E-dergi
e-dergi
Bir Mimar; ve Cephe

DOME+PARTNERS'ın Kurucusu Murat Yılmaz: "Doğal Havalandırmayı Çözebilen Sistemler Geliştirilmeli"



Temmuz-Ağustos 2014 / Sayı 51


Son yıllarda cephe tasarımlarından dolayı binalarda mekanik havalandırmanın ağırlık kazandığını, bunun da yapı konforu ve kalitesini düşürdüğünü söyleyen DOME+PARTNERS’ın Kurucusu Murat Yılmaz, “Doğal havalandırmayı çözebilen cephe sistemleri üzerinde durulmalı. Şu anda cephe üreticilerimizin çoğu buna pek alışık değil. Ayrıca mimari açıdan cephelerde artık ayırt edici bir kimliğin de kalmadığını söyleyebilirim. Çin’deki bir yapıyla Türkiye’deki bir yapı arasında fark oluşturulamıyor” diyor...

DOME+PARTNERS, halka ve yatırımcılara sürdürülebilir binalar yapmanın “mantıklı” olduğunu anlatmaya ve ispat etmeye çalışan bir mimarlık ofisi... Enerji konusunda oldukça hassas olan ofisin kurucusu Murat Yılmaz, “Enerji ve tabiatın dengeli olması gerekiyor. Aksi takdirde tasarımın da bir anlamı kalmıyor. Çevreye en az zarar veren ve en az enerjiyle yaşayabilen formatta binalar yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Benim ulaşmak istediğim şey, her yapının bir ağaç; şehirlerin ise bir orman olabilmesi” diyor...


İstanbul merkezli DOME+PARTNERS, mimari yapılardan büyük ölçekli kentsel tasarımlara ve eksiksiz planlanmış projeler geliştirmeye odaklanan bir mimarlık ofisi. Uyumlu ve esnek yapısıyla farklı yaklaşımlara açık bir sistem yaratma vizyonunu benimseyen DOME+PARTNERS, 1997 yılında Murat Yılmaz tarafından uluslararası bir dizayn ofisi olmak amacıyla kurulmuş. Bugün 60 kişilik bir kadroya ulaşan DOME+PARTNERS’ta fikir aşamasından iş teslimine kadarki süreçte, küresel tasarım firmalarının ihtiyaçlarına cevap verebilmek adına farklı disiplinler tek bir çatı altında toplanıyor. Yıllar boyunca küresel iş ortaklarıyla birlikte çalışmanın getirdiği deneyim, ekibe yerel ve uluslararası yöntemler arasındaki süreçleri iyileştirmek ve düzene sokma konusunda yardımcı oluyor. Tasarım ekibi devamlı olarak İstanbul’un hızla değişen çehresinden ilham alıyor ve bu bağlamda gelecek için akıllı, uyumlu, sorumlu, yaşanabilir ve büyük projelere imza atma amacı güdülüyor. 

Varyap Meridian

Her proje yeni bir başlangıç
Sınırları aşmak adına farklı gruplara ve kültürlere ulaşmaya açık olan DOME+PARTNERS tasarımcıları, her projenin yeni bir başlangıç olduğuna ve daha iyi kalitede çözümlere ulaşmak için yeni fırsatlar doğurduğuna inanıyorlar. DOME+PARTNERS, bunun yanı sıra halka ve yatırımcılara sürdürülebilir binalar yapmanın “mantıklı” olduğunu anlatmaya ve ispat etmeye çalışan bir mimarlık ofisi. Kendi bünyesinde bir Yeşil Bina bölümü mevcut. Şu anda yürüyen tüm projelerinde Yeşil Bina sertifikasyon başvuruları yapılmış ve tasarımdan kullanılacak malzemelere kadar her şey, bu unsur göz önünde bulundurularak yürütülüyor.

Bugüne kadar, son dönemlerin önemli projeleri arasında bulunan Safi Espadon, Varyap Meridian, Is Reit, Nef Kağıthane Housing, Metropol İstanbul ve Baku Flame Towers projelerinde yer alan DOME+PARTNERS’ın Kazakistan, Suudi Arabistan ve Libya’da da çalışmaları bulunuyor. Şu günlerde ise Metropol İstanbul projesinin yanında Nef ve İş GYO ile bir takım projeler yürütüyor. Kentsel tasarım konusunda Yenişehir projesi devam eden DOME+PARTNER’ın ayrıca Bayrampaşa Belediyesi ve Konya Belediyesi ile de kentsel tasarım çalışmaları sürüyor.

DOME+PARTNERS’ın Kurucusu Murat Yılmaz, cephe, enerji ve kentsel dönüşüme ilişkin düşüncelerini ise şöyle özetliyor: “DOME, ‘Doğal Mekan’ kavramının kısaltması. Firmayı kurarken dünyanın 50, 100 ve 200 yıl sonraki geleceğiyle ilgili bir simülasyon yaptığımda, temel unsurun enerji olduğunu görmüştüm. Enerji ve tabiatın dengeli şekilde olması gerekiyor. Olmadığında tasarımın da bir anlamı kalmıyor. Ofis olarak çevreye en az zarar veren ve en az enerjiyle yaşayabilen formatta binalar yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Benim ulaşmak istediğim şey, her yapının bir ağaç; şehirlerin ise bir orman olabilmesi.”

Doğal havalandırmayı çözebilen cephe sistemleri üretilmeli
“İnsanlar artık verimlilik ve konfor arıyorlar. Cephelerde ısı verimliliği ve akustik anlamında çok ilerleme kaydettik. Cephe tasarımlarından dolayı binalarda mekanik havalandırma ağırlık kazandı. Merkezi sistemlerle taze hava alınmaya çalışılıyor. Bu da yapı konforu ve kalitesini düşürüyor. Üzerinde durulması gereken konu, doğal havalandırmayı çözebilen cephe sistemleri üretmektir. Bu konuda yaklaşık on yıldır çalışıyorum ve dünyadaki bütün örnekleri gezdim, bütün teknolojileri gördüm. Cephelerde taze havayı yüzde 10-15 oranında içeri alan sistemler üzerinde tasarımlar yapmaya çalışıyoruz. Şu andaki cephe üreticilerimizin çoğu buna pek alışık değil. Ayrıca mimari açıdan cephelerde artık kimliğin kalmadığını da söyleyebilirim. Çin’deki bir yapıyla Türkiye’deki bir yapı arasında bir fark oluşturulamıyor. DOME+PARTNERS olarak cephedeki farklı malzemelerin aynı sistem üzerinde kullanılmasıyla ilgili bir Ar-Ge çalışmamız var. Doğal havalandırma ve cephe kimliği konularında da çalışmalarımız sürüyor.” 

Is Reit (Üstte)
Safi Espadon (Ortada)
Metropol İstanbul (Altta)

Malzeme kontrol edilmiyorsa sorun haline gelir
“Bir yapı malzemesi, önce üretilip sonra pazarlanması gereken bir şey değildir. Yapı malzemelerinin hem teknik olarak hem de uygulama aşamasında danışmanlık desteğinin sunulması gerekiyor. Bir malzeme çok iyi olabilir ancak kontrol edilmiyorsa sorun haline gelebilir. Şu anda piyasada bazı iyi yapı malzemeleriyle ilgili negatif düşünceler varsa bunun nedeni kesinlikle kontrolsüzce ve bilinçsizce uygulamalardır. Bir projeye başlarken malzeme üreticileriyle çok sık görüşmeye çalışırız. Mesela yangın için F120 dayanımı talep ediliyorsa daha baştan malzeme üreticileriyle yakın çalışıp, projeyi en başından doğru çizmeye çalışıyoruz. Bu süreçte iki taraf da bilgi ve deneyimlerini birbirleriyle paylaşıyorlar.”

Odağımız, kentsel tasarım
“Son beş yıldır kentsel dönüşüme ve tasarıma odaklandık. Bunun Türkiye ve İstanbul için çok önemli olduğu, sadece iyi bina yapmanın mekana bir şey katmadığını gördüm. Örneğin bizler son 50 yıldır bir Nişantaşı ve bir Bağdat Caddesi daha yapamamış, o yaşam kültürünü tekrar kuramamışız. Bu çerçevede kentsel tasarım ekibimizi oluşturduk. Yaklaşık iki yıldır hem Yenişehir hem de Bayrampaşa’da kentsel tasarım projesinde çalışıyoruz. Bundan sonraki süreçte, vizyonumuz çerçevesinde sadece bina yapmak değil, kentsel tasarım yapmak ve bu tasarımın içinde bina inşa etmek, bizim açımızdan doğru hedef olur. Hem toplum, hem yatırımcı, hem de kullanıcı için ortak bir doğru var.”
“Dünyada eski şehirlere ve yeni yapılan doğru şehirlere baktığımızda, temel felsefenin ‘kentsel tasarım’ fikri olduğunu görüyoruz. Kentsel dönüşümde, temel bir dönüşüm olabilmesi için ‘değer’ olması gerekiyor. Elinizde belirli bir metrekarelik alan var. Yıkıp, aynısını yapıyorsunuz. Şu andaki yapıların kalın bir ‘kemiği’ bulunuyor, ‘eti’ ise az. Daha ince kemikli, daha fazla etli yapabilirseniz, dönüşüm herkes için tatminkar bir hale gelir.”

Mimarlık bireysel bir meslek değil!
“1971 Akçakoca doğumluyum. Mimarlık eğitimimi Mimar Sinan Üniversitesi’nde tamamladım. Ardından üniversiteden de hocam olan Hayati Tabanlıoğlu’nun ofisinde çalışmaya başladım. 1997 yılında da DOME+PARTNERS’ı kurdum. Temel amacım uluslararası bir dizayn ofisi olmaktı. Diğer amacım ise mimarlığı kaliteli bir şekilde ve çok ortaklı olarak yapabilmekti. Tek başına başladığım süreç sonunda şu anda 60 kişilik bir kadroya ulaştık. Büyük bir hedefimiz ve bu hedefe ulaşmak için uzun bir yolumuz olduğunun farkındayız. Hem partner sistemini geliştirmek hem de daha kaliteli, daha verimli bir orkestra oluşturmak için çalışıyoruz. Mimarlığın bireysel bir meslek olmadığına, orkestranın bir parçası olduğuna inanıyorum. Bütün dizayn ofisleri ancak iyi bir orkestra yönetimi anlayışıyla yürütülebiliyor. Ben de bütün sistemi, temel orkestra felsefesi üzerine kurdum...”


Geri