E-dergi
e-dergi

Proje

MÜ İlahiyat Fakültesi Camii

Geçtiğimiz sene hizmete giren Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii ve Kültür Merkezi, makro ölçekten mikro ölçeğe kâinatın bütününde yer alan dönme hareketinden ilham alınarak tasarlanmış...

İstanbul Anadolu yakasının en büyük camilerinden biri olan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii, mimarlık geleneğimizin, bugünün diliyle bir yorumu olarak tasarlanmış. Eksim Holding’in hayratı olan camii, Hassa Mimarlık’tan Mimar Hilmi Şenalp’ın modern çizimiyle yenilenmiş ve geçtiğimiz sene hizmete açılmıştı. Cami yaklaşık 5 bin kişilik kapasiteye sahip. Betonarme altyapı üzerine çelik konstrüksiyon olarak inşa edilen Cami’nin yapımında yaklaşık 500 ton çelik kullanılmış. Minareler ve şadırvan konstrüksiyonu da tamamen çelik. Çelikten yapılan ilk cami olma özelliği taşıyan Marmara İlahiyat Fakültesi Camii dönme hissi veren kubbesiyle de dikkat çekiyor.
Makro ölçekten mikro ölçeğe kâinatın bütününde yer alan dönme hareketinden ilham alan proje, “parçadaki bütün” ve “bütündeki parça” kavramlarını tabiattaki nautilus formunun fraktal yapısı ve 1000 yıllık geleneksel kırlangıç tavan tekniğinin ilhamıyla birleştirmiş.
Marmara İlahiyat Fakültesi Camii, önündeki meydanı ve altındaki kültür merkeziyle beraber yaklaşık 30 bin metrekarelik inşaat alanına sahip. Camii, bünyesinde dershaneler, konferans salonu, sergi alanları, kitap kafe ve sinevizyon odalarını ihtiva eden sosyal hayata ait bir çekim merkezi olarak düşünülmüş.
Kırlangıç tavan tekniği, Orta Asya’daki Pamir Yaylası’ndan Erzurum ve Çorum’a olmak üzere Orta Anadolu’ya kadar süreklilik arz eden bir yapı tekniği. İslam’ın özündeki “vahdette kesret, kesrette vahdet”, yani “birlikte çokluk, çoklukta birlik” mefhumunu simgeleyen bu teknik, ahşap parçaların üst üste bindirilmesiyle oluşan bir tavan sistemi. Marmara İlahiyat Camii projesi bu sistem ile Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde çokça kullanılan Türk üçgenlerinden esinlenerek tasarlanmış.
Geleneksel cami mimarimizin temelindeki merkezi mekan kurgusunu ve mekanda vahdet fikrini devam ettiren proje, her unsuruyla klasik yapı mirasımızın bir yorumu. Işık ve gölgenin mekana tesirini gözeten şeffaflıkla iç-dış birliğini sağlayacak şekilde, dışarıdan içerisi, içeriden dışarısı net bir şekilde okunabiliyor.

Fibrobeton
Fibrobeton ise geleneksel cami mimarisinin çağdaş anlayışla yeniden yorumlanmasına Fibro- Multiform® teknolojisiyle özel üretilen panellerle katkıda bulunmuş. Kırlangıç tavan tekniği, Fibro-Multiform® teknolojisiyle özel olarak üretilen panellerle gerçekleştirilmiş. 12 genden oluşan, basamaklar şeklinde özel tasarımı bulunan kubbede, cam ve 8 metre boyunda devasa Fibrobeton paneller kullanılmış. Minareler de bugünün diliyle yorumlanarak, yeni bir tarz oluşturulmuş. Özel plan şemasına sahip minarelerde kullanılan paneller için  özel kalıplar hazırlanmış. Hem revak kısmında hem de yapının cephesinde kullanılan güneş kırıcılar ise özel Fibro-Light® güneş kırıcılar ile çözümlenmiş.

Kubbenin dış kaplaması
Kubbenin dış kaplamasında kullanılan Fibrobeton® malzemelerin her biri özel kalıp yapılarak hazırlanmış. 22 farklı planın üst üste çakıştırılmasıyla oluşan geometride mimariye uygun olarak bölüntürülendirilen Fibrobeton® panellerin en uzunu 7,84 metre, en kısası 3,81 metre. Fibrobeton paneller çelik karkaslı olarak dizayn edilip montaj detayına uygun şekilde üretilmiş ve monte edilmişler.

Güneş kırıcılar
Kubbesi haricinde dikkat çeken, geniş yan camları Selçuklu mimarisinde kullanılan geometrik gölgeliklerle desteklenmiş. İç-dış birliğini sağlayacak şekilde, klasik mimaride olduğu gibi dışarıdan içerisi, içeriden de dışarısı net bir şekilde okunabiliyor. Bu okuma, fiber takviyeli beton kolon kaplamaların aralarında ihtiva eden yine fiber takviyeli betondan üretilmiş Fibro-Light® güneş kırıcılar ile sağlanıyor. Bu güneş kırıcılar yaklaşık 7,29-7,57 metre açıklıkta özel bir sistem geliştirilerek taşıtılmış ve ana çelik konstrüksiyona bağlantısı sağlanmış. Aynı sistem, cami revaklarında da Fibrobeton Güneş Kırıcıların (Fibro-Light®) kullanılmasıyla sağlanmış. Geliştirilen özel bir sistemle ana çelik konstrüksiyona bağlanan taşıyıcı çelikler fiber takviyeli betondan yapılan güneş kırıcı panellerin arasına gizlenmiş ve görünüşte havada asılı duran güneş kırıcı panel etkisi yaratılmış.
Helezonik kubbe, kolonlar ve bunların aralarında yer alan özel güneş kırıcılar dışında kolonlar ve kubbe arasında geçişi sağlayan Türk üçgeni formlarında da Fibrobeton® tercih edilmiş. Camii çelik konstrüksiyonun çift cidarlı fiber takviyeli beton sistemi ile kaplanması açısından da bir ilk olmuş.

Minareler
Yüksekliği 57,8 metre olan çelik konstrüksiyonlu minarelerde de yaklaşık 1.532 m2 özel kalıplarla üretilen Fibro-Multiform® kaplamalar kullanmış. Fibro-Multiform® kaplamalar 3D olarak tasarlanan bir formun tekrarsız ve özgün olarak üretilip monte edilmesini sağlayan bir teknoloji.


Geri
share on twitter share on facebook