E-dergi
e-dergi

BTM, 2,5 Milyon kWh Enerji Tasarrufu Sağladı

BTM, 2011 yılında ozon tabakasını incelten şişirici gazlar yerine ikame gazların kullanımına geçişle birlikte başladığı Eko-Verimlilik uygulamaları ile yıllık 2,5 milyon kWh enerji tasarrufu sağladı.
Eko-Verimliliğe geçişin ardından 2014 yılında İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) tarafından sanayi kuruluşlarına yapılan çağrı ve sonrasında yapılan değerlendirmeler neticesinde destek ve hibe almaya hak kazanan 4 firmadan biri olan BTM, uygulanabilir eko-verimlilik projesi ile yıllık 2,5 milyon kWh enerji tasarrufu sağlamaya başladı.
İZKA ve TTGV işbirliği ile yürütülen program kapsamında, BTM bünyesinde proje ekipleri oluşturularak amaç, hedef ve öncelikli alanlar belirlendikten sonra, eko-verimlilik fırsatlarının tespit edildiğini anlatan BTM Yönetim Kurulu Başkanı Levent Ürkmez, “Tespit edilen eko-verimlilik fırsatları içerisinden kızgınyağ kazan baca ısısından enerji elde edilmesi ve bitümlü membran atıklarının geri kazanımı olmak üzere iki adet projemizin hayata geçirilmesine karar verdik. Bu iki projelenin uygulaması 6 ay sürdü. Bu sürenin sonunda performans ölçümleri yapıldı” dedi.

“Depreme Karşı Daha Güvenli Binalar için Su Yalıtımı Yaptırın”
BTM, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin yıldönümünde, BTM Yönetim Kurulu Başkanı C. Levent Ürkmez imzasıyla bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Ulusumuzun başına gelen en büyük doğal felaketlerden biri olan 17 Ağustos Marmara depremini unutmadık. Ülkemizi ve dünyayı yasa boğan bu acı olayda hayatını kaybedenleri bir kez daha rahmetle anıyoruz. Aynı acıların tekrar yaşanmaması için bazı konuların altını çizmeyi kendimize görev biliyoruz. Bu büyük felaket incelendiğinde, veriler göstermektedir ki yıkılan binaların büyük çoğunluğu nemin yol açtığı korozyon (paslanma) sebebiyle güçsüz düşmüş binalardan oluşmaktadır.  Betonun bünyesine giren su, malzemenin kimyasal niteliğini bozmakta ve taşıyıcı niteliği olan demire de ulaşarak paslanmaya yol açmaktadır. Su yalıtımı olmayan binalarda demirler 10 yıl içerisinde taşıyıcı niteliğini yüzde 66 kaybetmektedir. Tüm bu koşullarla güçsüzleşen bina, doğal afetler karşısında maalesef ki dayanım gösterememektedir.  Su yalıtımı can ve mal güvenliği için yüksek önem arz etmektedir. Ayrıca binanın toplam maliyetinde yalnızca yüzde 3’lük bir yer tutmaktadır. Yüzde 92’si deprem kuşağında olan ülkemizde, su yalıtımı ek bir maliyet değil; yapılar için bir sigorta ve aynı zamanda hayati bir zorunluluktur. Ev alırken, ev yaparken ya da evinize su yalıtımı uygularken standartlara uygun, CE belgeli malzemelerle kaliteli bir su yalıtımı yapıldığından emin olunuz.  BTM ailesi olarak aynı felaketin bir daha yaşanmaması temennisiyle kamuoyunu bu konuda bilinçlenmeye davet ediyoruz.”

5 Ekim 2016

Geri