E-dergi
e-dergi
Proje

212 İstanbul Power Outlet AVM



Kasım - Aralık 2009 / Sayı: 23

Formu ve dış cephesiyle oldukça ilgi çeken 212 İstanbul Power Outlet Alışveriş Merkezi’nin doğaya öykünen bir kütle plastiği var.

212 Power Outlet Alışveriş Merkezi, Basın Ekspres Yolu (Bağcılar-İstanbul) üzerindeki Edip İplik fabrikasının taşınmasını takiben, Edip Uluslararası Gayrimenkul ve Turizm A.Ş. tarafından 55.560 m2 arsa üzerinde gerçekleştirildi. Alışveriş merkezi ve rezidans olarak iki aşamalı olarak düşünülen projenin ilk aşaması olan ve inşaatı Yapı Merkezi tarafından gerçekleştirilen alışveriş merkezi 233 bin metrekare kapalı alana sahip. İçinde mağazaların yanı sıra hipermarket, yapı ve elektronik marketler, sinema, restoran ve eğlence alanları gibi çok çeşitli üniteleri barındırıyor. Bir market katı üzerinde dört kat olarak inşa edilen 212 Power Outlet’in zemin kotu altında 3.300 araç kapasiteli, dört katlı, 105.000 m2 büyüklüğünde bir otopark alanı yer alıyor. Power Outlet, teraslı restoran alanları, çatısında yer alacak açık rekreasyon mekânlarıyla her türlü aktiviteye ev sahipliği yapabiliyor.



Formu ve dış cephesiyle ilgi gören 212 İstanbul Power Outlet’in cephesi 22 bin metrekare; ve tüm kabuk tek bir malzemeyle kaplı. Cephede 60x120 santimetre ebatlarında, 11 milimetre kalınlığında granit seramik kullanılmış. Mekanik ankrajlı olarak uygulanan seramiklerin aralarında beş santimetrelik siyah fuga derzler bulunuyor.
Taşocağı Caddesi’ndeki ana girişte cam hakim. Diğer cephelerde daha çok ince yırtıklar var.  Basın Ekspres Yolu yönündeki üç parçalı eğik sağır yüzeyler üzerine büyük reklam panoları yerleştirilmiş.

Çatıda 2200 metrekarelik cam yüzey bulunuyor. Kütleyi parçalayan yırtıkların çatıdaki uzantısı olan ışıklıklar 8 metreye 200 metre uzunluğunda. Bu da doğal aydınlatmaya ciddi katkı sağlıyor. Çatılardaki farklı kırıklıklar iç mekana da yansıyor. Bu da iç mekandaki gerilimi daha da artırıyor ve alışveriş merkezine farklı bir ruh katıyor. Masif tek kütle algısını kıran aralıklardan iç mekana ışık yayılıyor ve çatı ışıklıklarından gökyüzü görülüyor.
Mimari projesi Architekten Arat - Siegel & Partner ile DB Mimarlık ve Danışmanlık Ltd. Şti. tarafından hazırlanan proje hakkında bilgi aldığımız DB Mimarlık’tan Bünyamin Derman, yapının, hem ülke içinde hem de uluslararası arenada ses getirecek bir yapı olduğunu vurguluyor.



Alışveriş merkezlerinin, modern zamanların tüketim mabetleri olduğunu belirten Derman,  tasarımcının da ortaya koyduğu ürünle bu tüketimin tanımını yaptığını ifade ediyor: “Sunulan şey formu, mekansal kurgusu, işlev alanlarının dağılımı ve birbirleriyle ilişkisiyle ve sirkülasyon organizasyonuyla bir yaşantıdır. Proje, kamusal alan tanımını kamusal yaşam bağlamında, kapalı-açık alanlarıyla yeniden tanımlayan, ticari - sosyal bir merkez olarak kent kültürü ve yaşantısına mekan oluşturan ve sahip olduğu vizyonla bulunduğu çevrenin yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen bir proje.”

“Görmek ve görülmek kavramları, kimi yapılar gibi alışveriş merkezleri için de önemli bir tasarım verisidir. 212 Power Outlet, formu ile Basın Ekspres Yolu üzerinde bir ikondur. Merak uyandıran kabuğun formu iç mekana da yansıyor. Tüm katların farklı görsel açılarla algılanabildiği galeriler, kullanıcısına zengin bir iç mekan sunuyor. Bu galerilerden, çatı ışıklıklarından içeriye süzülen gün ışığı otopark hollerine dek uzanıyor. Beşinci cephe olarak kabul edilen çatı, yapı kabuğunun bir parçası. Bitkisel ve sert peyzaj öğeleriyle dizayn edilmiş bu alan, kente açılan bir seyir platformu; food court’un ve sinemaların kahve molaları için keyifli bir açık mekan.”



“Aslında alışveriş merkezleri için bu tip formlar pek kullanılmıyor. 212 Power Outlet’in son derece rasyonel bir planı var. Bu planı üçüncü boyutta, hem iç mekanda hem de kabukta dinamik bir kütleye dönüştürdük. 230 bin metrekarelik bir yapı maket gibi duruyor. Yani o ölçeği göstermiyor. Bu da çok önemli.”

“Yapının doğaya öykünen bir kütle plastiği var. Dik açıların egemenliğine nispet kırıklardan oluşan, kaya parçası gibi, masif bir bina ve sert fakat nötr tek bir renk olan siyahla kaplı. Buradaki amaç siyahın, üzerinde yer alacak renkli her objeyi ortaya çıkarmasıydı. Cephenin siyah olmasının bir nedeni de, iç mekanla oluşturduğu kontrast. İçerideki ışık ve renk daha çarpıcı hale geliyor. Yapı strüktürü çelik ve betonarme olarak tasarlandı. Kabuğun bir bölümü betonarme, bir bölümü çelik. Zira form, betonarmeye çok uygun değildi.”

Ekonomik kriz projeyi de etkiledi
“Ekonomik kriz dolayısıyla cephede bazı değişiklikler oldu. Pencere yüzeylerimiz azaldı. Bazı yerler biraz daha transparan olacaktı. Mesela seramiği delip arkasına cam yapmak gibi uygulamalarla, yüzeyde fotoğraf filmi gibi sinematik bir etki yaratmak mümkündü. Işığın arkadan yansıtılmasıyla cephede derinlik sağlanacaktı. Fakat bu durum hem seramik, hem de cam maliyetini artırıyordu. Çatıda da bazı değişiklikler oldu. Malum çatı yüzeyi oldukça fazla. Başlangıçta düşünülen, bitkisel peyzajla dizayn edilmiş, etkin bir rekreatif kullanıma sunulan açık bir mekandı. Ne var ki işletim zorlukları, yapım maliyeti gibi nedenlerle ve food court’ların havalandırma ünitelerinin, genel havalandırma ünitelerine ilave oluşuyla çatı kullanım imkanlarının yüzde 60 oranında sınırlanmasıyla bazı değişiklikler yapıldı. Çatının büyük bölümünün üzeri beton, ısı yalıtımı ve arduazlı yeşil renkli membranla kaplı. Ama yine insanların çıktığı belirli bir alan var. Bahsettiğim gibi seyir ve dinlenme olanaklı, ağırlıklı olarak sert peyzajla dizayn edilmiş ve saksı bitkilerinin yer alacağı bir teras olarak kullanılacak.”

Geri