37 ÇATI VE CEPHE • MAYIS - HAZİRAN / 2026 SÖYLEŞİ artırılan yeşil çatılar, fotovoltaik sistemler ve yüksek yalıtım performanslı çatı-cephe sistemleri gibi yenilikçi çözümler, iklim değişikliğine uyum ve azaltım hedeflerine doğrudan katkı sağlamaktadır. Dolayısıyla bu temayı seçerken hem küresel öncelikleri hem de Türkiye’deki ihtiyaçları dikkate aldık. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı gibi politikalar, uluslararası standartlar ve yeni teknolojiler, yapı kabuğunun iklim dostu tasarımını destekleyen çerçeveler sunmaktadır. Öte yandan İstanbul gibi büyük şehirlerde kentsel ısı adası etkisi ve yüksek enerji tüketimi, bu çözümleri artık bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. Dolayısıyla konferansın ana temasını belirlerken, hem küresel öncelikleri hem de yerel sorunları göz önünde bulundurduk. Bir başka açıdan çatı ve cephe sistemleri, mimarlık ve mühendislik disiplinlerinde iklim değişikliğine karşı en görünür ve ölçülebilir müdahale alanı olarak öne çıkmaktadır. Amacımız, sektörün dikkatini iklim değişikliğine karşı en somut ve en ölçülebilir müdahale alanına, yani çatı ve cephe sistemlerine çekmekti.” KONFERANSTA SUNULAN; ÇATI VE CEPHE SISTEMLERININ TASARIM, UYGULAMA, KULLANIM, BAKIM, ONARIM VE DÖNÜŞTÜRME SÜREÇLERINE ILIŞKIN BILIMSEL VE TEKNIK ARAŞTIRMALAR HAKKINDA ÖZETLE BILGI AKTARIRSANIZ SEVINIRIZ. Öncelikle, Bodrum Hebil 157 Evleri projesiyle 2013 yılında American Society of Landscape Architects (ASLA) tarafından peyzaj mimarlığı dalında Onur Ödülü’nü (Honor Award) kazanan ve bu ödülü Türkiye’den alan ilk mimar olan Y. Mimar Alper Aytaç’a, konferansımızda gerçekleştirdiği ‘Yenilikçi Çatı ve Cephe Tasarım Örnekleri’ başlıklı etkileyici sunumu için çok teşekkür ederim. Hebil 157 Evleri ile doğa ve topografya ilişkisini merkeze alan Alper Aytaç, sonraki projelerinde de, konferansın ana temasına uygun yenilikçi, estetik bütünlüğü koruyan, uluslararası standartlara uyumlu ve sürdürülebilir bir mimari yaklaşımı sürdürmektedir. Konferans bildirileri, çatı ve cephe sistemleri üzerine yapılan bilimsel ve teknik araştırmaların çok boyutlu bir dönüşüm sürecini ortaya koyuyor. Tasarım aşamasında öne çıkan konuların uygulama aşamasında nasıl somutlaştığını, bakım–onarım ve dönüştürme süreçlerinde de kapsamlı bir dönüşüm yaşadığını ortaya koyuyor. Bu dönüşüm, malzeme bilimi, enerji verimliliği, çevresel sürdürülebilirlik ve kültürel mirası koruma gibi farklı disiplinlerin kesişiminde şekilleniyor. Malzeme-Teknoloji: Atmosferik korozyona dayanıklı çelikler, faz değiştiren malzemeler ve kolemanit (kimyasal formülü Ca₂B₆O₁₁·5H₂O olan bor minerali) katkılı beton gibi malzemeler, malzeme biliminin doğrudan performans ve çevresel etkilerle ilişkilendirildiğini gösteriyor ve kullanım sürecinde enerji yönetimini, performans kaybını ve bakım sıklığını azaltmayı hedefliyor. Kimyasal bileşim–dayanıklılık ilişkisi, bakım süreçlerinde korozyon önleyici kaplamalar ve periyodik kontrol yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Ahşap-alüminyum kompozit sistemler üzerine yapılan LCA (Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi) karşılaştırmaları, yaşam döngüsü analizinin artık standart bir değerlendirme aracı haline geldiğini ortaya koyuyor. Çatılarda kullanılan malzemelerin zaman ve teknolojiye göre değişimi, bakım– onarım süreçlerinde hangi malzemelerin daha uzun ömürlü ve düşük maliyetli olduğunu ortaya koyuyor. Enerji-Çevre-Sürdürülebilirlik-Karbonsuzlaştırma: Hafif çelik modül yapıların dış duvar performansı, BIM (Bina Bilgi Modellemesi) tabanlı bina kabuğu konfigürasyonları ve eğitim yapılarında karbon salınımı analizleri, enerji verimliliğinin tasarım sürecine doğrudan entegre edildiğini, konutlarda ise enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulama araştırmaları,
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=