22 ÇATI VE CEPHE • OCAK - ŞUBAT / 2026 HABERLER TÜRKIYE İMSAD DEPREM RISKI ALTINDA YAŞAM BILINCI ARAŞTIRMASI’NIN SONUÇLARINI AÇIKLADI Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Yapı güvenliği, bireysel hazırlık ve toplumsal bilinç başlıklarının ele alındığı araştırmaya göre Türkiye’de toplumun yaklaşık yüzde 60’ı deprem kaygısı taşıyor. “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırması, Türkiye genelinde 7 bölgeden 1.067 kişiyle yürütüldü. Örneklem, TÜİK verileriyle uyumlu olacak şekilde cinsiyet, yaş, sosyoekonomik statü ve eğitim düzeylerine göre dengeli biçimde oluşturuldu. Böylece toplumun farklı kesimlerinin deprem algısı, kaygı düzeyi ve hazırlık davranışları karşılaştırmalı olarak analiz edildi. ÜLKEMIZ TOPRAKLARININ YÜZDE 66’SI, NÜFUSUMUZUN YÜZDE 71’I DEPREM RISKI ALTINDA Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayarak, “Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı, nüfusumuzun ise yüzde 71’i orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor. Risk alanı tanımı genişletildiğinde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor. Her büyük depremin ardından toplum olarak tüm dünyaya örnek bir dayanışma sergiliyoruz. Arama kurtarmada, yardımlaşmada ve yaraları sarmada çok büyük bir güç ortaya koyuyoruz. Bu tablo, korkuya teslim olmayan bir toplum olduğumuzu gösteriyor” dedi. Tayfun Küçükoğlu, zamanla gündemin değiştiğine dikkat çekerek, “Deprem sonrası gösterdiğimiz refleks çok güçlü. Ancak zaman geçtikçe hayat normale dönüyor, korkuyu yeniyoruz ve deprem gündemden düşüyor. Oysa depremle mücadeleyi anlık reflekslerle sınırlamadan, kalıcı bir kolektif bilinç ve topyekûn mücadele anlayışıyla yürütmek zorundayız. Türkiye’de her gün onlarca, her yıl on binlerce deprem oluyor. Deprem, bu coğrafyada yaşamanın doğal bir parçası” ifadelerini kullandı. Araştırmanın ortaya koyduğu tabloyu da değerlendiren Küçükoğlu, “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci araştırmamız toplumun depremi nasıl algıladığını ne kadar kaygı duyduğunu ne kadar hazırlandığını ve en önemlisi nerede tıkandığımızı gösteriyor. Veriler çok net: Türkiye depremi biliyor, depremden korkuyor ama yeterince depreme hazırlanmıyor” diye konuştu. TOPLUMUN YÜZDE 59,8’I DEPREMI BIZZAT YAŞADI Araştırma sonuçları, toplumda deprem kaygısının yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 58,3’ü deprem konusunda kaygı taşıdığını belirtirken, her 10 kişiden yaklaşık 6’sı gündelik hayatında “ya olursa” duygusunu zihninin bir köşesinde taşıyor. Bu kaygı kadınlarda daha da belirginleşiyor; kadın katılımcılarda oran yüzde 67,7’ye yükseliyor. Toplumun yüzde 59,8’i hayatını ciddi biçimde etkileyen bir deprem deneyimi yaşamış durumda. Katılımcıların yüzde 40,6’sı önümüzdeki beş yıl içinde yıkıcı bir deprem yaşanma ihtimalini yüksek görürken, yüzde 45,5’i kendisini depreme hazır hissetmediğini ifade ediyor. Başka bir ifadeyle her iki kişiden biri, olası bir deprem karşısında ne yapacağını, nasıl korunacağını ve nasıl hareket edeceğini yeterince planlamadığını düşünüyor. KATILIMCILARIN YÜZDE 54’Ü YAŞADIĞI BÖLGEYI DEPREM AÇISINDAN RISKLI GÖRÜYOR Türkiye’de bugün toplumun yaklaşık üçte biri 1999 yılı ve öncesinde inşa edilmiş binalarda yaşamını sürdürüyor. Aynı zamanda her 10 haneden yaklaşık 4’ü kiracı konumunda bulunuyor. Bu tablo, yapı güvenliği ve bireysel hazırlığın yalnızca teknik değil, aynı zamanda sosyal boyutları da olan bir mesele olduğunu gösteriyor. Deprem kaygısı, insanların yaşadıkları çevreye bakışını da doğrudan etkiliyor. Araştırma kapsamında katılımcılara yaşadıkları bölgeyi ne kadar riskli gördükleri sorulduğunda ortaya çıkan tablo dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından “çok riskli” olarak tanımlıyor. Başka bir ifadeyle toplumun yarıdan fazlası, yaşadığı yerle ilgili ciddi bir risk algısı taşıyor. n
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=