E-dergi
e-dergi

Röportaj

PÜKAD Genel Sekreteri Aynur Acar: "Verimliliğin Yolu Pencereden Geçiyor"

Enerji verimliliğini sağlayabilmenin yolunun pencere ve kapıdan geçtiğini savunan PÜKAD Pencere ve Kapı Sektörü Derneği Genel Sekreteri Aynur Acar, ayrıca yalıtım uygulamalarında "küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişikliği koşulları"nın da dikkate alınması gerektiğini vurguluyor ve ekliyor, "Mevsimler yer değiştirdi. İklim değişikliğinin bölgesel ölçekli yarattığı etkiler araştırılarak, dış hava ve iç mekan sıcaklık artışları hesaplanarak inşaatlar projelendirilmeli ve inşaat malzemeleri seçilmeli..."

Çatı ve Cephe: PÜKAD hakkında bilgi alabilir miyiz?

Aynur Acar: Türkiye’deki PVC pencere ve kapı profil üreticisi yedi firma, 1999’da biraraya gelerek PÜKAD Plastik Profil Üreticiler “Kalite Birliği” Derneği’ni kurmuşlardı. Pimapen, Pakpen, Egepen, Fıratpen, Winsa, Esenpen ve Adopen-Plaspen markalarıyla üretim yapan söz konusu güçlü şirketler, Avrupa standartlarında üretim yapmak; montaj, satış öncesi ve sonrası kaliteyi yükseltmek; standartlar geliştirmek; tüketiciyi korumak gibi hedeflerle bu dernekte biraraya gelmişlerdi. İlerleyen yıllarda ise sektörün diğer güçlü firmaları olan Kompen, Tecnoplas ve Alfapen  de aramıza katıldı.
Derneğimiz 25 Nisan 2012 tarihinde tüzük değişikliğiyle ismini PÜKAD Pencere ve Kapı Sektörü Derneği olarak değiştirdi. Bu kapsamda profil, pencere, kapı, donanım/aksesuar, yardımcı malzeme, pencere ve cam makineleri, pencere camıyla ilgili toplum bilincini geliştirmeyi, sektörün çıkarlarını gözetmeyi, pencere ve kapı endüstrisi için bilgi merkezi olmayı, çevre koruma ve hammadde kullanımı konularında yol gösterici olmayı, mesleki standartlara göre çalışanların mesleki yeterlilik eğitimi ile sertifikasyon işlemlerini yapmayı hedefliyoruz. Ayrıca yurtiçi ve yurtdışında fuarlar açmayı veya mevcut fuarlara katılmayı teşvik etmeyi de amaçlıyoruz.
Derneğimizin faaliyetleri arasında, üyelerimizi fuarlara katılım konusunda teşvik etmek için örnek çalışmalar yapılmış. Başkanımız Muzaffer Tamer, Türkiye’nin “Pencere” konusundaki duayenlerinden birisi ve yönetim kurulu üyelerimizle birlikte Sanayi Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı ile mevzuat boyutunda, standart ve mesleki yeterlilikle ilgili çok önemli çalışmalar gerçekleştiriyor.

Çatı ve Cephe: Gündeminizde neler var? 2017’de neler planlıyorsunuz?

Aynur Acar: Gerek üyelerimize, gerekse sektörümüze destek olacak ve ilgiyi artıracak çalışmalar hedefliyoruz. Derneğimiz kurumsal bir yenilenme süreci yaşıyor. Web sitemizden tanıtım dokümanlarımıza kadar birçok yenilik gerçekleştiriyoruz. Sosyal medya sayfalarımızı hazırladık. Basınla paylaşmaya başladık. Ayrıca üniversitelerde ve inşaat sektörüyle seminerler koordine ettik. Enerji verimliliğinin önemini ve kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen binalarda ve yeni yapılarda ciddi anlamda dikkate alınmayan mevzuatı anlatmayı hedefliyoruz. Gündemdeki çalışmalarımız içinde en önemlilerinden birisi de, Mesleki Yeterlilikte “Doğrama Montajcı”larının bakanlıkça listeye alınmasını sağlamaya çalışmak. Diğer taraftan binalarda enerji verimliliği konusunda bina tasarımından pencere-kapının iyi montajlanmasına ve yalıtımının önemine kadar gerek inşaat sektörü, gerekse toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapmamız gerekiyor. Ayrıca inşaat sektörü, taşeronları, proje çizen mimarlık firmaları, belediyelerin yapı ruhsat onaylarını veren birimleri, inşaat mühendisleri ile biraraya gelerek mevzuatlar çerçevesinde yapılması gerekenleri istişare etmek istiyoruz.

Çatı ve Cephe: Sektör 2016’yı nasıl geçirdi ve 2017’den neler bekliyor?

Aynur Acar: Gerek üyelerimizin, gerekse cam sanayinin destekleriyle ve danışmanımız Oktay Alptekin’in büyük emek ve katkılarıyla kapsamlı olarak “2016 Türkiye Pencere ve Cam Raporu”nu hazırladık ve tüm sektörlerle paylaştık. Pazar raporumuz web sitemizde yerini aldı, arzu edenler indirerek faydalanabilirler.
Son zamanlarda yaşanan olumlu olumsuz gelişmelere rağmen en istikrarlı giden sektör, inşaat sektörü ve tabii ki bu sektöre malzeme sağlayan sektörler. Bizim sektörümüz de inşaat firmalarına pencere ve kapı, yani cephe malzemeleri üretiyor. Diğer sektörlerle paralel bir ilerleme olduğunu pazar raporuyla gördük. Çok kötü değil ama çok atılım yapmış da değil. Ümit ediyoruz 2017’de de sektörler daha iyi iş imkanları yakalarlar.
Geçtiğimiz haftalarda PÜKAD olarak bizim de desteklediğimiz pencere, kapı ve cam sektörlerini biraraya getiren çok başarılı ve verimli bir fuar gerçekleştirdik. Uzakdoğu’dan, Türki Cumhuriyetlerden, Ortadoğu’dan birçok firma, ticaret ve sanayi odaları ve işadamlarından geniş çaplı katılım sağlandı. Hatta Irak’tan gelen heyet, sektörlerine katkı sağlamak için PÜKAD benzeri bir dernek kurmak için bizden yardım istedi. Bu ziyaretler bize 2017’nin daha umut verici olacağını gösterdi ve moral verdi.
Ayrıca sektörün güçlenmesi için yeni üyelerle görüşmeler yapıyoruz. Konumuzun önemini anlatacağımız seminer ve konferanslar vermek, sosyal sorumluluk projeleri yaparak toplum bilincini yaygınlaştırmak, üyelerimizi daha iyi temsil edebileceğimiz platformlara ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Çatı ve Cephe: Enerji verimliliği ve tasarrufunda pencerenin önemini özetleyebilir misiniz?

Aynur Acar: Enerji verimliliği; binalarda daha tasarruflu ve ekonomik yaşam standardı, sanayide ise üretim kalitesi ve daha ekonomik üretim demek. Fabrika girdi ve çıktılarının hesaplanarak daha ekonomik ve düşük maliyetli üretimle, tüketilen enerjide tasarruf sağlamak, yani enerji tüketiminin azaltılması demek. Evlerimizde daha iyi ısınma için daha az doğalgaz kullanarak ısı tasarrufu demek. Yani evde de sanayide de cebimizden daha az para çıkması anlamına geliyor. Bunu yaparken dikkat edilmesi gereken unsurlar da var tabii. Binamızın iç, dış cephe, tavan ve zemindeki yalıtımlarını hesaplarken pencere ve kapı yalıtımı da çok iyi hesaplanmalı. İklim değişikliği ve küresel ısınma da dikkate alınmalı.
Başkanımız Dr. Muzaffer Tamer’in tespitlerini çok önemsiyorum. Enerjide yüzde 80 yurtdışına bağımlıyız. Kullanılan toplam enerjinin yüzde 40’lık bölümünün konutlarda kullanıldığını, bir konutta kullanılan toplam enerjinin yüzde 75’inin ısıtma, yüzde 11’inin sıcak su, yüzde 12’sinin ev aletleri, yüzde 2’sinin aydınlatma için tüketildiğini, ısıtma için kullanılan yüzde 75’lik kısmın tek katlı bir binada yüzde 32 bacadan, yüzde 28 pencereden, yüzde 18 dış duvardan, yüzde 16 tavandan ve yüzde 6 tabandan kaçtığını her yerde söylüyor.
Türkiye’de konutlar kullandıkları enerjinin yüzde 30’unu ısınma için harcıyorlar. Takriben yüzde 15 gibi büyük bir oranda enerji de sadece pencereden kaçıyor. Kısacası bir binada pencere ve kapı ciddi anlamda ele alınmalıdır.

Çatı ve Cephe: Binalarda enerji verimliliği konusunda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Aynur Acar: Sektörümüz inşaat sektörüyle paralel gelişiyor. Türkiye’de inşaat sektörü geçmişte de aktifti, bugün de aktif. Ancak Kentsel Dönüşüm mevzuatı, kanun ve yönetmelikleri ile örneğin 2012 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi” hakkındaki kanunla birlikte inşaat sektöründeki gelişme daha da arttı. Tabii ki bu artış ve gelişme inşaat alanında faaliyet gösteren tüm sektörlerle birlikte pencere ve kapı sektöründe de bir ilerleme sağlanmasına vesile oldu. Üretimde kaliteyi yakalamış olsalar da pencere ve kapı sektörü ne yazık ki inşaatlarda uygulama aşamasında beklenilen kaliteli işçiliği yakalayamıyor diye düşünüyorum. Bu konuda derneğimize şikayetler geliyor ve bilirkişi tespiti tarafımızdan isteniyor. Bu sebeple inşaat firmalarını derneğimizle ortak hareket etmeye davet ediyorum.
Örneğin, bir inşaatta yalıtım denildiğinde ilk akla su, ses, zemin, çatı, tavan, duvar yalıtımları geliyor. Oysa bir binanın yalıtımı çok yönlü hesaplanmalı. Saydığım tüm bu yalıtım uygulamaları yapılırken esas anlamda ısı yalıtımı ve bu ısı yalıtımının pencere ve kapıdan geçtiğini kimse hesaplamıyor. Enerji verimliliğini sağlayabilmenin yolu, pencere ve kapıdan geçiyor. İnşaat şirketlerinin, mimar ve mühendislerin artık yalıtım hesaplamalarında dikkate alması gereken bir başka husus da, küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişikliği koşullarıdır. Türkiye öyle bir iklim kuşağına girdi ki artık mevsimler yer değiştirdi. Ülkemizde bölgesel ölçekli iklim değişikliğinin bölgesel ölçekli yarattığı etkiler araştırılarak, dış hava ve iç mekan sıcaklık artışları hesaplanarak inşaatlar projelendirilmeli ve ona göre inşaat malzemeleri tercih edilmeli.
Diğer taraftan son 10 yıldır inşaatları gözlemliyorum. Yaptıkları yanlışları, uymadıkları mevzuatları tespit ediyorum. Bazı yasal düzenlemelerin ise gelişigüzel, “yapmış gibi” görünmek için yapıldıklarını gördüm. Bu konuda kendi çektiğim ciddi bir fotoğraf arşivi oluşturdum.
PÜKAD, pencere, kapı ve cam sektörünü temsil eden bir dernek olabilir, ama dernek olarak sektör temsilcilerimizi yanımıza alarak sosyal sorumluluk çalışmaları da yapmamız gerekiyor. Hem sektörümüzün çalışmalarını gündeme taşımak, hem inşaat kalitesinde pencere-kapının önemini anlatmak, hem de inşaatlarda uyulmayan mevzuatla yaşam kalitesini yükseltmemiz lazım. Bu hedeflerimizin de derneğimizle çalışmak isteyen paydaşları bize getireceğine inanıyorum.

Mesleki Yeterlilik...
“Ocak ayından itibaren inşaatlarda artık Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayan işçi, usta çalışamıyor. Bu çerçevede mühendis, usta ve işçilerin AB standartlarını yakalamaları için programlar yapmayı istiyoruz. Ayrıca mevzuatı doğru uygulamaları için uzmanlarla biraraya gelmelerini arzu ediyoruz. AB’de bir eleman, mesleki yeterliliği ve aldığı eğitimlerle yapacağı işe uygunluğu kontrol edildikten sonra istihdam ediliyor. Ustanın yanlış öğrendiklerini çırağa aktarmasına izin verilmiyor. Mühendis, ustabaşı veya işçi alınacaksa özgeçmişlerinde yer alan mesleki yeterliliklerine bakılıyor. Aldığı sertifika eğitimlerinin kontrolleri yapılıyor. Mesleki yeterlilik eğitimleri periyodik aralıklarla ve güncel teknolojilerle sürekli yineleniyor ve personelin kendisini güncellemesi sağlanıyor...”

Aynur Acar Kimdir?
Büro Yönetimi, Dış Ticaret ve Uluslararası Tahkim Eğitimleri ile Çevre ve Atık Yönetimi eğitimleri alan Aynur Acar, çalıştığı sektörlerde ülke şartlarının Avrupa standartlarını yakalaması için gayret göstermiş, projeler gerçekleştirmiş bir profesyonel. 1980-2004 yılları arasında özel sektörde çevre teknolojileri, ağır sanayi, otomotiv yan sanayi, telekomünikasyon sanayi ve tıbbi cihaz sektörü olmak üzere Alman firmalarında 24 yıl Dış Ticaret ve Lojistik Müdürlüğü yapan Acar, 2004-2015 yılları arasında Türkiye-Almanya ikili ticari ilişkilerinde Dış Ticaret Danışmanlığı yaparak özel sektör, MSB, TRT ve TSE’de önemli projeler gerçekleştirmiş. Türkiye-Almanya hükümetler arası imzalanan Teknik İşbirliği protokolüyle Marmara Belediyeler Birliği (MBB) bünyesinde kurulan Türk-Alman Çevre Yönetim Merkezi Yöneticiliğine getirilerek, Türkiye’nin beş ayrı bölgesinde organize ettiği Çevre ve Atık  Yönetimi Eğitim Programlarını Alman teknik uzmanlarla yürütmüş. Devamında gönüllü olarak toplumu bilinçlendirme çalışmaları kapsamında Türkiye’de yaşayan vatandaşların sağlığını ve geleceğini ilgilendiren “Çevre ve Atık Yönetimi” konusunu anlatmayı misyon edinmiş. Acar hala konuyla ilgili üniversiteler, okullar, STK’lar ve belediyelerde konferans ve seminerler vermeye devam ediyor. Aynur Acar’ın ayrıca Türkiye’de “ilk”leri de var... Mesela “Neler Çöp-Neler Çöp Değil” kitapçığı, “Çevreci Yaşam Kılavuzu” kitapçığı ve “İklim Değişikliğinin Türkiye’ye Etkileri” kitabı.


Geri
share on twitter share on facebook