E-dergi
e-dergi

Sektörden

BİTÜDER Uyardı: Korozyon Binaları Çürütüyor, Deprem Yıkıyor!


Su yalıtımının önemine dikkat çekmek için 17 Ağustos depreminin 17. yıldönümü sebebiyle bir basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulunan Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği  Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çolakoğlu, yapıları suyun zararlı etkilerinden koruyan su yalıtımının inşaat aşamasındaki maliyetinin, toplam bina maliyetinin sadece yüzde 3’ü kadar olduğunu vurguladı.
Su yalıtımında doğru ürün seçimi ve doğru uygulamanın hayati önem taşıdığına değinen Çolakoğlu, yapısı gereği su geçirmezliği en üst düzeyde olan, en uzun ömürlü malzemenin bitümlü su yalıtımı örtüleri olduğunu söyledi. Bitümlü su yalıtımı örtüsü seçerken de mutlaka Ulusal ve Uluslararası Standartlara Uygunluk Belgesi bulunan kaliteli ürünleri tercih etmek ve işin uzmanlarına uygulama yaptırmak gerektiğini vurgulayan Çolakoğlu, doğru ürün ve uygulama konusunda BİTÜDER’in inşaat sektöründe ilgili kurumlarla işbirliği içinde çalışmalar başlattığını açıkladı. Çolakoğlu, yeni binalarda su yalıtımı uygulamalarının hem ürün kalitesi hem de uygulama kalitesi açısından bina ömrünü uzatacak, yapı güvenliğine destek olacak şekilde yapılması için her türlü çalışma ve teknik destek sağlamaya devam etmeye hazır olduklarını da sözlerine ekledi.
BİTÜDER Başkanı Kemal Çolakoğlu açıklamasında ayrıca, “Deprem kuşağında yer alan ülkemizde geçmişte çok büyük acılar yaşadık. Bilinçsiz yapılaşma dolayısıyla çok şiddetli olmayan sarsıntılarda dahi evlerimiz yıkılıyor, ciddi oranlarda can kayıpları meydana geliyor. Deprem kaybını minimum düzeye indirgemek için tüm binalarda standartlara uygun ürün ve uygulamalarla su yalıtımı yapılmalı” ifadelerini kullandı.

Hasarlanan binaların yüzde 64’ünde sorun korozyondu
Marmara’da 1999 yılında yaşanan depremde de birçok binanın yıkılma nedeni korozyon, korozyonun nedeni ise su yalıtımının yapılmamış olmasıydı. Yaşanan büyük 17 Ağustos depreminin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından bir rapor hazırlandı. Hazırlanan rapora göre, 55 bin 651 konut ve işyerinde yapılan kontrollerde bu binaların yüzde 79’u hasarlı bulundu. İncelenen binaların yüzde 64’ünde nemin yol açtığı korozyon (paslanma), yüzde 41’inde malzeme eksikliği, yüzde 18’inde inşaat aşamasında betonun sulanması, yüzde 11’inde eskime ve yıpranma, yüzde 3’ünde proje hatası, hasarların nedeni olarak belirlendi. Rapordan da anlaşıldığı gibi binaların zarar görmesindeki en büyük etken korozyon; ve Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan bir ülkede su yalıtımının hayati bir önem taşıdığı da oldukça açık.


Geri
share on twitter share on facebook