E-dergi
e-dergi
Doluca Şarapçılık Üretim Tesisi


Mart - Nisan 2012 / Sayı 37

Proje Adı: Doluca Şarapçılık
Üretim Tesisi
Yer: Çerkezköy, Türkiye
Kullanım: Endüstriyel/
Şarap Yapımı
Tarım Üretimi
Arsa Alanı: 52.510 m2
Bina Alanı: 16.000 m2
Brüt Alanı: 20.000 m2
Maksimum Yükseklik: 17 metre
Peyzaj Alanı: 30.000 m2
Dış Cephe: Alüminyum ve ahşap kaplama
Baş Mimar: Murat Şanal, Alexis Şanal
Proje Mimarları: Begüm Öner, Cibeles Sanchez Llupart, Joseph Cele
Proje Ekibi: Kaan Sucu, Özlem Özdemir, Nazlı Ergani, Tim Kovats
Tamamlanma Yılı: 2011
İşveren: Doluca Şarapçılık

Şarap yapımı romantik, yaşam dolu ve unutulmaz bir öyküdür; ancak bir organize sanayi bölgesinde anlatımı söz konusu olduğunda mimarlık, yakın çevreyle ilişkiyi kurgulamada ve şarabın yapım öyküsünün zihinlerde iz bırakmasında büyük öneme sahip oluyor. Arazi, programda yer alan ziyaretçi bilgilendirme merkezi, içinde bulunduğu florayı kutlayan deneysel bir bağ ve bahçe, yönetim büroları ve şarap üretimi tarafından paylaşılıyor. Konuklar tanımlı mimari geometriyi ve malzemeleri deneyimleyerek üretim içinde hareket ediyor. Şarap kültürü anlatımı mekânsal kurgu, algı ve fiziki deneyimle pekiştiriliyor. Ahşap bütün karşılamalarda yer alıyor; oval/dairesel geometriler değerlendirme noktalarında ve öyküde mevsimsel döngü ve değişimi vurgulamak ve farkındalığı yaratmak için kullanılıyor.

Mimariyle aşılması gereken durumlardan biri de şarap üretim tesisinin Çerkezköy’ün dış çeperinde, organize sanayi bölgesi içinde yer alması ve endüstriyel bina ölçeğine sahip olması gerekliliğiydi. Bütün endüstriyel mimari yapıların sahip olması gereken işlevsellik, ekonomi ve lojistik bu tasarımın da anahtar etmeniydi. Diğer fabrika yerleşimlerinden farklı olarak, özellikle bağbozumu döneminde, bu özel çevreye daha duyarlı “kültürlü” bir ziyaretçi profili söz konusu olduğundan, şarap yapım işçiliğini ve üst bağlamda öyküsünü yansıtabilmesi için arazinin peyzajı değiştirildi, ölçekler, “eşik”ler, ışık, renk ve malzemelerle oynandı.

Bütün üretim tesisi yapılarında olduğu gibi, yapıların içindeki düzenlemeler, kendi işlevsel değerlerini ve amaçlarını dışavuruyor. Konuklar, günlük üretim süreçlerini de izleyen, ardışık, dramatize edilmiş bir dizi mekânı deneyimliyor. Sanayi bölgesinin katı peyzajından geçen ziyaretçiler, gün boyunca doğal ışığın etkisiyle farklı bir kimliğe bürünen fabrikanın sıcak cephesine ulaşıyor. Yüzey, konuk yaklaştıkça biçimini kazanıyor; burada peyzaj, özellikle konuğu içeriye davet etmek için biçimleniyor. Konuklar, hafifçe biçimlendirilmiş bu peyzajın üzerinden geçen köprüyü aştıktan sonra, şarapçılığın kökeni olan Doluca dağlarıyla çevrili Mürefte’ye özgü geleneksel kapı morfolojisi ile karşılaşıyor. Barik (200 litrelik fıçı) alanının girişindeki eşik, konuğun merakını artırıyor. Aydınlık dış mekanın ardından, barik alanın loş ve nemli sessizliği egemen oluyor. Ahşap fıçılarla dolu bir mekanda olan konuk, mekanın büyüklüğünü belli belirsiz hissediyor. Bununla birlikte merkezdeki Druma’a (sarmal kurgu) ulaşıldığında doğayla ve Doluca’nın bütün şarap üretim organizasyonuyla yeniden ilişki kuruluyor. Tıpkı barik alanının girişi gibi Drum kemeri de doğal ışığın düşey hacmine göre planlanmış.



Güneşe göre yönelim, mevsimlerin, günün farklı saatlerinin algılanmasını sağlarken, tesisin kalbine renk ve farklı bir atmosfer katıyor. Drum’a ulaşan kişi aynı zamanda üretim tesisinin bütün temel organizasyonunu görmüş oluyor. Hacmin içine doğru ilerlendiğinde barik alan, bürolar, sosyal mekanlar, laboratuvar ve kurum lobisi görülebiliyor. Yolculuğun sonunda ise sanayi bölgesi peyzajına geri dönmekle birlikte Çerkezköy’ün uzak tepeleri ve doğal peyzajı da ziyaretçileri karşılıyor.

Yerleşimin ölçeği yapının kütlesini ve sınırlarını belirlerken, insan ölçeğindeki deneyim yakın, sıcak, dokunsal ve doğal çevreyle güçlü bir bağ kuracak nitelikte tutulmuş. Konstrüksiyon, mimari detay çözümleri ve ölçek, Türkiye’de öne çıkan endüstriyel tesis yatırımlarına denk seçilmiş. Buna karşın buradaki ayrım; süregiden lobi fikrinin ardışık (sekansal) deneyim olarak süre gitmesi, ışığın dramatik etkilerinin belirginleşmesi, doğayla yeniden bağ kurulmasına aracılık etmesi ile ölçek ve oran yaratmak için kullanılan dil olmuş.
Arazinin çoğuna yayılan üretim tesisinde, büyük ana kütle içinde farklı büyüklüklerde alanlar içinde üretime ilişkin bütün faaliyetler sürüyor. Üzüm toplama, fermantasyon, tank alanı, şişeleme, fıçılama, paketleme, depolama, yükleme gibi bölgeler bu farklı büyüklükteki alanlar içinde çözülmüş. Bunların yapımında da bu tür tesisler için en ekonomik, işlevsel yapı malzemeleri ve yapım sistemleri seçilmiş. Sade ve basit tutulurken, bilinçli bir biçimde ziyaretçilerin ilgisini çekebilmek için idari büroların da yer aldığı ziyaretçi girişini içine alan yapı, ahşap kaplama cephesi ve iç düzeninde seçilen malzeme ve renk paletiyle farklı kılınmış.

Murat Şanal Şanal Mimarlık

“Dış Cephede Klasik Mimari Öğeler Hakim”

“Doluca Şarapçılık Türkiye’nin şarap üretimi konusunda iki ana üreticisinden bir tanesi. Şarap üretimi, kültüründen gelen öğeler nedeniyle fabrika üretiminden farklı deneyimin de önemli olduğu bir üretim şeklidir. Doluca Şarapçılık üretimine ilk önce Doluca Tepeleri eteklerinde Mürefte’de başlamış, daha sonra büyüyerek çeşitli yerlerde üretim tesisleri kurmuş. Zamanla çok büyüyen Doluca Şarapçılık, 2007-2008 yıllarında bütün üretim tesislerini tek çatı altında birleştirme kararı almış. Yapılacak üretim tesisinin büyüklüğü sebebiyle tesisin organize sanayi bölgesinde bulunma zorunluluğu ortaya çıkmış. Organize sanayi bölgesi içersinde şarap üretim niteliklerinden uzaklaşmamak için, mimarinin ön plana çıkması gerekiyordu. Bu noktada bize çok büyük görevler düştü. Doluca yetkilileri, yapım ve yapım yönetimi hizmetlerini sunan Net İnşaat ile ilk etaptan itibaren birlikte, katılımcı bir süreç içerisinde çalışmaya başladık. Çalışmalarımızın başında çeşitli üretim tekniklerine ve organize sanayi bölgesinin gelişimine baktık. Ön çalışmalarımızın sonucunda yapılacak tesisin, endüstriyel ölçekte dışarıdan kolay algılanabilecek ve çok uzak mesafeden kendisini dışarıya vurabilecek bir yapı olması gerektiği fikrini geliştirdik...”

“Doluca Şarapçılık, üretim tesisi ve henüz yapımına başlanmayan ziyaretçi merkezi ve deneyimsel bir bağ ve bahçeden oluşuyor. Ziyaretçi merkezinin tamamlanmasıyla birlikte toplam 23 bin metrekare alana yayılmış olacak. Ziyaretçiler, deneyimsel bağların arasından geçerek, Türkiye’nin coğrafyası ve şarap kültürü hakkında bilgilendirilerek, üretim ve bilgi birikiminin olduğu yapıya gelecekler. Doluca, yaklaşık iki yıllık süreç sonucunda tüm tesislerini buraya toplayıp bu yıl itibariyle ilk hasadını gerçekleştirdi...”
“Şarap fıçı mahzenleri ilk etapta yeraltında düşünüldü ancak yeraltında yapma güçlükleri ve ekonomik sebeplerden dolayı yer üstüne çıkarıldı. Yer üstündeki yapıya mahzenin atmosferini yaratmak, toprakla ilişkisini vurgulamak ve pasif sistemlerle soğutabilmek için mahzenin bir bölümünü toprakla örtecek şev yaratıldı. Peyzaj şevinin içerisinden mahzene bağlantılı olan köprü ile tanımlı bir giriş oluşturduk. Giriş kapısı, Mürefte’nin geleneksel mimarisine ait kapılarından yorumlandı. Dış cephede, üzerinde çok çalıştığımız ve klasik mimarinin öğeleri olan, beşe sekiz ve sekize beş oranında delikler, giriş için de altın oranda modern bir kemer geometrisi kullandık...”

Şarap kültürünü yansıtmak için ahşabı, taşı ve metali kullandık
“Kemer ve eğrisel öğeler şarap kültüründen geliyor. Şarap kültürüyle ilgili çalışmalarımızda ve pazarlama ekibinin bize verdiği tasarım malzeme paleti kriterlerinde taş, ahşap ve metal öğeleri mutlaka bulunması gereken öğeler olarak karşımıza çıktı. Ayrıca şarap kültürüne uygun olarak terracotta, seramik ve tuğla öğeleri de önem kazanıyor. Ahşabı, bilgi biriminin olduğu idari bölge ve mahzenlerin üstünde görünen kütle cephesinde kullandık. Alt katta çok değerli ahşap fıçıları toprak ile koruyarak, üst katında da ahşabı dışarıya alarak insanları koruyarak bir malzeme dialoğu sağlandı. Ahşabı ayrıca, içeride insanların değdiği ve yürüdüğü yerlere yerleştirdik. 19. yüzyıl taşını ve 20. yüzyılın sıvı ve biçimlenebilir taşı, yani betonarmesini endüstriyel bölgede endüstriyel ölçekte taş öğesi olarak kullandık...”

“Ön planda göze çarpan ahşap cephe ortaya çıkarılması için arka planda kalan cephelerde dingin bir kompozisyon oluşturuldu. Ahşap cephede bulunan görüntü, Doluca tepelerini simgeleyen figürdür. Figürde bulunan finlerle oluşan gölgeler, güneşin yön değiştirmesiyle uzayıp kısalarak yapıya dinamizm kazandırıyor. İlkay Dış Ticaret tarafından temin edilen Zen Yapı tarafından uygulanan, ısıl işlemden geçirilerek kurutulmuş ahşap kullandık. Trakya bölgesi şartlarına uyum sağlayabilmesi ve firmanın kendini dışarıya lanse edebilmesi için uzun araştırmalar yapılarak geliştirilen boya ve cila teknolojileriyle korunmaya çalışıldı...”

Doğal ışığı aktif unsur haline getirdik
“Tek katlı yüksek tavanlı üretim tesislerimizde sandviç panel uygulaması yapıldı. Sandviç panel uygulanan yapılardan bir tanesi sedefli boya, diğeri ise arka planda olması için koyu renk boya rengi kullanıldı. Doğal ışığın alınması ve dışarısı ile içeriyi bağlayan en önemli elemanlardan biri oldu. Orta ve giriş mekanında, şarap fıçılarından bir tanesinin dikey olarak konup herkesin bu fıçıda buluşması ve bu fıçıdan her yere bağlantı kurulması için Drum veya Merdane adını verdiğimiz oylum yaptık. Bu bölümü güneye doğru çevirerek güneş veya mevsim saati oluşturduk. Güneş saati ile hasat zamanı buradan takip edilebiliyor. Üretimdeki herkes bu zamanı takip etmeye başlayacak ve böylece bir farkındalık oluşacak. Drum’ın üstünde bulunan delikten alınan doğal ışığı içeride aktif unsur haline getirerek kullandık. Fıçı mahzenindeki küçük deliklerle de, dramatik ışık alma amaçlı, dışarıyla içerideki ilişkiyi kuran ışık huzmeleri oluşturduk. Bu küçük delikler ve Drum içindeki büyük çatı açıklığı dışarı ile içerisi arasında bağ kurmaya çalışan unsurlardır ve hepsinde doğayla, mevsimlerle ilişki kuruldu. Mahzen bölümünde şarap fıçılarının rahatça izlenebilmesi için merdivenle çıkılan bir gözlem/seyir platformu yapıldı. Fıçıların aydınlatmasında, iyi bir seyir yapılabilmesi için kirişlerin arsında gizli ve baskın olmayan aydınlatmalar kullanıldı. Üretim tesisi, sandviç panelden yapılan ve minimum eğime sahip bir çatı ile örtülüyor. İç kütlelerde renklerin, dekoratif elemanların kullanılmasıyla odaklanılması gereken yerleri daha çok aydınlatarak vurguladık...”

Emsal gösterilebilecek işbirliği gerçekleştirdik
“Tesis planlamasında ilk etapta temel ilkeler ve değerler görüşüldü, fayda-değer karşılaştırması yapılıp nerelerde daha değerli malzemeler kullanılacağı belirlendi. Performans kriterini her yerde doğru şekilde karşılamaya çalıştık. Mahzenler için önemli olan nem, sıcaklık-soğukluk, korunaklı olması gibi koşulları sağlamak için betonu kullandık. Tüm yapıda ekonomik, mahzende kullanılan beton gibi prekast betonarme, giydirme cephe sistemler kullanıldı. Tasarım stratejisinde, kullanılan bu sistemler çok standart olsalar da özel şekillerde kullanma kararı verdik. Alüminyum cephe yapım yöntemi standart olsa da kullanılan renkler özel renklerdi. Kullanılan boyaların renklerinde, boya üreticileriyle görüşmeler yapılıp, şarap kültürünü temsil edebilecek özel renkler üretildi ve üretilen renkler sadece bu tesiste kullanıldı. Bu çalışmalar, yapım firması olan Net İnşaat tarafından üstlenilen uzun bir diyalog sonucunda gerçekleşti. Tüm kontrolün Net İnşaat’ta olduğu projede tüm ekip, ahşap firması İlkay ve uygulama firması Zen gibi yerel firmalardan oluşuyor. Projede yer alan firmalardan daha çok dikkat edilmesi gereken, her şeye birlikte karar veren, bütçenin optimum şekilde kullanılmasını sağlayan çok tecrübeli, meraklı, işe yüreğini koyan insanlardan oluşan bir ekibin bulunması.”