E-dergi
e-dergi

Ildız Bond Genel Müdürü ve ÇATIDER Kurucu Başkanı Erdener Ildız: "Çatı Detayları, Standart Haline Getirilmeli"


Sektörde hala yapılması gereken çok şey olduğunu vurgulayan ÇATIDER Kurucu Başkanı Erdener Ildız, “Örneğin Çatı Detayları’nın onaylatılıp standart haline getirilmesi gerekiyor. Merdivenaltı üretim sektörde haksız rekabete yol açıyor. Bu konuda ÇATIDER yetkilendirilerek haksız rekabetin önüne geçilebilir” diyor...

Ildız Bond Metal Kiremitleri’ni kurarak metal kiremitleri ilk kez Türkiye’ye getiren Erdener Ildız, ÇATIDER’in Kurucu Başkanı olarak da sektöre birçok hizmette bulundu... Geçtiğimiz günlerde dergimizi ziyaret eden Erdener Ildız’dan çatı sektörü ve Ildız Bond Metal Kiremitleri hakkında bilgiler aldık.


Ildız Bond’un metal kiremitleri Türkiye’ye getiren ilk firma olduğunu hatırlatan Erdener Ildız, 1991 yılında ithal ederek Türkiye’ye getirdikleri metal kiremitlerde imalata geçiş sürecini ise şöyle anlatıyor: “Metal kiremitleri Türkiye’ye biz tanıttık, uyguladık, bayi ağımızı oluşturduk ve yaklaşık 12 yıl ithal olarak Türkiye’ye getirdik. Arkasından Türkiye’nin geldiği noktada artık bu malzemeyi Türkiye’de üretme ihtiyacını hissettik. Ürünlerini ithal ettiğimiz firmaya da bu yatırımı birlikte yapmayı teklif ettik, ancak onlar Türkiye’ye yatırım yapmaya pek sıcak bakmadılar. Biz de kendimiz yapmaya karar verdik ve bir laboratuvar kurarak işin know-how’ını yaratmaya çalıştık. Üretimde kullanılacak tüm makinaları kendimiz tasarladık ve Türkiye’de ürettirdik. Dolayısıyla yüzde 100 milli bir know-how, teknoloji ve sermaye ile fabrikamızı kurduk. 2003 yılının Mayıs ayında da üretime geçtik. Metal kiremitin ardından Ildız Oluk markasıyla yine metal esaslı oluk üretimine de başladık. Ardından da Ildız Classic adıyla buhar bariyeri ve su yalıtım malzemesi olan bir kiremit altı örtüsü ürettik. Son olarak da Ildız Board adıyla EPS esaslı bir ısı yalıtım paneli üretiyoruz. Kiremitle aynı formda olduğu için ısı yalıtımı yaparken kiremitte oluşabilecek deformasyonlara da izin vermeyen bir ürün. Kiremitlerimizle birlikte iyi bir sistem oluşturuyor ve çok da ilgi görüyor.”

Bu dönemde, ticari bir firmadan sanayici bir firmaya geçiş yapmanın zorluklarını da yaşadıklarını sözlerine ekleyen Ildız, “Ticari bir firmayken ithalat yapıyorsunuz, getirip depoya koyuyorsunuz ve satıyorsunuz. Basit bir işleyiş; maliyetiniz belli, satışınız belli. Sanayiciliğe geçince durum farklılaşıyor. İşin içine bir sürü parametre giriyor. Maliyetiniz üretim miktarına göre değişiyor. Sanayiciliği yaşayarak öğrendik. Bugün belli bir üretim kapasitesini yakaladık. Ağırlıklı olarak da ihracata yönelik olarak üretim yapıyoruz. Özellikle Afrika ülkelerine yönelik imalatımız var.” diyor.

Türkiye’de doğaltaş kaplı metal kiremit pazarının çok küçük olduğunu söyleyen Ildız, “ÇATIDER Başkanlığı’nı yürüttüğüm dönemde yaptığımız pazar araştırmasında doğaltaş kaplı metal kiremit pazarı yüzde 1 civarında çıkmıştı. Bu oran belki bugün yüzde 2’ye çıkmıştır. Kil kiremitle veya bitümle kıyaslanamayacak kadar küçük bir pazar. Türkiye’de bu pazar payını büyütmenin imkanı olmadığını gördüğümüz için de yurtdışına yöneldik. Bizim ihracatımız yurtiçi satışlarımızdan daha fazla” şeklinde konuşuyor.

Çatı sektörüyle ilgili görüşlerini de dergimizle paylaşan Ildız, şöyle devam ediyor: “ÇATIDER’i kurduğumuz zaman yapılacak işleri tek tek belirledik. Sektör araştırması, Çatı Detayları’nın kitap olarak çıkarılması, sektörde birlik ve beraberliğin sağlanması, üniversitelerle ilişkilerin geliştirilmesi, Çatı&Cephe Fuarı ve bu fuar kapsamındaki sempozyum vs. var.. Bunları da yaptık diyebiliriz. 2002 yılında kurulmuş bir dernek olarak 2004 yılında Avrupa Birliği’nden fon aldık. Bununla 650 çatı ustasını eğitimden geçirdik. Bizim ardımızdan da arkadaşlar bu yapıyı sürdürmeye devam ediyorlar. Tabi ki sektörde hala yapılması gereken çok şey var. Örneğin Çatı Detayları’nın onaylatılıp standart haline getirilmesi gerekiyor. Yine Avrupa Birliği fonlarından yararlanmak gerekiyor. Sektörde merdiven altı üretim çok fazla ve bu da haksız rekabete yol açıyor. Haksız rekabetin önlenmesi için de yine ÇATIDER öncülük yapabilir. Belki bu anlamda yetkilendirilebilir.”


“Yazar” Erdener Ildız
Bir öykü kitabı yayınlanan ve geçtiğimiz günlerde çıkan “Biber Gazı Öyküleri, Her Göz Bir Yangın Yeri” isimli kitapta da bir öyküsü yer alan Ildız, yazarlık çalışmalarıyla ilgili de şunları söylüyor: “Uzun yıllardan beri anılarımı kaleme alıyordum. İlgi çektiğini görünce bunları bir kitap halinde yayınlamak istedim. 2012’nin Mayıs ayında “Hapşırık”  kitabım çıktı. Ardından ‘madem bu işe bulaştık, daha doğru yapalım’ diye, Kadir Has Üniversitesi’nde, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nın düzenlediği bir yazma atölyesine katıldım. Orada da öykücülüğün detaylarını öğrendim. Bu atölyedeki arkadaşlarla zaman zaman biraraya gelmeye devam ediyoruz. Bu arkadaşlarla birlikte Gezi Olayları’nı konu alan bir öykü kitabı oluşturmaya karar verdik. Herkes bir öykü yazdı ve “Biber Gazı Öyküleri, Her Göz Bir Yangın Yeri” adıyla kitaplaştırıldı. Önümüzdeki sonbaharda da yine bir öykü kitabı çıkarmayı planlıyorum. Bir yandan da ağırlıklı olarak sürrealist tarzda resim yapıyorum. Harbiye Askeri Müze’de 21 Nisan’da yapılan “Yaşayan Asker Ressamlar” sergisinde 3 tablom yer aldı.”

Geri