Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi 116. Sayı (Mayıs-Haziran 2026)

4 ÇATI VE CEPHE • MAYIS - HAZİRAN / 2026 HABERLER KARBON EMISYONLARINI AZALTMADA EN KRITIK ADIM YALITIMLI DUVARLAR Binalar, enerji tüketimi ve karbon salımında en yüksek paya sahip alanların başında geliyor. Türkiye’de güncellenen TS 825 Standardı, BEP-TR ve Enerji Kimlik Belgesi uygulamalarıyla birlikte yapı performansı ölçülebilir hale geldi ve verimlilik odaklı dönüşüm hız kazandı. Artan elektrik talebi, yapı kabuğunu enerji yönetiminin merkezine taşıyor. Duvarları iklim hedeflerinin başlangıç noktası olarak konumlandırdıklarını söyleyen Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer, yalıtımın çevre üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıyor: “Kaliteli yalıtım uygulamalarıyla enerji tüketiminde yüzde 25’e varan düşüş mümkün hale geliyor ve bu kazanım karbon salımına doğrudan yansıyor.” Enerji tüketiminin ve karbon salımının önemli bir bölümünü oluşturan binalar, çevresel etkilerin azaltılmasında kritik bir rol üstleniyor. Türkiye’de güncellenen enerji verimliliği mevzuatları ve resmi veriler, yapı kabuğunda alınan her iyileştirmenin hem enerji tüketimini hem de karbon emisyonlarını doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Bu çerçevede Ravago Bina Çözümleri, sürdürülebilir geleceğin başlangıç noktasını “duvarlar” olarak tanımlıyor ve yapı ölçeğinde atılacak her adımın iklim hedefleri açısından stratejik önem taşıdığını vurguluyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer, iklim kriziyle mücadelenin günlük yaşamın merkezinde yer alan yapılardan başladığına dikkat çekiyor. DUVARLAR ENERJI VERIMLILIĞININ MERKEZINE YERLEŞTI Çevreyi koruma hedefinin enerji üretiminden çok daha önce, enerjinin kullanım biçimiyle şekillendiğini söyleyen Alper Doğruer, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından güncellenen TS 825 Isı Yalıtım Standardı, bu dönüşümün en somut adımlarından birini oluşturuyor. Yeni düzenleme ile Türkiye’nin iklim bölgeleri daha hassas şekilde tanımlanırken, doğru yalıtım uygulamalarının enerji tüketiminde yüzde 25’e varan düşüş sağlayabileceği ortaya konuyor. Aynı düzenleme kapsamında yılda yaklaşık 2,5 TWh enerji tasarrufu hedeflenmesi, yapı kabuğunun ulusal enerji politikaları içindeki yerini güçlendiriyor. Bu tasarruf potansiyeli, ekonomik bir kazanım olmasının yanı sıra karbon salımının azaltılması açısından da kritik bir çevresel fayda anlamına geliyor. Bu veriler, duvarların aktif bir iklim çözümü olduğunu net biçimde gösteriyor” dedi. DOĞRU YALITIM ENERJI TÜKETIMINI YÜZDE 25’E KADAR DÜŞÜRÜYOR Türkiye’de enerji verimliliği alanında atılan en önemli adımlardan birinin Enerji Kimlik Belgesi uygulaması olduğuna dikkat çeken Doğruer, “Yine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre bugün 1,4 milyondan fazla bina bu belgeyi almış durumda ve yeni yapılan binalarda minimum C enerji sınıfı zorunlu hale gelmiş bulunuyor. Bu sistem, binaların enerji tüketimini, sera gazı salımını ve yalıtım performansını ölçülebilir hale getirerek şeffaf bir dönüşüm süreci yaratıyor. Artık bir yapının çevresel etkisi, sayısal verilerle takip edilebilen bir performans göstergesi haline gelmiş durumda. Bu dönüşüm, şehirlerin toplam karbon ayak izini azaltmak için kritik bir zemin oluşturuyor. Her yeni bina, enerji verimliliği açısından daha yüksek standartlara ulaştıkça, ülke genelinde sürdürülebilirlik hedeflerine bir adım daha yaklaşmış oluyoruz” diye konuştu. n

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=