kurmaya çalışıyor. Bu anlamda orta boşluğa inen merdiven, çalışma odalarının yapı blokları ile tanımlanması, giriş alanında yer alan nilüfer havuzu özellikle seçilmiş alt parçalar. Yine giriş duvarları aracılığıyla yapının uzatılmaya çalışılan çizgisellik etkisi bir yandan yerleşke genelindeki ölçeği kavramaya çalışırken öte yandan mevcut fakülte yapısı ile bir yön ilişkisi kurmaya gayret ediyor. Bir buçuk yıl önce kurulan ve gelişmelere, yeniliklere açık bir yapı oluşturmaya çalışan MATPUM’un fiziksel ortamı da bu açık yapıyı destekleyecek bir esneklik barındırıyor. Özellikle stüdyo mekanları bölünmelere ve birleşmelere açık bir kurgu sunarken ortak hacimler de sergi, workshop gibi farklı etkinliklere ev sahipliği yapabilecek bir kurgu yaratıyor. Benzer biçimde yapının güney cephesinde yer alan geniş çayır alanı açık hava etkinlikleri için bir altyapı oluşturuyor.

Gerek yere ve yöne olan duyarlılığı, gerekse tektonik yapısından üretilen dili ile MATPUM yapısı mimarlığın bazı kalıcı, temel değerlerini yeniden aramaya yönelik bir araştırma süreci olarak algılanıyor. Özellikle yön ve yer duygusunu yok sayan, cephe olgusunu, yapının kendisinden bağımsız cam giydirme cephelere indirgeyen bir mimarlık tutumunun giderek yaygınlaştığı günümüzde MATPUM, mimarlığın asal zeminini yeniden arayan, yapının dilini ve kurgusunu bağlamın kendisinden üretmeye yönelen bir deneme olarak görülüyor. Ayrıca MATPUM, sponsor desteği sağlanabildiği ölçüde, ülkemizde örnekleri maalesef az sayıda olan “Enerji Etkin Bina” konseptine en uygun yapılardan birisi olma özelliğine de sahip.

Geri