E-dergi
e-dergi

Röportaj

Tekno Ray Solar Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Özenbaş: "Güneş Enerjisi, Bizim Ana Kaynağımız"

Tekno Ray Solar Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Özenbaş, Türkiye'de çatı üzeri güneş enerjisi üretimi potansiyelinin çok küçük bir kısmının hayata geçirilebildiğini söylüyor.

Çatı&Cephe: Tekno Ray Solar hakkında genel bir bilgi alabilir miyiz?

Mehmet Özenbaş: Tekno Ray Solar, Enerray SPA ve Tekno Şirketler Grubu ortaklığıyla 2011 yılında kurulan bir firma. Enerray SPA, Avrupa’da güneş enerjisi sistemleri konusunda önderlik yapan bir EPC şirketi olarak Maccaferri Group bünyesinde faaliyet gösteriyor. Tekno Şirketler Grubu’nun 30 yıllık tecrübesi ve Enerray SPA’nın 900 MW’ın üzerindeki global referansının biraraya gelmesiyle Tekno Ray Solar, kısa sürede hızla ve istikrarla büyüyen yapısıyla enerji sektörünün saygın ve güvenilir kuruluşları arasındaki yerini aldı. Doğru güneş enerjisi santrali yatırımı ve çevreci çözümlerin adresi olan Tekno Ray Solar, anahtar teslim GES projeleri kurarak, her proje için özel çözümler geliştirerek ve hizmet kalitesini sürekli artırarak, yenilikçi ve yaratıcı sonuçlara ulaşıyor. Modern yönetim anlayışımızın sunduğu imkanları uzman iş gücümüzle birleştirerek, Türkiye’de güneş enerjisi santrali yatırımının doğru adresi olduğumuzu düşünüyoruz. Uzman ekibimizle en iyi mühendislik çözümlerini sunarak ve kaliteyi elde etme başarısı göstererek Türkiye’de toplamda 125 MW kurulu gücümüzle, fotovoltaik enerji sektörünün en prestijli firması haline geldik. Müşteri bağlılığına verdiğimiz önemle, taahhüdünde bulunduğumuz işleri zamanında tamamlayarak, güven ve dürüstlük ilkelerine daima sahip çıkıyoruz.
Topluma, çevreye ve insana olan saygımızın bir sonucu olarak, tüm çalışmalarımızda çevreyi korumaya özen göstermek, temel ilkelerimiz arasında yer alıyor. Güneş enerjisi santrallerimizin kurulumunda öncelikle keşiften başlayarak proje geliştirme ve dizayn aşamalarını tamamlıyoruz. Akabinde yerel EDAŞ ve TEDAŞ onay süreçlerini de takip ederek, mühendislik ve inşaat çalışmalarına geçiyor, geçici kabullerinin de yapılmasının ardından, gerekli test aşamalarından geçirdiğimiz santrali devreye alıyoruz. Projeyi bu noktada da bitirmiyoruz. Santralin devreye alınmasından sonra da “Bakım&İşletme” hizmetimiz ile santralin yaşam süresi boyunca en verimli şekilde çalışabilmesini sağlıyoruz. Türkiye’de bütün bu süreci yönetebilen tek grup olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Yurtdışından gelen know-how’ımızla birlikte Türkiye’de toplam 125 MW’lık hem çatı üzeri hem de zemine monte birçok güneş enerjisi santrali kurulumu gerçekleştirdik.
Tekno Ray Solar olarak sadece güneş enerjisi sistemleri kurmuyoruz, biz aslında enerji santralleri kuruyoruz ve bunu Türkiye’de yapan yegane şirketiz. Çünkü bütün sürecin kontrolünü yapıyoruz. Grup şirketlerimizden gelen çok ciddi bir dış ticaret yeteneğimiz var. Ayrıca Tekno Şirketler Grubu olarak yaptığımız bütün işlerde insana ve sunduğumuz mühendislik hizmetine önem veriyoruz. Şu anda sadece Tekno Ray Solar bünyesinde 60 kişilik bir kadromuz bulunuyor. Bu kadromuzun içinde sadece Bakım&İşletme hizmetleri veren ve Türkiye’de ayrı bağımsız bir Bakım&İşletme ekibi olan tek firmayız. Bu sebeple, rahatlıkla Türkiye’nin güneş sektöründeki en büyük ve en kapsamlı kadrosu olduğumuzu söyleyebilirim. Bir santrali yaparken tasarım aşamasını, bütün tedarik sürecini, inşa aşamasını ve ardından işletme dönemini doğru şekilde yönetmek ancak böyle bir kadroyla mümkün olabiliyor. Tekno Ray Solar olarak sürecin tamamını yönetiyor olmamız, müşterilere çok büyük avantajlar sağlıyor. Bütün süreci kendi içimizde yönetebildiğimiz ve yürütebildiğimiz için müşterilerimize çok büyük avantajlar sağlıyoruz.



Çatı&Cephe: Türkiye’de çatı üzeri sistemlerle ilgili neler yapılıyor ve bu alanda nasıl bir potansiyel var?

Mehmet Özenbaş: Aslında Türkiye’de en büyük enerji santrali çatıların üzerinde olacak. Türkiye’de Sanayi Bakanlığı’nın 2015 yılı verilerine göre organize sanayi bölgelerinde bulunan kapalı alan çatıların toplamı 28 milyon metrekare. Organize sanayi alanları dışında bu rakamın 3 katı daha var. Yani yaklaşık 100 milyon metrekarelik alandan bahsediyoruz. Şu anda kullandığımız teknoloji ile dahi, yani teknolojinin hiç gelişmeyeceğini düşünsek dahi, sadece bu çatıların yarısını kullanarak 10 GW gibi bir güç elde edebiliriz. Türkiye’nin şu anda kurulu güç 80 GW seviyelerine ulaştı. Bu gücün 8/1’i sadece kullanılmayan çatı alanlarımızı kullanarak burada hayata geçirebiliriz. Bu, Türkiye’deki en büyük güneş enerjisi santralinin, çatılar üzerinde kurulacağının açık ve net kanıtı. Bu dünyada da böyle oldu.

Çatı&Cephe: Türkiye’de bunun başarılabilmesi için ne yapılması gerekiyor?

Mehmet Özenbaş: EPİAŞ verilerini incelediğimizde, ülkemizde enerji tüketim grafiklerimize göre, ülke olarak gece 11’den sonra toplam tüketimimiz 40 GW’lardan 25 GW mertebesine düşüyor. Sabah 06 ile birlikte elektrik tüketimi tekrar artmaya başlıyor. Günün ortasında öğle vakti 43-48 GW’lar mertebesine tekrar çıkıyoruz. Bu tüketim grafiği aslında güneş enerjisinden elektrik üretiminin enerji arz güvenliğimiz için ana çözüm olduğunu doğrudan gösteriyor. Tüketimin yukarı tırmandığı saatler ile güneşin ışınım gücünün artıp en üst noktaya geldiği saatlerin birbiri ile paralel olarak gittiğini bildiğimiz için çatıların üzerinde, yani elektriğin kullanıldığı yerde üretimi yapıyor olmak doğrudan bir çözüm oluşturuyor. Biz de bu çözümü öngören ve bunu bu işe ilk girdiğimiz günden beri ortaya koyan firmalardan bir tanesiyiz.
Aslında bizim Türkiye’de ilk yaptığımız proje de bir çatı projesidir. Yaptığımız bu çatı projesinden sonra birçok farklı çatı projesini de hayata geçirdik. Türkiye’de çatı projelerinin sayısının ve güçlerinin büyüyeceği öngörülürken, mevzuatlarda olan değişimler, toplamda 600 MW’lık lisans ihaleleri ve en son yapılan 1000 MW’lık YEKA ihalesiyle birlikte, zemine monte güneş enerjisi santrallerinin sayısı günden güne artmaya başladı. Dolayısıyla çatı projelerinin toplam yapılan projeler içindeki oranı şimdilik azaldı. Ancak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çatı üzeri sistemlere yapılacak yatırımlar ile bu oran yine zemine monte santrallerin üzerine çıkacak. Biz de Tekno Ray Solar olarak Türkiye’nin, çatı üzeri sistemler ile güneş enerjisinden elektrik üretebilir hale geleceği günler için uğraşıyoruz. Bu, bizim ana kollarımızdan biri olacak.

Çatı&Cephe: Çatı üzeri güneş enerji sistemlerinde teknoloji ne yönde ilerliyor?

Mehmet Özenbaş: Şu anda dünyada güneş enerjisiyle alakalı birçok çalışma var. Ticari olarak piyasada bulunabilecek olan güneş enerjisi panellerinin üretim verimliliği, yani gelen 100 birimlik ışığı elektriğe çevirme oranı şu anda yüzde 17 ila 20 mertebesinde. Ülkemizin güneş potansiyeli açısından da bu oldukça iyi bir verim. Laboratuvar ortamında yüzde 40’lık hücre verimliliklerine ulaşıldığını ve Ar-Ge faaliyetlerinin bu verimlilikleri daha da geliştirme ve üretim maliyetlerini aşağıya çekme yolunda ilerlediğini düşünürsek, güneş enerjisi teknolojisi için oldukça büyük bir potansiyelin mevcut olduğunu düşünebiliriz. Şu anda çatılardan ürettiğimiz elektrikle kendi ihtiyacımız olan elektriği sağlamak ve kalanını da enterkonnekte şebeke sistemine satarak gelir elde etmek mümkün.
Çatı üzerinde fotovoltaik güneş enerjisi sistemlerin kurulumu ile şu anda yaklaşık 1000 metrekare çatısı olan bir firma için 165 KW’lık bir santral kurabilmek mümkün. Ülkemizde endüstriyel sanayi kuruluşlarının çatılarını gözönüne aldığımızda, ortalama çatı büyüklüklerinin 2500 ila 8000 metrekare arasında olduğunu ve dolayısıyla üretilecek elektriğin bu sanayi kuruluşlarının elektrik ihtiyaçlarını karşılamada yeterli olacağını görmekteyiz. Bu anlamda önümüz çok açık. Teknolojiyi de kullanarak çatılar üzerinde MW’lar boyutunda santraller yapılabilir hale gelmiş durumda.
Çatının üzerine kurduğunuz güneş enerjisi sistemi ile elektrik dağıtım şebekesi arasındaki ilişki, otomatik olarak tesisinizin ana panosu üzerinden senkronize edilebildiği ve teknolojik olarak kontrol edilebildiği için, çatı üzerine güneş enerjisi santralleri kurmak günümüzde çok ekonomik ve değer kazandıran bir hal aldı.
 
Çatı&Cephe: Türkiye’de çatı üzeri potansiyelin ne kadarı hayata geçmiş durumda?

Mehmet Özenbaş: Türkiye, 2017’nin şubat ayı itibariyle güneş enerjisiyle yapılan kurulu güçte 1000 MW seviyesini aşarak GW boyutuna geldi. Çatı üzeri sistemlerde ise tahmin ediyorum 50 MW seviyelerinde bile değiliz. Henüz potansiyelimizin sadece yüzde 0,5’lik kısmını hayata geçirebilmiş durumdayız ve yolun çok başındayız.

Çatı&Cephe: Potansiyelin gerçekleşmesinin önünde yasal veya finansal ne gibi engeller var?

Mehmet Özenbaş: Türkiye’de çatı üzeri veya zemine monte sistemleri kurmak istediğinizde, elbette ki kanunsal bazı düzenlemelerle karşılaşıyorsunuz. Gerek statik, gerek elektriksel, gerekse santralin kurulması düşünülen nokta ile ilgili lokal olarak sorumlu olan birimlerden alınması gereken izinler mevcut. Biz bürokrasiyi seven bir ülkeyiz ama aynı zamanda toplum olarak okumayı sevmeyen bir yapımız var. Biz santralleri ilk yapmaya başladığımızda karşılaştığımız ana sorun, kamu kurum ve kuruluşlarının yayınlamış olduğu tebliğ, yönetmelik ve kararların, uygulama noktasındaki kişiler tarafından okunmamış olmasıydı. Bu anlamda tüm sektör olarak süreci belli bir noktaya getirmeye çalıştık ve başarılı da olduk.
Güneş enerjisi, tamamen yeşil bir enerji. İçerisinde kullanılacak olan ekipmanın, yapılacak projelendirmelerin hepsi bir noktadan yapılıyordu. Proje yığılması söz konusu olduğunda yatırımcı sürat kazanamıyordu. Bununla ilgili olarak öncelikle TEDAŞ Genel Müdürlüğü’nde yapılan elektronik sistem çalışmaları ve çatılarla ilgili olarak hazırlanan tip yönetmelikler vasıtasıyla şu anda onayların daha da süratlendiğini görüyoruz. Şahsen, standartların ve kanunların daha bilinir hale gelmesi, teknolojinin daha iyi tanınır hale gelmesi ile onayların, yerel denetim şirketleri veya TEDAŞ koordinatörlüklerinde çözümlenmesinin çok büyük fayda sağlayabileceğini öngörüyorum.
Ayrıca, çatılar için hazırlanan tip yönetmeliğin daha büyük boyutlu sistemler için de standardize edildiği takdirde bürokratik anlamda yatırımcının işinin çok daha kolaylaşacağını düşünüyorum. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yatırımcılar bürokratik süreci rahat bir şekilde ve problemsiz olarak hallederek güneş enerjisi yatırımını yapmayı çok istiyor. Genel olarak her alanda yatırımcıların önünün açılması ve bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması konusu, hükümet politikasında da yer alıyor; bunun içerisine spesifik olarak güneş sistemleri yatırımlarını da dahil etmemiz şart. Bununla ilgili bir ana plan oluşturulmalı ve bu bir etik politika halini almalı. Çünkü Türkiye’nin güneş enerjisine, ülkemizin enerji arz güvenliği için ihtiyacı var. Güneş enerjisi, bizim ana kaynağımız.
Finans boyutunda, özellikle bu işin inşaatı yapılırken istihdam yaratan bir sistem olması sebebiyle belirlenmiş teşvikler olduğu gibi, bir yatırımcı, yapmak istediği bu sistemle ilgili KDV’den muaf olmak için de teşvik alabiliyor. Tekno Ray Solar olarak bu konuda da yardımcı oluyoruz. Alınan teşvikler otomatik olarak yaptığınız yatırımdaki nakit akışınıza fayda sağlıyor. Finansal anlamda bu bir artı sağladığı için de yatırımcı finans tarafında daha rahatlıyor. Zaman içerisinde konuyu finans sektörüne de doğru bir şekilde anlattık, şu anda bankalar, leasing kuruluşları, katılım bankaları ve diğer finans kuruluşları bu yapılan sistemler için gerekli finans kaynaklarını sağlıyorlar. Bu sistemler, riski minimize eden yatırım olduğundan dolayı finans kurumları da bu alana ilgi duyuyor.


Geri
share on twitter share on facebook