E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
IŞIKLAR
TAYF
VMZINC
KILIÇOĞLU

IBC Solar Türkiye CEO'su Hakan Daltaban: "Yenilenebilir Enerji Yatırımları Milli Projelerdir"

IBC Solar Türkiye CEO'su Hakan Daltaban: "Yenilenebilir Enerji Yatırımları Milli Projelerdir"

21 Eylül 2018 Cuma / 15:01 | RÖPORTAJ
76. Sayı (Eylül-Ekim 2018)

IBC Solar Türkiye CEO’su Hakan Daltaban ile Türkiye’deki güneş enerjisi pazarını ve IBC Solar Türkiye’nin faaliyetlerini konuştuk. Türkiye’nin en büyük ithalat kalemlerinden birinin enerji olduğunu hatırlatan Daltaban; “Yenilenebilir enerji yatırımları milli projelerdir. Şu an çatıya takılan her bir panel bizim İran’dan ya da Rusya’dan daha az doğalgaz almamızı sağlıyor” diyerek, çatılara yapılacak güneş enerjisi yatırımları için bürokrasinin azaltılması gerektiğini vurguluyor...

ÇATI VE CEPHE: IBC Solar Türkiye hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

HAKAN DALTABAN: IBC Solar bir Alman firması. Her ne kadar Türkiye’de yeni regüle edilen bir pazar olsa da, Avrupa’da güneş enerjisi pazarı kırk seneyi aşkın bir süredir bulunuyor. IBC Solar ise bu sektörde 36 yıldır faaliyetlerini sürdürüyor. Yapmış olduğu organizasyonlarla dünya genelinde en fazla referansa sahip firmalardan bir tanesi konumunda. Dünya genelinde yaklaşık olarak 55 ülkede, 3.5 GW’ın üzerinde 200 bin adetten fazla projeye referans olan bir organizasyon. 2014 yılı sonrasında Türkiye’de de faaliyet göstermeye başladı. Yaklaşık yedi sene önce Türkiye’de ofis açarak, olmayan bir pazara giriş yapmış durumdaydı. 2015 yılının başlarında şirket bileşmesi gerçekleşti. Başka bir firma ile faaliyetlerimizi sürdürürken bu şirket birleşmesinin ardından Türkiye’de operasyonun başına biz geçtik ve sadece geçen yıl içinde 100 MW’a yakın kurulumlarımız oldu.

ÇATI VE CEPHE: Türkiye’deki güneş enerjisi pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle çatı pazarında mevzuat değişiklikleri gerçekleşti; bu değişiklikler size göre yeterli mi?

HAKAN DALTABAN: Enerji her ülkenin can damarı durumunda. Dünyadaki her şey enerji üzerine oluşuyor. Yaşanan savaşların büyük bölümünün enerji kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye maalesef fosil enerji kaynakları açısından çok verimli bir ülke değil. Doğalgazımız yok, petrolümüz yok, çok kaliteli kömürümüz yok. HES’lerde ise artık limitlere dayandık. Türkiye’nin güneş ve rüzgar gibi yenilebilir enerji kaynakları ise oldukça verimli ve bu kaynaklara yönelik yeteri kadar alanımız da bulunuyor.

Almanya’da güneş enerjisinde yaklaşık 44 GW’ın üzerinde kurulu güç var. Almanya ortalama ışınımı 900 kwh/m²/yıl olan, yani Türkiye’nin neredeyse yarısı kadar güneş ışınımına sahip olan bir ülke. Almanya’da 44 GW’lık bir kurulu güç varken Türkiye’de bu yaklaşık 4.5 GW’lar seviyesinde. Bu alanda gidecek çok yolumuz bulunuyor. Güneş enerjisinin en güzel yanı sınırsız ve sıfır maliyetli bir kaynak oluşu. Bu nedenle dünyada panellerin ve üretimlerin verimlilikleri arttıkça daha dar alanlarda sistem kuruldukça, maliyetler yatırım yapılabilir seviyelere geldikçe hem ülkelerin hem de yatırımcıların daha çok ilgisini çekmeye başlıyor.

Türkiye’de geçtiğimiz senelerde yapılan yatırımların geri dönüşleri yaklaşık 6 - 8 sene bandında gerçekleşebiliyordu. Devletin bu konuda bir takım düzenlemeleri olmuştu, 13,3 dolar sentten satın alma taahhüdü vardı. Ama maalesef biraz yavaş ilerliyoruz, izin onay ve işin mevzuat kısmı yatırımcılara oldukça yük oluşturuyor. Bu konularla ilgili sivil toplum kuruluşları ve bürokratlarla yapılan çalışmalarla gerekli düzenlemeler konusunda ilerliyoruz ama biraz daha yola ihtiyacımız var.

Endüstriyel çatılarda ise yatırım yapılabilir seviyelerde. İnsanlar kendi öz tüketimlerini karşılayabilecek yatırımları yapabiliyorlar ama 10 kW altı dediğimiz bireysel pazar tarafında biraz mevzuatsal desteğe ihtiyacımız var.

ÇATI VE CEPHE: Mevzuat açısından yeni düzenlemelerin yakın zamanda gerçekleşeceğini düşünüyor musunuz? Yapılan düzenlemeler sektörün beklentilerini karşılıyor mu?

HAKAN DALTABAN: Gerekli düzenlemelerle sürecin daha kısaltılması, gerçekleşmesi zorunlu olan bir süreç. Bu şekilde bir düzenleme olmaması durumunda küçük yatırımcıları bu kadar uzun bir prosesin içine sokamazsınız. Küçük yatırımcı elektrik ihtiyacını karşılamak için aylarca uğraşmaz, mevzuat kargaşasının içerisine çok fazla girmez bu nedenle de yatırımı gerçekleştirmez. Bu konuyu birkaç boyutta ele almamız gerekiyor. Öncelikle konuştuğumuz konu cari açık… Ülke olarak en büyük ithalat kalemlerimizden bir tanesi enerji. Şu an çatıya takılan her bir panel bizim İran’dan ya da Rusya’dan daha az doğalgaz almamızı sağlıyor. Aslında yenilenebilir enerji yatırımları milli projelerdir. Bürokrasi bu konuyu düzeltme konusunda kararlı ve istekli ama Türkiye’de mevzuatlar açısında çok muhatap bulunuyor; Enerji Bakanlığı, EPDK, Belediyeler, dağıtım şirketleri gibi… Bir projede çok fazla bürokrasinin bir arada olması işin çözüm aşamasını yavaşlatabiliyor. Bu konu Avrupa’daki yapılan boyutlara gelmez ise Türkiye’de ufak çatı pazarından bahsedemeyiz. Bürokrasi de bu konuda neler yapılabileceğiz çabası içerisinde.

ÇATI VE CEPHE: Size göre Türkiye güneş enerjisi alanında ne gibi yanlışlar yaptı? Önümüzdeki süreçte neler yapmamız gerekiyor?

HAKAN DALTABAN: Avrupa’da güneş yatırımlarının yaklaşık yüzde 75 ila 80’i çatılara yönelik gerçekleşmiş durumda. Bunlar aslında öz tüketim projeleridir. Üretilen elektriği devlete satmak yerine kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir anlayış bulunuyor Avrupa’da. Biz bu sektöre biraz ters taraftan başladık. 1 MW ’a kadar lisanssız bir düzenleme çıkardık ve bu tanım da çok doğru bir tanım değildi. Bu alanda biraz düzensiz bir şekilde ilerleme oldu. Hiç olamayacak sahalar çağrı mektubu aldı, bu alanlara yatırımlar yapılmaya çalışıldı. Öz tüketimden başlamış olsaydık çok daha verimli ve sağlıklı olabilirdi. Türkiye güneş enerjisinde çok yeni bir pazar ve şunu söyleyebiliriz; bebeklik dönemi ve emekleme aşamasındayız. Bunlar beklenen süreçlerdir ve yeni regüle olmuş iş alanlarında bu tür gelişmeler yaşanabilir. Bürokrasinin çabalarıyla süreçlerde giderek düzelme yaşanıyor. 3-4 sene önce yaşamış olduğumuz sorunları şu an yaşamıyoruz. Bölge dağıtım şirketlerinin özel bir yapıda olması, kendi gelir kaynaklarının darlığı, ticari sıkıntıları bu pazarda biraz engel olarak karşımızda görünüyor. Devletin bu tarafta da bir düzenleme yapıyor olması pazarın önünü açacaktır ve rahatlatacaktır.


 


İlginizi çekebilir...

Baumit Genel Müdürü Atalay Özdayı: 'En Önemli Özelliğimiz İnovasyon'

Geçtiğimiz yıl sektörde bir ilki gerçekleştirerek silolu ürün sevkiyatına başlayan Baumit, 2018'de de farklı uygulamalarıyla dikkat çekiyor....
4 Haziran 2018 Pazartesi / 10:52

Çuhadaroğlu Grup Genel Müdürü Kenan Aracı: 'Yüzde Yüz Türk Mühendisliği ve Üretimiyle Sonuca Ulaşıyoruz'

Çuhadaroğlu'nun Genel Müdürü Kenan Aracı, 'İngiltere'den Azerbaycan'a, Maldivler'den Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyada mal...
10 Nisan 2018 Salı / 14:06

Ildızbond Genel Müdürü Devrim Ildız: 'Ildızbond, Kapasitesini İki Katına Çıkaracak'

Türkiye'de metal kiremit denince ilk akla gelen firmalardan biri Ildızbond. 1989 yılında kurulan ve yurtdışından getirdiği metal kiremitleri Türki...
1 Şubat 2018 Perşembe / 09:49