Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi 114. Sayı (Ocak-Şubat 2026)

HABERLER ÇATIDER'DEN / Başkan'dan DEĞERLI ÜYELERIMIZ VE SEKTÖR PAYDAŞLARIMIZ Çatı ve Cephe dergisinin bu yıl 14.’sünü düzenlediği Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri kapsamın- da; B2B Medya Editörler Kurulu’nun 22 Aralık tarihinde gerçekleştirdiği değerlendirme sonucunda, ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı olarak Yılın Lideri ödülüne layık görülmüş olmaktan, derneğimiz ve şahsım adına onur duydum. Uzun yıllardır istikrarlı bir biçimde teknik yayıncılık anlayışıyla yalıtım, çatı ve cephe sektörlerindeki gelişmeleri bizlerle paylaşan ve sektöre ışık tutan B2B Medya ailesini tebrik ediyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle ÇATIDER Yönetim Kurulumuzu, üyelerimizi ve tüm ÇATIDER ailemizi tebrik ediyor; desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum. Yeni bir yıla girdik ve görünen o ki bu yıl da hem yeni inşaat hem de yenileme/ revize çatı projeleri, çatı imalatlarının temelini oluşturacaktır. Bununla birlikte, 2026 yılı itibarıyla çatı sektöründe etkisini artırmasını beklediğimiz bazı önemli gelişmeler söz konusudur. Bu kapsamda bazı temel başlıklara değinmek isterim. Örneğin, güneş enerjisi entegreli çatı sistemlerinin (solar çatı kaplamaları) 2026 yılında daha da yaygınlaşmasını bekliyoruz. Isı yansıtan çatı uygulamaları ve yeşil çatı sistemleri, enerji maliyetlerini düşürmeleri nedeniyle giderek artan bir talep görmektedir. Şiddetli hava olaylarının artışı ise daha dayanıklı çatı sistemlerine olan ihtiyacı artırmaktadır. Bu doğrultuda; yüksek performanslı, dayanıklı ve uzun ömürlü malzemelere duyulan ihtiyaç açıktır. Yangına ve ağır hava şartlarına karşı dayanıklı sınıf ürünlerin, özellikle iklim risklerinin arttığı bölgelerde daha fazla tercih edileceği öngörülmektedir. Teknolojinin gelişimi, her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüz üzerindeki etkisini de giderek artırmaktadır. Günümüzde yapay zekâ birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Projelendirmeden çatı denetimine, bakım hizmetlerinden iş planlamaya kadar pek çok süreçte teknolojinin etkisinin artacağını görmekteyiz. Akıllı yapılar ve akıllı evler kavramlarının ardından, akıllı çatılar da sektör literatürümüzde yerini almıştır. Bu gelişmelerle birlikte çatı pazarı, küresel ölçekte büyümeye devam edecektir. Ülkemizde de benzer bir büyüme etkisinin oluşmasını bekliyoruz. Ancak sektörü geliştirmek ve çatı pazarını nitelikli bir biçimde büyütmek için atılması gereken önemli adımlar bulunmaktadır. Artan ihtiyaçlar dikkate alındığında, sürdürülebilir ve dayanıklı malzemeler konusunda yerli Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra, çatıda uzmanlaşmış kalifiye eleman eksikliği sektörün karşılaştığı temel sorunlardan biridir. Nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanabilmesi için eğitim programları ve sertifikasyon süreçleri artırılmalıdır. Enerji verimliliği ve sürdürülebilir malzeme kullanımı konularında teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi de sektörümüz açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmalar, sektör potansiyelinin harekete geçirilmesi ve yeni fırsatların ortaya çıkması açısından gereklidir. Türkiye’de yeşil bina sertifikasyonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte; serin çatı uygulamaları, yalıtım çözümleri ve enerji verimliliği odaklı sistemlerde önemli bir büyüme potansiyeli bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemde; güneş enerjili çatı kaplamaları, akıllı çatı sistemleri, gelişmiş su yalıtımı çözümleri ve yüksek yangın dayanımı sunan ürünler alanında yenilikçi çalışmalar yürüten firmalar için ciddi fırsatlar olduğunu ifade etmek isterim. 2026 yılı; çatı sektöründe teknoloji entegrasyonu, sürdürülebilirlik, yüksek performanslı malzemeler ve dijital dönüşümün daha da belirginleşeceği bir yıl olacaktır. Bununla birlikte, iş gücü, maliyetler ve düzenleyici uyum gibi yapısal sorunlar sektörün gelişimini kısmen sınırlayabilir. Bu sorunların stratejik eğitim, yatırım ve regülasyon uyumuyla ele alınması; sektörü daha rekabetçi ve dayanıklı bir yapıya kavuşturacaktır. 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında, kaybettiklerimizin acısı hâlen yüreklerimizde tazeliğini korumaktadır. Bu felaketin artık yalnızca bir “doğal afet” değil; bilim, denetim ve etikle doğrudan ilişkili bir sektör sınavı olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Çatı sektörü açısından değerlendirildiğinde, yapı güvenliğinin yalnızca taşıyıcı sistemlerle sınırlı olmadığı; çatının da yapının bütünsel dayanımında kritik bir rol üstlendiği açıkça görülmektedir. Uygun şekilde detaylandırılmamış, yanlış malzeme seçilmiş ya da standartlara aykırı uygulanan çatı sistemleri; deprem sırasında ek yük, kopma ve ikincil hasar risklerini artırmıştır. Bu yıl dönümü; çatı sektöründe hafif sistemlerin tercih edilmesi, doğru sabitleme ve yalıtım çözümlerinin standart hâline getirilmesi ve uygulama kalitesinin etkin denetim mekanizmalarıyla güvence altına alınması gerektiğini net biçimde hatırlatan önemli bir dönüm noktasıdır. Umuyorum ki sektör olarak bu süreçten çıkardığımız derslerle üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeyi başarırız. Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle, hoşça kalın. n LEVENT ÇEKİ ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı 43 ÇATI VE CEPHE • OCAK - ŞUBAT / 2026

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=