Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi 118. Sayı (Eylül-Ekim 2026)

İKİ AYDA BİR YAYINLANIR • EYLÜL - EKİM 2026 • YIL: 21 • SAYI: 118 • 160 TL. • ISSN 1306-5335 www.cativecephe.com TEKNİK ÜRÜN MODERN SAĞLIK YAPILARINDA SÜRDÜRÜLEBILIR YEŞIL ÇATILAR ÇATI SISTEMLERI DANIŞMANI ÇATI VE CEPHE SISTEMLERINDE GÖRÜNMEYEN ARAYÜZ HATALARI BOSTİK’İN YENI ÜRÜNÜ D4 ILE YÜKSEK SU DIRENCINE SAHIP GÜÇLÜ YAPIŞTIRMA FLOKSER KIMYA’DAN ZEMIN KAPLAMALARINDA PERFORMANSIN ANAHTARI ÜRÜN: FLK 1100

2 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 EYLÜL - EKİM 2026 • SAYI: 118 • www.cativecephe.com IÇINDEKILER Levent Çeki ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı 18 ÇATIDER'den 20 Çatı Sistemleri Danışmanı Yağız Sinan Kaya ÇATIDER Yönetim Kurulu Bşk.Yrd. Çatı Sistemleri Danışmanı 26 CEPHEDER'den Emre Ünaldı CEPHEDER Yönetim Kurulu Başkan Modern Sağlık Yapılarında Sürdürülebilir Yeşil Çatılar Teknik 28 Gül Şenel / Mimar BTM Yeşil Çatılar Ürün Yöneticisi

3 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 SUNUŞ Kuruluş Tarihi 2006 Çatı ve Cephe Dergisi Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. yayınıdır İmtiyaz Sahibi Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. adına Emine Aktaş - Tayfun Aydın Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Tayfun Aydın tayfunaydin@b2bmedya.com Reklam Koordinatörü Emine Aktaş emineaktas@b2bmedya.com Grafik grafik@b2bmedya.com Abone abone@b2bmedya.com Baskı ve Cilt Şan Matbaa Tel: 0212 289 24 24 Yayınlayan Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Fikirtepe Mah. Rüzgar Sok. Şua Elite Concept Sitesi 44A - A1 Blok K: 1 D: 48 34720 Kadıköy-İstanbul/Türkiye Tel: 0216 651 78 78 - 0216 651 78 98 www.cativecephe.com www.b2bmedya.com info@b2bmedya.com Fiyatı: 160 TL. © 2026 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. ISSN: 1306-5335 Yılda 6 sayı yayımlanır. Tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel süreli yayındır. ÇATI VE CEPHE SİSTEMLERİ DERGİSİ TAYFUN AYDIN tayfunaydin@b2bmedya.com 11 yıl önce editör olarak göreve başladığım Teknik Yayıncılık’ta, Eylül ayı itibarıyla çalışma arkadaşım Emine Aktaş ile birlikte şirketin ortakları olarak yeni bir döneme adım atıyoruz. İlk işe başladığım dönemde Sayın Süleyman Bulak ile kısa bir süre birlikte çalışma imkânım oldu. Süleyman Bey’in emekli olmaya karar vermesinin ardından şirketin yönetimini Sayın İsmail Ceyhan üstlendi. Ben de uzun yıllar boyunca İsmail Bey ile çalışma fırsatı buldum. İsmail Bey, bu süreçte bizim için yalnızca bir patron değil, aynı zamanda bir iş arkadaşı ve yol gösterici oldu. Yıllar içerisinde edindiği bilgi ve tecrübeyi çalışma arkadaşlarıyla paylaşarak hepimizin mesleki ve kişisel gelişimine önemli katkılar sağladı. Her zaman şeffaf bir yönetim anlayışını benimseyerek, şirketin geleceğine ilişkin kararlarda çalışanlarının görüşlerini de dikkate aldı. İsmail Bey, bu yıl emekli olmaya, yıllar boyunca büyük emeklerle kurduğu ve büyüttüğü bu firmayı, çalışma arkadaşım Emine Aktaş ile birlikte bana devretmeye karar verdi. Kendisine bize duyduğu güven için teşekkür ediyorum. Bu yeni dönemde, bugüne kadar oluşturulan değerleri koruyarak ve üzerine yenilerini ekleyerek yolumuza devam edeceğiz. Yayıncılık anlayışımızdan, mesleki ilkelerimizden ve sektöre değer katma hedefimizden taviz vermeden çalışacağız. Yeni başlangıçların, yeni hedeflerin ilk adımını atıyoruz… Geçmişten aldığımız güç, geleceğe olan inancımız ve okurlarımızdan aldığımız destekle nice başarılı yıllara imza atacağımıza inanıyorum. En derin saygılarımla. YENI BIR BAŞLANGIÇ

4 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER İZOCAM, SÜRDÜRÜLEBILIRLIKTE ÖNCÜLÜĞÜNÜ IKINCI RAPORUYLA GÜÇLENDIRDI Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu ve lider markası İzocam, sürdürülebilirlik alanındaki öncü yaklaşımını ikinci Sürdürülebilirlik Raporu ile bir kez daha ortaya koydu. Global Reporting Initiative (GRI) standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeyi ve gelecek dönem yol haritasını şeffaf bir şekilde paylaştı. Sürdürülebilirliğin İzocam'da artık ayrı bir proje değil, tüm iş süreçlerinin temelini oluşturan bir yönetim anlayışı haline geldiğini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “Üretimden Ar-Ge'ye, tedarik zincirinden insan kaynaklarına, ürün geliştirmeden dijital dönüşüme kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik bakış açısıyla yönetiyoruz. Türkiye yalıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk şirket olarak hazırladığımız ikinci raporumuz ise yalnızca bir raporlama çalışması değil; sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığımızın, şeffaflık anlayışımızın ve sürekli gelişim yaklaşımımızın somut bir göstergesidir.” diye konuştu. 2025 YILI SÜRDÜRÜLEBILIRLIKTE ÖNEMLI ADIMLARIN ATILDIĞI BIR DÖNEM OLDU İzocam'ın ikinci Sürdürülebilirlik Raporu'nda, 2025 yılında sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen çalışmalar öne çıktı. Operasyonel verimliliği artırmaya yönelik yatırımlarını sürdüren şirket, üretim süreçlerinde gerçekleştirdiği iyileştirmelerle Kayseri tesisini sürdürülebilir üretim anlayışının örnek uygulama merkezlerinden biri haline getirdi. Üretim verimliliğini artıran, iş sağlığı ve güvenliği altyapısını uluslararası standartlar doğrultusunda güçlendiren ve kalite odaklı dönüşümü destekleyen çalışmalar öne çıktı. Bunun yanında ürünlerde Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ve Çevresel Ürün Beyanı (EPD) uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijital dönüşüm projeleri ve çalışan gelişimine yönelik yatırımlar raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı tutmayan İzocam; geliştirdiği ürünler, çalışanlarına yönelik uygulamalar ve toplumsal katkı projeleriyle bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Çalışan gelişimini destekleyen HYPE (Next Generation Program), liderlik akademileri ve wellbeing uygulamalarıyla insan odaklı dönüşümü güçlendiren şirket; İZODER'in enerji verimliliği seminerleri, İMSAD Sektör Buluşması ve Enerji Verimliliği Forumu gibi organizasyonlara verdiği desteklerle de sektörün sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunuyor. Sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalar kapsamında ise İzocam Yelken Takımı sponsorluğunu sürdüren şirket, 60'ıncı yılı dolayısıyla TEMA Vakfı aracılığıyla ve bayilerinin gönüllü desteğiyle hayata geçirilen “İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı” projesiyle sürdürülebilirlik anlayışını üretim faaliyetlerinin ötesine taşıyarak doğaya ve gelecek nesillere değer yaratma vizyonunu somut bir projeyle ortaya koydu. 2050 NET SIFIR HEDEFI DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Sürdürülebilirlik stratejilerini karbon emisyonlarının azaltılması, su tüketiminin düşürülmesi ve döngüsel ekonominin yaygınlaştırılması olmak üzere üç temel öncelik üzerine inşa ettiklerini ifade eden Kerem Kürklü, “2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı, 2030 yılına kadar su tüketimimizi yüzde 50 azaltmayı ve geri dönüştürülemeyen atık miktarını sıfıra indirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda üretim süreçlerimizi sürekli geliştirirken, enerji verimliliğimizi artırıyor, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırıyor ve döngüsel ekonomi yaklaşımını tüm operasyonlarımıza entegre ediyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarımızı da yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan teknolojiler olarak değil, çevresel etkimizi azaltan önemli dönüşüm araçları olarak değerlendiriyoruz” dedi. n İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü

Yüksek yangın direncine sahip doğru yalıtım ürünleri ile İzocam; olası tehlikelere karşı sizi, sevdiklerinizi ve yapılarınızı korur. YANGINA KARŞI KORUR! İZOCAM

6 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER ŞIŞECAM’IN GLOBAL GENÇ YETENEK PROGRAMI ‘TOGETHER’ IÇIN BAŞVURULAR BAŞLIYOR Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam, faaliyet gösterdiği bölgelerde kalkınmaya destek olmak, genç yetenekleri iş dünyasına kazandırmak ve geleceğin yetkinliklerine sahip profesyonellerin gelişimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Global Genç Yetenek Programı Together’ın 10. dönem başvurularını almaya hazırlanıyor. Üniversitelerin son sınıfında öğrenim gören öğrenciler ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri, 21 Eylül – 18 Ekim 2026 tarihleri arasında programa başvurularını gerçekleştirebilecek. Şişecam’ın genç yeteneklere uzun dönemli staj deneyimi sunan Together programında adaylar; değerlendirme süreçlerinin ardından Şişecam Genel Merkezi, üretim tesisleri ve Şişecam Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezi’ndeki farklı projelerde görev alma fırsatı yakalayacak. Program süresince part-time çalışma deneyiminin yanı sıra eğitim ve gelişim olanaklarından yararlanacak genç yetenekler, global bir şirketin iş yapış biçimini yakından deneyimleyerek profesyonel hayata hazırlanacak. GENÇ YETENEKLER, ŞIŞECAM’IN GLOBAL DÜNYASINA TOGETHER ILE KATILIYOR İlk kez 2017 yılında hayata geçirilen Global Genç Yetenek Programı Together, geçen yıllar içinde Şişecam’ın genç yetenek kazanımında önemli programlarından biri haline geldi. Program kapsamında gençler, üniversiteden iş hayatına geçiş sürecinde Şişecam profesyonellerinin deneyimlerinden yararlanırken, farklı fonksiyonlarda gerçek iş deneyimi kazanma fırsatı buluyor. Together ile genç yetenekler; Genel Müdürlük birimleri, üretim tesisleri ve Şişecam Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezi’nde görev alabiliyor. Programın global yapısı sayesinde katılımcılar, Şişecam’ın faaliyet gösterdiği farklı ülkelerdeki çalışma ortamlarını ve global iş kültürünü tanıma fırsatı da elde edebiliyor. Şişecam’ın güncel kariyer yaklaşımında Together, genç yeteneklerin hem bilgi ve deneyimlerini geliştirmelerini hem de kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapmalarını destekleyen uzun dönemli staj programı olarak konumlanıyor. Program kapsamında bugüne kadar 1611 genç yetenekten 608’i stajları sonrasında profesyonel iş yaşamlarına Şişecam’da devam etti. Global Genç Yetenek Programı Together’a başvurular, 21 Eylül – 18 Ekim 2026 tarihleri arasında Şişecam’ın kariyer kanalları üzerinden gerçekleştirilecek. n

7 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER OZAN TURAN: “YALITIM, SÜRDÜRÜLEBILIR YAPILAŞMANIN TEMEL UNSURLARINDAN BIRI” Binalarda enerji tüketiminin ve karbon ayak izinin azaltılmasında yalıtımın rolü giderek önem kazanıyor. 15–24 Eylül Sürdürülebilirlik Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, sürdürülebilir yapılaşmanın temel unsurlarından biri olan enerji verimliliğine dikkat çekerek şirketin üretimden ürün geliştirmeye uzanan sürdürülebilirlik çalışmalarını aktardı. İklim değişikliğiyle mücadelede enerji tüketiminin azaltılması, yapı sektörünün öncelikli gündemleri arasında yer alıyor. Binalarda ısı kayıplarının azaltılması, kullanım sürecinde daha az enerji tüketilmesine ve buna bağlı karbon emisyonlarının sınırlandırılmasına katkı sağlıyor. Bu nedenle doğru malzeme seçimi ve doğru uygulama, yapıların enerji performansının iyileştirilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Sürdürülebilir yapılaşmanın temelinde enerji verimliliğinin yer aldığını belirten ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yalıtımın binaların enerji performansını iyileştirerek kullanım sürecindeki çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağladığını vurguluyor. Turan, sürdürülebilirliğin yalnızca yapıların kullanım aşamasıyla sınırlı olmadığını, üretimden ürünlerin yaşam döngüsüne kadar bütünsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek şirketin çalışmalarını şöyle anlatıyor: “ODE Yalıtım olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ‘Sıfır Karbon Misyonu' ve ‘Yeşil Dünya Hedefimiz' doğrultusunda yürütüyoruz. Çevresel etkilerimizi azaltmayı, kaynakları verimli kullanmayı ve döngüsel ekonomiye katkı sağlamayı önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu yaklaşımımızı yalnızca üretim süreçlerimizle sınırlı tutmuyor, tedarik zincirimizden ürün ve çözüm portföyümüze kadar tüm iş yapış biçimlerimize yansıtıyoruz.” KAYNAK VERIMLILIĞI VE DÖNGÜSEL EKONOMIYE ODAKLANIYOR ODE'nin sürdürülebilirlik yaklaşımında atık yönetimi ve geri dönüşüm önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda Eskişehir ve Çorlu üretim tesisleri 2022 yılında Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazandı. Geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının da kaynak verimliliği açısından önemli bir başlık olduğunu belirten Turan, üretim süreçlerindeki uygulamalara ilişkin şu bilgileri paylaşıyor: “Camyünü üretimimizde yüzde 80'in üzerinde geri dönüştürülmüş malzeme kullanıyoruz.. Üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizde atıkların kaynağında azaltılmasını ve kaynakların etkin kullanılmasını hedefleyen uygulamalar yürütüyoruz.” DÖNGÜSEL EKONOMI YAKLAŞIMINI ÜRÜN PORTFÖYÜNE YAYIYOR ODE, 2025 yılında bünyesine kattığı DKM İnşaat ve Danışmanlık ile birlikte geri dönüştürülmüş hammadde kullanımını ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma çözümlerine de taşıyor. DKM, 10 yılı aşkın süredir kauçuk imalat atıklarının tamamını geri dönüştürerek şap altı ses yalıtım şilteleri ve titreşim alıcı ürünler üretiyor. Ömrünü tamamlamış lastikleri de eşdeğer ürünlerin üretiminde değerlendiren DKM'nin her iki ürün grubunda kullandığı geri dönüştürülmüş malzeme oranı yüzde 94'e ulaşıyor. Turan, “DKM ile birlikte sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ürün ve çözüm portföyümüzün tamamına yaymayı hedefliyoruz. Üretim atıklarının yeniden değerlendirilerek farklı ürünlerde kullanılması ve ömrünü tamamlamış lastiklerin ekonomiye yeniden kazandırılması, döngüsel ekonomi yaklaşımımızın önemli örnekleri arasında yer alıyor” diyor. YENILENEBILIR ENERJI YATIRIMLARINI ARTIRIYOR Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımları da ODE'nin sürdürülebilirlik stratejisinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Şirketin yenilenebilir enerji yatırımlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Turan, “Sürdürülebilir üretim vizyonumuz doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarımıza devam ederken, üretim tesislerimizde enerji verimliliğini artırmaya ve kaynak kullanımını daha verimli hale getirmeye yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Eskişehir tesislerimizde kullanılan çatı tipi güneş enerji sistemlerinin yanı sıra Çorlu üretim tesisimizde de yenilenebilir enerji kullanımını destekleyen çalışmalar yürütüyoruz.” diyor. n

8 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER KIŞ ÖNCESINDE ISI YALITIMIYLA BINALARIN ENERJI PERFORMANSI GÜÇLENIYOR Kış öncesi alınacak ısı yalıtımı kararı, binaların dört mevsim performansını doğrudan etkiliyor. Nitelikli ve doğru uygulanmış ısı yalıtımı; enerji tüketiminden iç mekân konforuna, nem kontrolünden yapı elemanlarının korunmasına kadar birçok alanda avantaj sağlıyor. Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, “Isı yalıtımı bir binanın yalnızca kış performansını belirlemiyor. Doğru sistem ve uygulamayla yapı, dört mevsim daha dengeli bir ısıl performans gösteriyor” diyor. Kış ayları yaklaşırken ısınma ihtiyacıyla birlikte enerji tüketimi ve konutların enerji performansı da yeniden gündeme geliyor. Nitelikli malzeme ve uzman uygulamayla gerçekleştirilen ısı yalıtımı; kışın ısı kayıplarını azaltırken yazın da sağladığı enerji tasarrufuyla yüksek faturaların önüne geçiyor. Türkiye’de binaların enerji verimliliğini artırmaya yönelik düzenlemelerin son dönemde güçlendirilmesi de ısı yalıtımının önemini artırıyor. Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, kış gelmeden önce yapılacak ısı yalıtımının enerji verimliliğinden yapı konforuna kadar uzanan 5 kritik faydasına dikkat çekiyor. ISI KAYIPLARINI AZALTARAK ENERJI TÜKETIMINI DÜŞÜRÜYOR Isı yalıtımının binalarda enerji tüketimini azaltmanın en etkili yollarından biri olduğuna dikkat çeken Meltem Bayraktar San, “Doğru uygulanan bir ısı yalıtım sistemi, kış aylarında iç ortam ile dış ortam arasındaki ısı transferini sınırlandırarak daha az enerjiyle daha konforlu bir ortam oluşturulmasına yardımcı oluyor. Böylece ısıtma sistemlerinin daha düşük kapasitede ve daha kısa süre çalışması yeterli olurken, binanın enerjiyi daha verimli kullanması mümkün hale geliyor. Özellikle kış aylarında iç ve dış ortam arasındaki sıcaklık farkının arttığı dönemlerde, yalıtımın ısı kayıplarını azaltmadaki rolü daha da belirginleşiyor” dedi. NEM VE RUTUBET RISKINI AZALTARAK DAHA NITELIKLI YAŞAM ALANLARI OLUŞTURUYOR Isı yalıtımının yalnızca ısınma ihtiyacını azaltmakla kalmadığına dikkat çeken Bayraktar San, “Özellikle kış aylarında, yalıtımı yetersiz binalarda iç ve dış ortam arasındaki sıcaklık farkının artması, iç yüzeylerin sıcaklığının düşmesine ve yoğuşma riskinin yükselmesine neden olabiliyor. İç ortam havasındaki nemin soğuk yüzeylerle temas etmesiyle ortaya çıkabilen yoğuşma, özellikle dış duvarlarda ve ısı köprülerinin bulunduğu noktalarda daha belirgin hale gelebiliyor. Zamanla rutubet ve küf oluşumuna yol açabilen bu durum, yaşam alanlarının kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Nitelikli ve doğru uygulanmış bir ısı yalıtım sistemi ise iç yüzeylerin daha sıcak kalmasına yardımcı olarak yoğuşma ve buna bağlı nem oluşumu riskini azaltıyor; böylece iç mekan hava kalitesinin iyileşmesine katkı sağlıyor” diye konuştu. İÇ MEKÂN KONFORUNU ARTIRIYOR Isı yalıtımının iç ortam sıcaklığının daha dengeli ve konforlu kalmasına yardımcı olduğuna vurgu yapan Bayraktar San, “Nitelikli ve doğru uygulanmış bir yalıtım sistemi, yaz aylarında dış ortamdan iç mekâna gerçekleşen ısı geçişini sınırlandırarak yaşam alanlarının daha konforlu kalmasına katkı sağlıyor. Kışın iç ortam sıcaklığının korunmasına, yazın ise dış ortam sıcaklığının iç mekâna etkisinin azaltılmasına yardımcı olan yalıtım, mevsim koşullarının iç mekânda daha az hissedilmesini sağlıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yazı, Türkiye’de son 55 yılın en sıcak ikinci yaz mevsimi olarak kayıtlara geçti. Bu tablo, yaz aylarında da binaların ısı performansının ve ısı yalıtımının önemini ortaya koyuyor” diye konuştu. n Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San

Bilgi almak için QR kodu okutabilirsiniz. Fevzipaşa Mah. Kınalı Kavşağı Cad. No:123 ve 123/1 Silivri / İstanbul 444 88 78 (212) 670 51 51 bilgi@standartizolasyon.com www.standartizolasyon.com

10 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER YALITIMDA KALITE, BILGIYLE BAŞLAR Yalıtım sektöründe teknolojiler gelişiyor, ürün performansları sürekli artıyor ve yapıların ihtiyaçları daha detaylı analiz ediliyor. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen değişmeyen temel bir gerçek var: Bir yalıtım sisteminin başarısını yalnızca kullanılan ürün değil, doğru uygulama belirler. En yüksek teknik özelliklere sahip ürünler bile doğru uygulanmadığında beklenen performansı sağlayamaz. Bu nedenle sektörde kaliteyi ve katma değeri artırmanın yolu, yenilikçi ürünler geliştirmenin yanı sıra bu ürünleri doğru uygulayacak bilgi ve deneyime sahip uygulayıcılar yetiştirmekten geçmektedir. Yalıtım uygulamaları; doğru ürün seçimi, uygun yüzey hazırlığı, detay çözümü ve uygulama tekniklerinin bir bütün olarak ele alınmasını gerektiren teknik bir süreçtir. Her yapının kullanım amacı, bulunduğu coğrafi koşullar ve maruz kalacağı etkiler farklıdır. Özellikle su yalıtımı, yapıların korunması ve güvenliği açısından kritik bir mühendislik disiplinidir. Suyun yapı elemanlarına kontrolsüz şekilde nüfuz etmesi; donatı korozyonu, beton dayanımında azalma, küf oluşumu ve yapısal hasarlar gibi birçok soruna neden olabilir. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde su yalıtımı, yapı güvenliğinin önemli unsurlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Sektörde yıllardır vurgulanan "doğru detay, doğru ürün ve doğru işçilik" yaklaşımı, kaliteli yalıtımın temelini oluşturur. Bu üç unsurdan herhangi birinin eksik olması, sistem performansını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle uygulama kalitesinin artırılması, sektörün tüm paydaşlarının ortak sorumluluğudur. Bu noktada uygulama bayileri ve ustaların eğitimi büyük önem taşımaktadır. Yeni ürün teknolojileri, değişen yönetmelikler ve gelişen uygulama yöntemleri, saha ekiplerinin teknik bilgilerinin sürekli güncellenmesini gerekli kılmaktadır. Eğitim faaliyetleri, ürün bilgisinin aktarılmasının yanı sıra doğru uygulama alışkanlıklarının kazanılmasını, uygulama hatalarının azaltılmasını ve sektör genelinde ortak kalite standartlarının oluşmasını sağlamaktadır. BTM olarak kalite anlayışımızı yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı görmüyor; ürünün geliştirilmesinden uygulama sürecine ve kullanım ömrü boyunca gösterdiği performansa kadar tüm aşamaları kapsayan bir yaklaşım benimsiyoruz. Türkiye genelindeki bayi ağımız ve teknik ekiplerimiz aracılığıyla düzenli saha ziyaretleri gerçekleştiriyor, uygulama firmaları ve uygulayıcılarla sürekli iletişim içinde çalışıyoruz. Sahadan elde ettiğimiz deneyimler ve geri bildirimler doğrultusunda teknik destek süreçlerimizi geliştirerek uygulama kalitesinin yükselmesine katkı sağlıyoruz. Bayilerimize ve uygulayıcı ustalarımıza yönelik teknik eğitimlerde; ürün özelliklerinin yanı sıra yüzey hazırlığı, doğru ürün seçimi, detay çözümleri ve uygulama teknikleri hem teorik hem de uygulamalı olarak aktarılıyor. Üretim tesislerimizde gerçekleştirilen eğitimlerle katılımcılar, farklı sistemleri yerinde inceleme ve doğru uygulama yöntemlerini deneyimleme fırsatı buluyor. Teknik destek süreçlerimizle de ürün seçiminden uygulama aşamasına kadar projelere çözüm odaklı katkı sağlıyoruz. Bunun yanında teknik dokümanlar, uygulama talimatları ve sistem detayları aracılığıyla uygulayıcıların ihtiyaç duyduğu bilgilere kolayca ulaşmasını destekliyoruz. Günümüzde yalıtım sektöründe rekabet yalnızca ürün performansıyla değil; teknik destek, bilgi paylaşımı, eğitim faaliyetleri ve uygulama kalitesiyle de şekillenmektedir. Bayiler ve uygulayıcılar, doğru uygulama kültürünün yaygınlaşmasında önemli bir role sahiptir. Sürdürülebilir kalite; üretici, bayi ve uygulayıcının ortak teknik bakış açısıyla hareket etmesiyle mümkündür. n

11 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER SAINT-GOBAIN TÜRKIYE CEO’SU SAVCI: GÜVENLI YAPI TERCIH DEĞIL, ERTELENEMEZ BIR ZORUNLULUK Saint-Gobain’in küresel sürdürülebilir inşaat buluşma platformu Sustainable Construction Talks, ilk kez Türkiye’de düzenlendi. İstanbul’da gerçekleştirilen buluşmada sektörün önde gelen isimleri, Türkiye’nin deprem riskine karşı daha güvenli ve dirençli yapılar oluşturma sorumluluğunu, iklim kriziyle mücadele ve düşük karbonlu yapılaşma hedefleriyle birlikte ele aldı. Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD Başkanı Murat Savcı deprem ve iklim değişikliğinin ele alındığı programdaki konuşmasında Türkiye gibi bir deprem ülkesinde güvenli yapıların bir tercih değil, ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyledi. Yapı sektörünün sürdürülebilir dönüşümü, yalnızca çevresel etkilerin azaltılmasıyla sınırlı kalmıyor; güvenli, dayanıklı, enerji verimli ve insan yaşamını merkeze alan kentlerin oluşturulmasını da kapsıyor. Türkiye’de deprem riski ve iklim krizinin yarattığı ihtiyaçlar, yapı sektörünün dönüşümünü daha da kritik hale getiriyor. Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi sürdürülebilir inşaata geçişi hızlandırmayı amaçlayarak uluslararası bir buluşma platformu Saint-Gobain Construction Talks’u hayata geçirdi. İlki 2023’te Paris’te düzenlenen seri; mimarlardan mühendislere, akademisyenlerden politika yapıcılara, finans dünyasından sivil toplum temsilcilerine kadar inşaat değer zincirinin tüm paydaşlarını aynı platformda buluşturuyor. Her buluşmada, ülkelerin kendi öncelikleri ve zorunlulukları masaya yatırılıyor. Bu yıl ise söz konusu küresel platform, Türkiye’de sektörün önde gelen paydaşlarını bir araya getirdi. Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD Başkanı Murat Savcı, Construction Talks açılış konuşmasında sürdürülebilir dönüşümün sektörün ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. “Yapı sektörü olarak iki büyük sınavla karşı karşıyayız: Deprem ve iklim krizi. Türkiye’nin deprem gerçeği, güvenli ve dayanıklı yapılar üretmenin bir tercih değil, ertelenemez bir zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Diğer yandan, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ının binalar ve inşaat faaliyetleriyle ilişkili olması, sektörümüzün iklim kriziyle mücadeledeki kritik rolünü gösteriyor. Bu iki konuyu birbirinden bağımsız ele alamayız. Bugün inşa ettiğimiz ve dönüştürdüğümüz her yapının hem gelecek nesiller için güvenli ve dirençli olması hem de çevresel etkilerinin ve karbon ayak izinin azaltılması gerekiyor. Saint-Gobain olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı ve sürdürülebilir inşaatta dünya lideri olma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeyi misyon ediniyoruz. Ancak sürdürülebilir bir yapı sektörüne geçişin hiçbir şirketin tek başına gerçekleştirebileceği bir dönüşüm olmadığının bilincindeyiz. Mimarlar, mühendisler, müteahhitler, malzeme üreticileri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları olarak değer zincirinin tüm paydaşlarının ortak bir hedef doğrultusunda hareket etmesi gerekiyor. Sustainable Construction Talks platformunu Türkiye’ye taşıyarak, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde sektörümüzün önceliklerini ve çözüm önerilerini birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Daha güvenli, daha dirençli, daha az kaynak tüketen ve düşük karbonlu yapılar için bugün doğru kararları birlikte almak zorundayız.” n

12 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER YALITIM SEKTÖRÜNÜN GENEL SORUNU: BÜYÜMEYI DEĞERE DÖNÜŞTÜREMEMEK! Türkiye’de yalıtım sektörü; enerji verimliliği, deprem güvenliği, kentsel dönüşüm, sürdürülebilir yapılaşma ve yeni mevzuat düzenlemeleri açısından son derece yüksek bir potansiyele sahiptir. Buna rağmen sektörün bu potansiyeli her zaman sağlıklı bir verime, kalite artışına ve sürdürülebilir rekabete dönüştürebildiğini söylemek zordur. Bana göre sektörün en büyük sorunu tek bir başlıkla açıklanamaz. Kapasite fazlası, fiyat rekabeti ve kalite algısı birbirinden bağımsız problemler değildir; aksine birbirini besleyen bir yapının parçalarıdır. Ancak bu üç başlık içinde en kritik unsurun kalite algısının ve kalite bilincinin yetersizliği olduğunu düşünüyorum. Çünkü kalite algısı yeterince güçlü olmadığında, kapasite fazlası doğrudan fiyat rekabetine dönüşür; fiyat rekabeti de zamanla nitelikli üreticinin, doğru uygulamanın ve uzun ömürlü ürünlerin değerini görünmez hale getirir. Yalıtım, yapının yalnızca konforunu artıran bir uygulama değildir. Isı yalıtımı enerji tüketimini azaltır, su yalıtımı taşıyıcı sistemin korozyona karşı korunmasına katkı sağlar, ses yalıtımı yaşam kalitesini yükseltir, yangın yalıtımı ise can güvenliği açısından kritik rol oynar. Bu nedenle yalıtım ürünlerini yalnızca metrekare fiyatı üzerinden değerlendirmek, yapının uzun vadeli performansını göz ardı etmek anlamına gelir. Kısa vadede ucuz görünen ürün veya eksik uygulama, uzun vadede enerji kaybı, bakım-onarım maliyeti, yapı hasarı ve güvenlik riski olarak geri dönebilmektedir. Bugün sektörümüzde özellikle su yalıtımı alanında çok belirgin bir sorunla karşı karşıyayız. Üretim kapasitesinin artması tek başına olumsuz bir gelişme değildir; hatta doğru yönetildiğinde ihracat, ölçek ekonomisi ve ürün çeşitliliği açısından önemli fırsatlar yaratır. Ancak kapasite artışı, standart dışı üretim ve yetersiz denetimle birleştiğinde pazarda fiyatı tek belirleyici unsur haline getirebiliyor. Bu durumda kaliteli üretim yapan, Ar-Ge’ye, sürdürülebilirliğe ve teknik hizmete yatırım yapan firmalar haksız bir rekabet baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Enerji ithalatı yüksek olan bir ülkede doğru ısı yalıtımı, yalnızca yapı kullanıcısının faturasını azaltmaz; aynı zamanda ülkenin enerji verimliliği hedeflerine katkı sağlar. Benzer şekilde doğru su yalıtımı, sadece rutubeti önlemez, betonarme yapının servis ömrünü koruyan temel unsurlardan biridir. Bu bilincin, hem yatırımcıda hem müteahhitte hem uygulamacıda hem de son kullanıcıda güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu noktada sektörün kendi içinde de daha sorumlu bir pozisyon alması gerektiğine inanıyorum. Üreticiler olarak yalnızca daha fazla satmayı değil, doğru ürünün doğru detayda ve doğru uygulamayla kullanılmasını öncelik haline getirmeliyiz. Uygulamacı eğitimleri, paydaş bilgilendirmeleri, teknik şartname desteği, ürün belgelendirme süreçleri ve uzun vadeli performans garantileri bu anlayışın parçası olmalıdır. Sektör ancak bu şekilde fiyat rekabetinden değer rekabetine geçebilir. Yalıtım sektörünün önümüzdeki dönemde büyüme potansiyeli yüksektir. Kentsel dönüşüm, deprem güvenliği, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, karbon azaltımı ve mevcut bina stokunun yenilenmesi bu potansiyeli desteklemektedir. Ancak büyümek tek başına yeterli değildir. Asıl mesele, bu büyümeyi kaliteli üretime, nitelikli uygulamaya, kurumsal güvene ve sürdürülebilir kârlılığa dönüştürebilmektir. Sonuç olarak, sektörümüzün temel sorunu kapasite fazlası ya da fiyat rekabeti değildir; bunlar daha derindeki bir problemin sonuçlarıdır. Asıl sorun, yalıtımın yapı güvenliği, enerji verimliliği ve uzun ömürlü yapı performansı açısından taşıdığı değerin yeterince güçlü algılanmamasıdır. Bu algıyı değiştirebildiğimiz ölçüde, sektörümüz yalnızca büyüyen değil, aynı zamanda kazanan, kazandıran ve ülkeye değer üreten bir sektör haline gelecektir. n BTM A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı C. Levent Ürkmez

14 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER MEGARON’DAN ÇATILARDA ENERJİ ÜRETİMİNE ESTETİK VE YENİLİKÇİ ÇÖZÜM: MEGAVOLT BIPV ENERJİ MODÜLÜ Megaron Çatı Teknolojileri, geliştirdiği Megavolt BIPV Enerji Modülü ile çatı kaplama sistemlerini güneş enerjisi teknolojisiyle buluşturuyor. Çatı mimarisine uyum sağlayan Megavolt BIPV enerji modülü, estetik görünümü ve enerji üretimini tek bir sistemde bir araya getiriyor. Yapı sektöründe enerji verimliliği ve sürdürülebilir çözümler giderek daha fazla önem kazanırken, çatılar da yalnızca yapıları dış etkenlerden koruyan bir unsur olmaktan çıkarak enerji üreten yapı bileşenlerine dönüşüyor. Megaron Çatı Teknolojileri, Megavolt BIPV Enerji Modülü ile bu dönüşüme yenilikçi bir çözüm sunuyor. Çatı Kaplamasıyla Bütünleşen Güneş Enerjisi Teknolojisi Bina ile bütünleşik fotovoltaik (BIPV) teknolojisini çatı sistemlerine taşıyan Megaron, geleneksel güneş paneli uygulamalarından farklı olarak çatı kaplamasıyla uyumlu bir yapı sunuyor. Megaron S Kiremit ile tam uyumlu olarak tasarlanan sistem, çatı yüzeyinde bütüncül ve estetik bir görünüm oluştururken güneş enerjisinden elektrik üretimine olanak tanıyor. Özellikle mimari bütünlüğün ön planda olduğu projelerde, enerji üretimi ile çatı tasarımını bir arada değerlendirmek isteyen profesyoneller için alternatif bir çözüm oluşturuyor. KOMPAKT TASARIM, VERIMLI ALAN KULLANIMI 97 Wp maksimum güç kapasitesine sahip Megavolt BIPV Enerji Modülü, yaklaşık 42,6 x 150 cm boyutlarıyla özellikle hareketli ve farklı geometrilere sahip çatılarda alanın verimli kullanılmasına yardımcı oluyor. Metrekare başına 185 Wp üretim potansiyeli sunan sistemde, 1 kWp kurulu güç için yaklaşık 5,41 m² alan yeterli oluyor. Montaja hazır olarak sunulan modüllerin yalnızca üç vida ile sabitlenebilmesi, uygulama sürecini pratikleştirirken montaj kolaylığı sağlıyor. ULUSLARARASI TESTLERLE DESTEKLENEN GÜVENILIR PERFORMANS Megavolt BIPV Enerji Modülü, yapı ve güneş enerjisi sektörlerinin teknik gereklilikleri doğrultusunda çeşitli uluslararası testlerden geçirilmiştir. IEC 61215 ve IEC 61730 standartları kapsamında sertifikalandırılan ürün; rüzgâr kaldırma, kar yükü ve yangın performansı testleriyle de destekleniyor. 10 yıl ürün garantisine sahip Megavolt, performans garantisi kapsamında 25. yıl sonunda nominal gücünün %83'ünü korumayı taahhüt ediyor. GELECEĞIN ÇATILARI ENERJI ÜRETIYOR Megaron Çatı Teknolojileri, Megavolt ile çatı sistemlerinde estetik, işlevsellik ve enerji üretimini bir araya getirerek sürdürülebilir yapı teknolojilerine yönelik ürün portföyünü güçlendiriyor. Geleneksel çatı anlayışını enerji üreten yapı sistemleriyle buluşturan Megavolt, geleceğin mimarisinde çatıların üstleneceği yeni role dikkat çekiyor. n

15 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER KIŞ YAKLAŞIRKEN ENERJI TASARRUFUNUN ANAHTARI: ISI YALITIMI Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte binalarda ısınma ihtiyacı ve enerji tüketimi artıyor. Isıtma için kullanılan enerjinin verimliliğinde binanın yalıtım durumu önemli bir rol oynuyor. Isı yalıtımı, bina ile dış ortam arasındaki ısı geçişini sınırlandırarak ısı kayıplarını azaltıyor; böylece ısınma için gereken enerji miktarının düşürülmesine katkı sağlıyor. Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte binaların ısınma ihtiyacı da artıyor. Yalıtımın yetersiz olduğu yapılarda iç ortam sıcaklığını korumak daha fazla enerji gerektirirken, doğru yalıtım uygulamaları binanın enerji performansını destekliyor. Dış cephe, çatı ve temelde kullanılan yalıtım çözümleri, ısı kayıplarının azaltılmasına ve iç ortam sıcaklığının tım performansını da dikkate almak gerekiyor. Doğru ısı yalıtımı, ısı kayıplarının azaltılmasına yardımcı olarak kullanılan enerjiden daha fazla verim alınmasını sağlıyor. TS 825 – Binalarda Isı Yalıtım Kuralları standardı da binalarda enerji performansının artırılması ve ısı kayıplarının sınırlandırılması için önemli bir çerçeve sunuyor. 2025'te güncellenen standartla birlikte Türkiye'de iklim bölgelerinin sayısı altıya çıktı, U değerleri ve enerji limitleri güncellendi, bu da binalarda yalıtım uygulamalarının iklim koşullarına göre ele alınmasını sağladı. Kış başlamadan önce yalıtımın durumunu kontrol etmek, varsa eksikleri belirlemek ve gerekli iyileştirmeleri değerlendirmek bu açıdan önemli. n Marshall, yeni ürünü Luksima Silikonlu Özel Mat ile yaşam alanlarında ultra kapatıcılık sunuyor. 5 kat daha fazla silinebilen ve yıkanabilen yapısıyla dikkat çeken Luksima Silikonlu Özel Mat, 15 litre ile 200 m2’ye yakın alan boyayabiliyor. Sıçratmaz ve kolay uygulanabilir yapısıyla ise ustalar için boya uygulamada “ses getiren ustalık” vadediyor. AkzoNobel çatısı altındaki dekoratif boya markası Marshall yenilikçi teknolojilerle geliştirdiği yeni ürünü Luksima Silikonlu Özel Mat, SmartSil Teknolojisi ile geliştirilen özel formülüyle, iç cephe boyalarında performans ve pratikliği bir araya getiriyor. Ultra kapatıcı özelliğiyle dikkat çeken Luksima Silikonlu Özel Mat, zorlu renk geçişlerinde bile kusursuz sonuç sunarak kullanıcı deneyimini zenginleştiriyor. Ürün, 15 litre ile 200 m2’ye kadar alanı boyayabiliyor. Böylece hem zamandan hem boyadan tasarruf da sağlıyor. 5 KAT DAHA FAZLA SILINEBILIR, YIKANABILIR Yüksek kapatıcılığa sahip Luksima, uygulayıcılara “ses getiren ustalık” vadediyor. Özel SmartSil formülü sayesinde silinmelere karşı 5 kat daha dayanıklı sonuç veren ürün, yıkanabilir yapısıyla uzun kullanım ömrü sunuyor. Luksima Silikonlu Özel Mat, hem ustaların işlerinde en büyük yardımcısı hem de evlerin estetik görünümünü yıllarca muhafaza eden güçlü bir çözüm olarak öne çıkıyor. Tüm bunlara ek olarak kokusuz ve çevre dostu yapısıyla hem ustalar hem de ev sahiplerinin tercih sebebi oluyor. n MARSHALL’DAN “SES GETIREN USTALIK” ÜRÜNÜ: LUKSIMA SILIKONLU ÖZEL MAT korunmasına yardımcı oluyor. Kış öncesinde mevcut binalarda yalıtımın durumunun kontrol edilmesi, olası eksiklerin belirlenmesi açısından önem taşıyor. Yalıtımın yalnızca tek bir yapı elemanında değil, binanın bütününde değerlendirilmesi enerji verimliliği açısından daha bütüncül bir yaklaşım sağlıyor. Doğru uygulamalar aynı zamanda iç ortam sıcaklığının daha dengeli tutulmasını destekleyerek kış aylarında konforlu yaşam alanları oluşturulmasına katkı sunuyor. ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, kış öncesinde binaların yalıtım durumunun gözden geçirilmesinin önemine dikkat çekerek şunları söylüyor: “Kış aylarında artan ısınma ihtiyacını daha verimli karşılamak için binanın yalı-

16 HABERLER ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 ŞIŞECAM, GLASSTEC FUARI'NDA YÜKSEK PERFORMANSLI MIMARI CAM ÇÖZÜMLERINI SERGILEYECEK Düz cam faaliyet alanında güçlü üretim ve Ar-Ge kabiliyetleriyle küresel ölçekte faaliyet gösteren Şişecam, uzun yıllardır düzenli olarak katıldığı Glasstec'te bir kez daha sektör profesyonelleriyle bir araya gelecek. Düsseldorf'ta gerçekleştirilecek fuarda Şişecam, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gereksinimlerine cevap veren yüksek performanslı mimari cam çözümlerini sergileyecek. Fuar boyunca mimarlar, cam ve cephe sektörü profesyonelleri, tedarikçiler ve iş ortaklarıyla buluşacak olan Şişecam, ileri teknoloji cam çözümlerini ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Şişecam'ın Glasstec 2026'da öne çıkaracağı başlıkların başında, yeni kaplamalı cam hattı yatırımlarıyla genişleyen ürün portföyü ve artan üretim kapasitesi yer alıyor. İtalya, Bulgaristan ve Türkiye’de hayata geçirilen yatırımlarla kaplamalı cam üretim kapasitesini iki katına çıkaran Şişecam, modern yapıların değişen performans ihtiyaçlarına yönelik geniş bir ürün portföyü sunuyor. Şişecam’ın kaplamalı cam ürün aileleri, enerji verimliliğinden güneş kontrolüne ve ısı yalıtımına kadar farklı performans beklentilerine cevap verirken, üretim yapılan ve ürünlerin kullanıldığı coğrafyaların yapı standartları ile yasal düzenlemelerine uygun çözümler geliştiriyor. Bu yaklaşım, Şişecam’ın farklı pazarlardaki ihtiyaçlara esnek biçimde yanıt vermesini ve yapı sektörünün dönüşen gereksinimlerine yönelik çözümler sunmasını sağlıyor. Şişecam'ın fuarda sergileyeceği ürün grupları arasında kuş dostu cam çözümleri de yer alıyor. Kuşların binalara çarpması sonucu oluşan kazaları azaltmaya yardımcı olan özel desen ve uygulama seçenekleriyle öne çıkan ve farklı cam çözümleriyle birlikte kullanılabilen Şişecam BirdProtec, mimari tasarım ile çevresel duyarlılığı bir araya getiriyor. Kuş dostu cam çözümleri, özellikle geniş cam yüzeylerin kullanıldığı cephe uygulamalarında kuş güvenliğini önceliklendiren tasarım alternatifleri sunuyor. Glasstec 2026 kapsamında Şişecam; yenilikçi mimari cam çözümlerini, geniş ürün portföyünü ve cam değer zinciri genelindeki uzmanlığını yansıtan global referans projelerini ziyaretçilerle paylaşacak. Ziyaretçiler, Şişecam'ın küresel üretim gücünün, ileri teknoloji kabiliyetlerinin, sürdürülebilirlik odaklı inovasyonlarının ve müşteri odaklı yaklaşımının her ölçekteki projeye yönelik güvenilir ve yüksek performanslı çözümlere nasıl dönüştüğünü yakından deneyimleme fırsatı bulacak. Şişecam ayrıca iş ortaklarıyla uzun vadeli ve güvene dayalı iş birlikleri geliştirme vizyonunu da fuar boyunca vurgulayacak. Şişecam, inovasyon odaklı yaklaşımı ve ileri cam teknolojileriyle modern mimarinin değişen ihtiyaçlarına cevap verirken, daha sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmaya devam ediyor. n

17 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER KILIÇOĞLU BAYILERI, “100. YILA DOĞRU BIRLIKTE DAHA GÜÇLÜ” TEMASIYLA ANTALYA’DA BULUŞTU 2027 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanan Kılıçoğlu, Türkiye’nin farklı bölgelerinden bayilerini ve ailelerini 25 Eylül–4 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya Lara’daki Miracle Otel’de ağırladı. Yeni ürünlerin tanıtıldığı, 2026 yılının değerlendirildiği ve 100. yıl planlarının paylaşıldığı buluşmalarda, köklü iş ortaklıklarının temelini oluşturan güven ve ortak değerler öne çıktı. Kılıçoğlu Bayi Buluşmaları, “100. Yıla Doğru Birlikte Daha Güçlü” temasıyla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı bölgelerinden bayilerin ve ailelerinin katıldığı organizasyon, iş gündeminin yanı sıra birlikte vakit geçirme ve yaklaşan 100. yılın heyecanını paylaşma fırsatı sundu. Kılıçoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir, sunumlarında markanın 1927’den bugüne uzanan hikâyesini ana hatlarıyla bayilerle paylaştı. Güven, müşteri odaklılık, liderlik, değişim ve kalitenin bir asra ulaşma yolculuğundaki en önemli değerler olduğunu belirten Özaydemir, Kılıçoğlu’nun hiçbir zaman bu değerlerden ödün vermediğini vurguladı. Dürüst ve ahlaklı ticaret anlayışıyla bayilerle kurulan güven ilişkisinin, uzun soluklu birlikteliğin temelini oluşturduğunu ifade etti. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Burak Özaydemir, dünyadaki, Türkiye’deki ve sektördeki gelişmeleri değerlendirerek bunların çatı sektörüne yansımalarını bayilerle paylaştı. Kılıçoğlu’nun 100. yıl logosunu da tanıtan Özaydemir, 2027 yılında gerçekleştirilmesi planlanan etkinlikler hakkında bilgi verdi. Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Osman Özaydemir ise konuşmasında 2026 yılını değerlendirdi. Yeni ürünler ve planlanan etkinliklerle 100. yıla yönelik hazırlıkları paylaşarak önümüzdeki dönemin çalışmalarını aktardı. Genel toplantıların yanı sıra düzenlenen bölgesel görüşmelerde, bayilerle bölgelerine özel ihtiyaçlar, öneriler ve değerlendirmeler ele alındı. Karşılıklı görüş alışverişiyle yerel pazarların beklentileri ve iş birliğini geliştirecek fırsatlar değerlendirildi. Bayiler, toplantılardan kalan zamanlarda aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirerek yılın yorgunluğunu ve stresini geride bırakma fırsatı buldu. Verimli görüşmeler ve güzel anılarla tamamlanan organizasyon, Kılıçoğlu’nun 100. yılına doğru ilerlerken bayileriyle paylaştığı heyecanı ve birliktelik duygusunu güçlendirdi. n

DEĞERLI ÜYELERIMIZ VE SEKTÖR PAYDAŞLARIMIZ Sonbaharla birlikte yağışlı mevsime giriyor, sektörümüz açısından yılın en yoğun dönemlerinden birini yaşıyoruz. Çatı imalatlarının, bakım ve onarım çalışmalarının hız kazandığı bu dönemde, önümüzdeki kış mevsimine hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Kış ayları yaklaşırken çoğu zaman ısınma sistemlerimizi, pencerelerimizi ve yaşam alanlarımızı soğuk hava koşullarına hazırlıyoruz. Ancak yapılarımızı yağmurdan, kardan ve kuvvetli rüzgârlardan koruyan çatılarımızın da aynı özenle ele alınması gerekiyor. Çünkü çatılar, bir yapının yalnızca üst örtüsü değil; güvenliğini, dayanıklılığını ve kullanım konforunu doğrudan etkileyen temel yapı elemanlarından biridir. Her yıl özellikle kuvvetli rüzgârların ardından yaşanan çatı uçmaları ve çatı elemanlarının yerinden koparak çevreye savrulması, bu konunun önemini acı bir şekilde ortaya koyuyor. Bu olaylar yalnızca yapılarda hasara neden olmuyor; insan hayatını tehlikeye atabiliyor, park hâlindeki araçlara ve çevredeki diğer yapılara zarar verebiliyor. Oysa zamanında yapılacak kontroller ve gerekli bakım çalışmalarıyla bu risklerin önemli bir bölümü önlenebilir. Bu nedenle kış mevsimi öncesinde çatıların genel durumunun uzman kişilerce kontrol edilmesi büyük önem taşıyor. Çatı kaplamalarının, yalıtım katmanlarının, bağlantı ve sabitleme elemanlarının gözden geçirilmesi; güneş panelleri, antenler, havalandırma üniteleri ve benzeri ekipmanların çatıya bağlantılarının kontrol edilmesi gerekiyor. Bununla birlikte yağmur suyu giderlerinin ve tahliye sistemlerinin temizlenmesi, su birikmesine yol açabilecek sorunların giderilmesi ve mevcut hasarların büyümeden onarılması da ihmal edilmemeli. Burada özellikle vurgulamak istediğim bir konu var: Çatı bakımı, bir masraf kalemi olarak değil, yapının geleceğine yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmelidir. Küçük bir sızıntı, zamanında müdahale edilmediğinde taşıyıcı elemanlardan iç mekân kaplamalarına kadar pek çok noktada hasara yol açabilir. Benzer şekilde, gevşemiş bir bağlantının veya ihmal edilmiş bir detayın ilerleyen dönemde çok daha yüksek maliyetler doğurması mümkündür. Düzenli bakım ve önleyici kontroller, hem beklenmedik giderlerin azaltılmasına hem de çatı sistemlerinin kullanım ömrünün uzatılmasına katkı sağlar. Elbette güvenli ve uzun ömürlü çatılar oluşturmak yalnızca bakım yapmakla sınırlı değildir. Doğru tasarım, uygun malzeme seçimi, detayların teknik kurallara göre çözülmesi ve nitelikli işçilik, bir çatı sisteminin performansını belirleyen temel unsurlardır. Özellikle iklim koşullarının giderek daha değişken hâle geldiği günümüzde, çatılarımızın yoğun yağışlara ve kuvvetli rüzgârlara karşı dayanımını tasarım aşamasından itibaren dikkate almalıyız. ÇATIDER olarak sektörümüzde bu bilincin yaygınlaşmasını önemsiyor; çatıların güvenliği, uygulama kalitesi ve sürdürülebilir yapılaşma konularındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız yalnızca sektörümüzün gelişimine katkıda bulunmak değil, aynı zamanda yapılan uygulamaların insan yaşamına, yapılara ve çevreye sağladığı faydayı artırmaktır. Bu yaklaşımın önemli bir örneği olarak, Tarsus Belediyesi ve ÇATIDER’in teknik danışmanlığında hazırlanan kapsamlı Yeşil Çatı Yönetmeliği ve Uygulama Kılavuzu çalışmasının son hâline getirilmesini de paylaşmak isterim. 23 Temmuz ve 30 Eylül 2026 tarihlerinde Tarsus Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen çalışmalar; Tarsus Belediyesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi, ilgili meslek odaları ve üniversitelerden uzmanların katkılarıyla tamamlandı. Farklı disiplinlerin bilgi ve deneyimlerini bir araya getiren bu çalışma, yeşil çatı uygulamalarının teknik esaslarının belirlenmesi ve yerel yönetimler düzeyinde daha sistematik biçimde ele alınması açısından önemli bir adım niteliği taşıyor. Yeşil çatıların yaygınlaşmasının yağmur suyunun yönetimi, kentlerde ısı adası etkisinin azaltılması, enerji verimliliği ve yaşam kalitesinin artırılması gibi birçok alanda katkı sağlayacağına inanıyoruz. Hazırlanan çalışmanın, Tarsus’un yanı sıra ülkemizdeki diğer yerel yönetimlere de yol gösterici olmasını diliyoruz. Önümüzdeki dönemde sektörümüzün gelişimi kadar, ürettiğimiz çözümlerin güvenilirliği ve uzun vadeli performansı da belirleyici olacaktır. Bu doğrultuda üreticilerimizin, tasarımcılarımızın, uygulamacılarımızın, yapı sahiplerimizin ve ilgili kurumların ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşıyor. Sonbahar döneminin bu yoğun günlerinde tüm sektör paydaşlarımıza başarılı ve verimli bir çalışma dönemi diliyorum. Aynı zamanda bütün yapı sahiplerini, yöneticilerini ve ilgili işletmeleri kış gelmeden önce çatılarının bakım ve kontrollerini yaptırmaya davet ediyorum. Unutmayalım ki zamanında alınan küçük bir önlem, büyük bir zararın önüne geçebilir. Daha güvenli çatılar, daha dayanıklı yapılar ve daha sürdürülebilir kentler için hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. ÇATIDER olarak bu sorumluluğu üyelerimiz ve sektör paydaşlarımızla birlikte taşımaya, sektörümüzün gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz. Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle, sağlıklı ve güvenli günler dilerim. n LEVENT ÇEKİ ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı ÇATIDER'DEN 18 ÇATI VE CEPHE • EYLÜL - EKİM / 2026

ADA ENDÜSTRİYEL ÜRÜN. A.Ş. ADAKAYA PANEL İNŞ TAAH İÇ VE DIŞ TİC LTD ŞTİ AGS METAL SANAYİ İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ALSİM İNŞAAT VE TAAHHÜT TİC. LTD. ŞTİ. ARIMEKS MİMARLIK BALCIOĞLU GRUP BUTİK ÇATI & PROJE DANIŞMANLIK CANPA YAPI VE İZOLASYON MALZ. TİC. AŞ. CEMA İNŞAAT MALZEMELERİ NAKLİYE VE GİYİM TİC. LTD ŞTİ. ÇATICILAR ÇATI İZOL. ve YAPI MALZ. TİC. LTD. ŞTİ ÇORUH ÇATI DENGE ÇATI KAPLAMA İNŞ. SAN. DÖRKEN SİSTEM A.Ş. ENGİN İZOL.SAN.TİC.LTD.ŞTİ. ESKA METAL FAKRO ÇATI PENCERELERİ- YILDIRIM YALITIM GÜL ÇATI İZOLASYON HATİPOĞLU KİREMİT IŞIKLAR YAPI ÜRÜNLERİ İSTANBUL TEKNİK A.Ş. KILIÇOĞLU - MEGARON ÇATI TEKNOLOJİLERİ KİNGSPAN YAPI ELEMANLARI A.Ş. METALSAN ÇATI VE CEPHE PANELLERİ MNY ENERJİ SAN VE TİC. LTD. ŞTİ MURAT TİRİTOĞLU İNŞ VE MALZ SAN TİC A.Ş ONDULİNE AVRASYA İNŞAAT MALZEMELERİ SAN. VE TİC. A.Ş. PERSAN ÇATI VE CEPHE YALITIM SİSTEMLERİ REMDA İNŞ. MAK. REK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. RHEINZINK TURKEY ÇATI VE CEPHE SİSTEMLERİ SİSTEM ÇATI TİMAŞ END. ÜRÜNLER YALITIM SAN. VE TİC. A.Ş. TÜRK YTONG SANAYİ A.Ş. ZORLU ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş. NİMEÇATI İNŞAAT İZOLASYON SAN. VE TİC. A.Ş.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=