E-Dergi Oku 

Çatı Bahçeleri

Çatı Bahçeleri

12 Mart 2010 | DOSYA
25. Sayı (Mart - Nisan 2010)

Çatı bahçeleri, işlev ve yararlanma özellikleri yönünden gerçekleştirilme amaçları farklılığı ile buna bağlı olarak ortaya çıkan farklı bakım şekilleriyle entansif ve ekstansif olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır [6]. Yrd. Doç. Dr. Yıldız Aksoy / Bahçeşehir Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Peyzaj Bölümü Öğretim Üyesi Bahçeşehir Üniversitesi Peyzaj Planlama ve Tasarım Atölyesi Koordinatörü Duygu Öztürk / İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Ens. Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Öğrencisi
Entansif Çatı Bahçeleri

Yoğun emek ve fazla üretim girdileri ile yetişme ortamında istekleri çok olan çim, çalı, ağaççık ve ağaç gibi bitkiler ve çevre düzenleme çalışmalarında yararlanılan çeşitli cansız materyalin de kullanıldığı düz çatı düzenlemeleridir. Çoğu zaman derin toprak gerektiren entansif bitkilendirmede yalıtım filtre, drenaj ve sulama sistemlerinin mükemmel olması gerekmektedir. Bu durum entansif çatı bahçelerinin çok masraflı olmasına yol açmaktadır. Entansif çatı bahçeleri, üzerinde gezilmeye ve çeşitli rekreasyonel etkinliklerde bulunmaya uygundur [7].
Entansif çatı düzenlemelerinde ekolojik koşullar çerçevesinde tür seçiminde ekstansif bitkilendirmede olduğu gibi sınırlandırma söz konusu değildir [7]. Entansif çatı düzenlemeleri düzenli olarak sulama, gübreleme, ilaçlama, budama yabancı ot alma gibi bakım önlemlerine gereksinme gösterir [8].
Ekstansif Çatı Bahçeleri
Emeğin ve üretim-bakım giderlerinin en aza indiği, çok geniş alanlarda en az ya da hiç bakım olmadan düz ya da eğik çatılarda sığ topraklar üzerinde oluşturulan bitkilendirmelerdir [5]. Bu bitkilendirme tipinde bodur çalılar, yosunlar, tek ve çok yıllık yabani otlar (çayırlar) ve sukkulent yapıya sahip bazı örtü bitkileri kullanılmaktadır. Seçilen türler genellikle dona, kuraklığa, aşırı suya dayanıklı, rejenerasyonu yüksek türlerdir [5]. 
Ekstansif çatı bahçelerinin oldukça geniş yüzeylerde uygulanması nedeniyle en az toprak kalınlığı, yapı statiği ve maliyetler açısından önem kazanmaktadır. Bu konuda yapılan araştırmalar ekstansif bahçelerde toprak derinliğinin 10 hatta 5 cm’ye kadar uygun olabileceği sonucunu ortaya çıkarmaktadır [8]. 
Ekstansif çatı bahçeleri gezinmeye ve rekreasyonel etkinlikler için kullanılmaya uygun değildir [6].
Çatı Bahçesi Tasarımı
Proje aşamasındaki veya mevcut bir yapının çatısı üzerine bahçe tasarımı yapılırken en önemli husus ağırlıktır. Çatının taşıyabileceği yük hesaplandıktan sonra metrekareye düşen ağırlık göz önünde bulundurularak tasarım yapılmalıdır (Bu hesaplamalarda yağmur ve kar yağışlarının ağırlığı, bitki toprağının kuru ve suya doymuş hallerinin ağırlığı, insanların kullanımına açık olacaksa, insan yoğunluğu da değerlendirilmelidir). 
Yeni yapılarda çatı, bahçe tasarımının ön¬görülen yükünü taşıyabilecek şekilde tasar¬lanabilir, eski yapılarda taşıyıcı elemanların kuvvetlendirilmesi ile metrekareye düşen yük miktarı artırılabilir [9].
Bununla beraber:
-  Çatının durumu (düz, eğimli veya dik çatı)
-  İklimi (güneş, yağmur, rüzgar, sıcaklık)
-  Çatı bahçesinin ne şekilde ve hangi yoğunlukta kullanılacağı
-  Bahçenin baktığı cephe (kuzey, güney, doğu, batı)
-  Sulama sisteminin kurulması
-  Drenaj sistemi
-  Bitki seçimi (az su tüketen, iklime ve çatı bahçeleri sınıflandırılmasına uygun doğal bitki türlerinin kullanılması)
-  Maliyeti
-  Bakımı
çatı bahçesi tasarımındaki temel hususlardır [9].
Mevcut binalarda çatı bahçesi tasarımı genelde çatı örtüsünün değişeceği zaman düşünülebilir. Mevcut çatı örtüsü üzerine bahçe inşa etmek istenirse, örtünün bitki köklerine ve duran suya karşı mukavemetinin yetersiz olacağı neticesinde oluşabilecek akıntı ve hasar göz önünde bulundurulmalıdır [9].
Binanın yapısal analizlerinin yapılmasında inşaat mühendisi veya mimardan yardım alınmalıdır. Burada amaç çatının farklı yerlerindeki ağırlık miktarının hesaplanmasıdır [9]. 
Çatı Bahçelerinin Sınıfları
Uluslararası Çatı Bahçesi Topluluğu (IGRA) çatı bahçelerini 3 ayrı sınıfa ayırmıştır [10].
- Seyrek Çatı Bahçeleri
- Orta Yoğunlukta Çatı Bahçeleri
- Yoğun Çatı Bahçeleri
Seyrek Çatı Bahçeleri
Seyrek çatı bahçeleri, taşıma kapasitesi az olan ve çatı bahçesi olarak kullanılamayacak alanlara çok uygundur. Maliyeti diğer iki sınıfa göre çok düşüktür [4]. Çok az besin katkılı mineral substrat katmanı çok derin değildir, fakat fazla isteği olmayan, toleransı yüksek, az büyüyen bitki topluluklarına uygundurlar. Güneş, rüzgar ve kuraklık çatılardaki bitkiler için ilave bir zorluktur. Dağların kurak ortamlarında, deniz kıyısında, yarı kurak veya kurak meralarda kuraklığı tolere edebilen, dikildiği yerin güç koşullarına adapte olabilen bitki toplulukları tercih edilen türlerdir. Yosun, su bitkileri, şifalı bitkiler ve çayırlardan oluşan bitki toplulukları hoş bir görüntü oluştururlar [4].
Orta Yoğunlukta Çatı Bahçeleri
Orta yoğunlukta çatı bahçeleri ihtiyaçları bakımından seyrek ile yoğun çatı bahçelerinin ortasındadır. Seyrek çatı bahçeleri ile karşılaştırılırsa daha masraflı, daha çok bakım isteyen ve ağırlığı daha fazladır [4]. Daha derin yaşama ortamı daha çeşitli tasarım olanakları sağlar; ağaçlar ve yüksek çalılar olmasa da çeşitli çayırlar, çok yıllık şifalı otlar ve çalılardan lavanta bitkisi dikilebilir [4].
Yoğun Çatı Bahçeleri
Çim, çok yıllık bitkiler, çalılar ve ağaçlar yoğun çatı bahçelerinde görülebilir. Yürüyüş yolları, banklar ve hatta havuzları inşa ederek çatıya ek özellikler getirilebilir. Tasarımda ve bireysel olarak herhangi bir kısıtlama yoktur, ancak dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Çatı bahçelerinin sisteminin oluşturulması ile seçilen bitki toplulukları birbirine uyumlu olmalıdır. Buna ek olarak yoğun çatı bahçelerinin bakımı seyrek çatı bahçelerinden daha çok bakım gerektirir ve sulama sistemi, gübreleme şarttır [4].
İstanbul’da Çatı Bahçeleri Örnekleri
İstanbul’da genel anlamda çatı yeşillendirmesi niteliği taşıyan alanlara örnek vermek gerekirse bunlar;
•  Metrocity Alışveriş Merkezi çatı bahçesi
•  Hilton Oteli çatı bahçesi
•  Lütfi Kırdar Kongre Merkezi çatı bahçesi
olarak sıralanabilir. Bunların dışında, İstanbul’da bazı küçük çatı yeşillendirmelerinden ya da artık çatı yeşillendirmesi özelliğini kaybetmiş bazı alanlardan da bahsetmek mümkündür [11].
Metrocity Çatı Bahçesi
Son dönemlerde İstanbul’da yapılan en büyük çatı bahçelerinden biridir. İstanbul Levent’teki Metrocity binasında, alışveriş merkezinin Zincirlikuyu’ya bakan tarafının üzerinde yer alan bu bahçe spor merkezi tarafından kullanılmaktadır. Toplam 6000 m2lik bir alana yayılmış olan bahçenin içinde basketbol, mini futbol ve tenis sahası ile mini bar gibi yapılar yer almaktadır. Küçük ağaçlar, çalılar ve çim ile bitkilendirilmiş bu alan, detaylı bir aydınlatma ve sulama sistemine sahip. Yükseltilmiş bitkilikler ve saksılarda, büyük yapraklı ağaçlara yer verilmiş. Ayrıca içerisinde tartan koşu pisti, ahşap teraslar ve küçük bir süs havuzu mevcut. Bu alanın görünüş olarak yer seviyesindeki bir bahçeden ayrılması mümkün değil. Bahçe, bina yapılmadan önce planlandığından dolayı, alanda yük kısıtlaması çok fazla değil. Yük kısıtlamasının olmaması, bahçenin tasarımına etki etmiş ve tasarımda kolaylık sağlamış. Bahçede, yetişme ortamı olarak toprak kullanılmış. Diğer yapısal katmanlar ise yeni malzemelerden oluşmaktadır. Bu sayede oldukça kullanışlı ve çeşitli fonksiyonlara sahip bir bahçe ortaya çıkmış [11].
Hilton Oteli Çatı Bahçesi 
İstanbul’un en eski çatı bahçelerinden biri olan bu alan, İstanbul Harbiye’deki Hilton Oteli’nin arka tarafında bulunan ek otel binasının üzerinde yer almaktadır. Klasik çatı yeşillendirmesi sistemiyle oluşturulan bu bahçenin, ana otel binasının bahçesi ile arasında bir geçiş bulunmaktadır ve bu bahçe üzerinde yürürken, alanın çatı yeşillendirmesi olduğunu anlamak mümkün değildir. Otelin ön ve arka bölümlerindeki bahçeler de otopark, depo, kazan dairesi gibi yapıların üzerinde yer aldığından dolayı çatı yeşillendirmesi olarak adlandırılabilirler. Bu bahçeler, bina yapılmadan önce planlanmış ve yapının yük taşıma kapasitesi buna göre belirlenmiştir. Ancak bahçe klasik sistemle uygulandığından dolayı, bu tip bir sistemle var olan bir binaya bitkilendirme yapmak oldukça zordur. Bunun nedeni, bu tip sistemlerin oldukça ağır olmasıdır. Hilton Oteli çatı bahçesi, İstanbul’daki ilk örneklerden biri olduğundan, oldukça önemli bir alandır ve estetik açıdan önemli bir işleve sahiptir. Bu bahçe, oldukça büyük ağaçlara ve çalılara sahiptir. Bu yüzden entansif çatı yeşillendirmelerine iyi bir örnek olarak verilebilir [11].
Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Çatı Bahçesi
İstanbul Harbiye’de bulunan bu yapı, geniş teraslara ve bu teraslar içerisinde yer yer bitkilendirme alanlarına sahip. Alanın tam anlamıyla bir çatı bahçesi olarak tanımlanması mümkün olmasa da, yer yer küçük çatı bahçelerine sahip olması nedeniyle buraya dahil edilmiştir. Yapının üst katlarında bulunan bitki adalarında, küçük ağaçlar ve büyük çalılar ile bitkilendirmeler yapılmıştır. Yapı bunları taşıyacak şekilde tasarlandığı için şimdiye dek bir sorun yaşanmamıştır. Genel anlamda bir toplanma ve buluşma merkezi durumundadır. Bitkilendirme alanlarının bulunduğu noktalar entansif çatı bahçelerine örnek olarak verilebilir [30].
Tartışma ve Sonuç
Son yıllarda, büyük şehirlerde neredeyse ihtiyaç haline gelen çatı bahçeleri, ülkemizde oldukça sınırlı sayıda bulunmaktadır. Özellikle Almanya’da çevreye verilen önem nedeniyle, çatı bahçeleri insan yaşamının bir parçası haline gelmiştir. Stuttgart kentinde çatıların yüzde 80’e yakını yeşillendirilmişken, ülkemizde çatı bahçesi örneği bulmak pek de kolay olmamaktadır [11]. Son 30 yılda, Almanya ve Avrupa’nın diğer bazı ülkelerinde, kalkınma sonucu kaybolan yeşil alanların yerine çatı bahçeleri oluşturulması fikri ortaya çıkmıştır. Çatı bahçeleri kentlerde yüzeysel akışı dengelemek, kanalizasyona binen aşırı yükü engellemek, binanın ısı dengesini düzenlemek, şehirlerde sert yüzeylerin yarattığı aşırı sıcaklıkları ya da diğer olağanüstü iklim şartlarını düzenlemek ve bir nebze de olsa şehirde doğal bir yaşam alanı oluşturmak için belli bir oranda katkıda bulunabilirler. Ancak bu alanların bir ormanın ya da doğadaki herhangi bir ekosistemin yerini tutması beklenemez [11].
Almanya’nın bazı kentlerinde, ekolojik yararlarından dolayı ekstansif çatı bahçelerinin oluşturulması kanuni bir zorunluluk haline dönüşmüştür. Ayrıca Avrupa’da ve son yıllarda Amerika’da, çatı bahçelerine sahip binaların, “Yeşil Mimari” ya da “Sürdürülebilir Yapılar” adı altında belli değerlendirmelere tabi tutulmakta olduğu bilinmektedir. Bu değerlendirmeler belli kriterlere göre yapılmakta ve çeşitli sertifika programları ile desteklenmektedir [11].
Dünyada çatı bahçelerini yaygınlaştırmak için kurulmuş birçok kurum ve kuruluş bulunmaktadır. Her sene, bu kuruluşlar tarafından belli dönemlerde konferanslar düzenlenmekte ve özel ya da devlet kurumlarının da katılımıyla çatı bahçelerinin kullanımının artırılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Bunlara örnek olarak Green Roofs for Healthy Cities (Sağlıklı Şehirler için Yeşil Çatılar) organizasyonu gösterilebilir. Bu kuruluş, Amerika’da çatı bahçelerinin yararlarının araştırılması için faaliyet gösteren bir topluluktur. Bu oluşum, sivil toplum örgütleri, bu konuda üretim yapan firmalar ve üniversitelerce desteklenmektedir. Bu sayede çatı bahçelerinin yaygınlaştırılması ve bilimsel bir platforma oturtulması amaçlanmaktadır [11]. Ancak ülkemizde çatı bahçeleri henüz gelişmekte olup, çok yaygınlaşan bir düzenleme çeşidi değildir. Kent içinde boş bir yeşil alan bulmak güçleştikçe yapıların üzerinde bahçelere yer vermeye daha fazla özen gösterilmesi gerekmektedir. Bu amaçla ilgili kurumlar tarafından çatı bahçeleri düzenlenmesini teşvik edici çalışmalar ve birtakım düzenlemeler yapılmalıdır. 
Son dönemde, sadece çatı bahçeleri konusunda üretim ve araştırma yapan kurum ya da firmaların artması, çatı bahçeleri konusunu, inşaat sektöründen ayırarak başlı başına bir uzmanlık dalı haline getirmiştir [11].
Kaynaklar
1. KÜÇÜKERBAŞ, E. V., 1990, Çatı ve Teras Bahçeleri, Ege Üniversitesi Fen Bil. Ens. 
2. ANONİM, 2008, http://raf.arkitera.com/ Eylül 2008’de erişildi.
3. HASDEMİR, M., 1990, Çatı Bahçelerinin Tesisinde Göz Önünde Tutulacak İlkeler.
4. ANONİM, 2008, www.berdem.com/2007/03/16/cati-ve-teras-bahceleri-ii/, Ekim 2008’de erişildi.
5. ANONİM, 2008, www.bahcesel.com, Ocak 2009’da erişildi.
6. KRUPKA, 1983 ve THOMMEN, 1987, Çatı ve Teras Bahçe Tipleri
7. BERGER, 1980, Entansif Çatı Bitkilendirmesi
8. LİESECKE, 1983 ve 1984, Ekstansif Çatı Bitkilendirmesi
9. ASLANBOĞA, 1980, Çatı Eğimi
10.    ANONİM, 2009, www.igra-world.com/green-roof-types/index.html , Ağustos 2008’de erişildi.
11. EKŞİ, M., 2006, Çatı ve Teras Bahçelerinde Kullanılan Konstrüksiyon Elemanları ve Yeni Yaklaşımlar, İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
 


İlginizi çekebilir...

İnşaat Malzemeleri Sanayisi 2020 Yılına Büyüme Ümidiyle Başladı

Türkiye İMSAD, yapı sektörü ve ekonomi çevreleri tarafından dikkatle izlenen aylık sektör raporunu açıkladı....
26 Şubat 2020

2019 Nasıl Geçti? 2020'den Ne Bekleniyor?

Çatı ve Cephe Sektöründe faaliyet gösteren dernek başkanlarının 2019u değerlendirip, 2020 ve sonrasıyla ilgili öngörülerini özetledikleri "Yılson...
26 Şubat 2020

Çatı ve Cephede Elektrik Üretimi

Bilindiği üzere mayıs ayında enerji tüketicilerinin aynı zamanda enerji yatırımcısı olmasının önünü açan aylık mahsuplaşma yönetmeliğini de içeren ...
22 Temmuz 2019

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2020 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.