E-Dergi Oku 

Türk Yapısal Çelik Derneği Başkanı Yener Gür'eş: "Yapıların Hafifletilmesi Gerekiyor"

Türk Yapısal Çelik Derneği Başkanı Yener Gür'eş: "Yapıların Hafifletilmesi Gerekiyor"

22 Temmuz 2019 | SÖYLEŞİ
81. Sayı (Temmuz-Ağustos 2019)
386 kez okundu

Geçtiğimiz aylarda Türk Yapısal Çelik Derneği tarafından Avrupa Yapısal Çelik Birliği ile koordineli olarak düzenlenen “Çelik için Korozyon ve Yüzey Koruma Uluslararası Sempozyumu/CASP 2019” kapsamında röportaj yapma imkanı bulduğumuz Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) ve Avrupa Yapısal Çelik Birliği (ECCS) Yönetim Kurulu Başkanı Yener Gür’eş’ten hem etkinlik hem de yapılardaki korozyon sorunu hakkında bilgiler aldık...

ÇATI&CEPHE: Geçtiğimiz günlerde çok önemli bir etkinlik olan Çelik için Korozyon ve Yüzey Koruma Uluslararası Sempozyumu düzenlendi... Sempozyum hakkında bilgi alabilir miyiz? Nasıl geçti?

YENER GÜR’EŞ: TUCSA tarafından Avrupa Yapısal Çelik Birliği (European Convention for Constructional Steelwork - ECCS) ile koordineli olarak 22-24 Mayıs 2019 tarihlerinde Lares-Park Hotel’de gerçekleştirilen “Çelik için Korozyon ve Yüzey Koruma Uluslararası Sempozyumu (CASP 2019)” oldukça başarılı geçti. Dokuz ülkenin temsil edildiği sempozyuma Türkiye dışında Almanya, Çek Cumhuriyeti, Güney Kore, Hollanda, İngiltere, İran, Polonya ve Romanya’dan uzmanlar katıldı. Sempozyumun ilk bölümündeki üç davetli konuşmacı olan Türkiye’den Prof. Dr. Ali Fuat Çakır, İran’dan Dr. Reza Javaherdashti ve Çek Cumhuriyeti’nden Prof. František Walt büyük ilgi gördüler. Konuk konuşmacıların dışında sunulan bildirilerde de korozyonun önemi, nedenleri ve korunma çareleri üzerine çok ilgi çekici ve yeni teknolojileri içeren sunumlar yer aldı. Sempozyumun ikinci gününde, TUCSA ve ECCS Başkanı olarak benim yönetimimde gerçekleştirilen panelde Prof. Dr. Ali Fuat Çakır, Prof. Dr. Fevziye Aköz, Dr. Selçuk İz, Bünyamin Halaç ve Berat Kemal beton içinde kullanılandan donatıdan taşıyıcı sistemde kullanılan yapısal çeliğe kadar üst yapı, altyapı ve deniz ortamında kullanılan çeliğin korozyonu, korozyonun ülkemizde sebep olduğu maddi kayıplar ve korozyona karşı alınması gereken önlemler konusunu tartıştılar.

Sempozyumun üçüncü gününde, geçen yıl tamamlanan restorasyon ve güçlendirme projesini yerinde incelemek amacıyla Balat’taki Sveti Stefan Bulgar Kilisesi’ne bir teknik gezi gerçekleştirildi. Avrupa Çelik Yapı Tasarımı Ödülleri yarışmasına katılan ve bu yıl ECCS tarafından verilecek Awards of Merit Ödülü’ne değer bulunan proje, ödülünü 14 Ekim 2019 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilecek törende alacak.

Korozyon çok çok önemli bir konu... 4-5 sene önce Fransa’da mimarlar arasında yapılan bir ankette, Fransız mimarlar niçin çelik kullanmadıklarını anlatırken, üç neden sıralıyorlar; yangına karşı hassasiyet, korozyon ve pahalılık. Pahalılık, göreceli bir konu ve aslında bir yafta. Çeliğin bazen ilk yatırım maliyeti daha pahalı olabilir ama hesaplamayı yaşam döngüsü için yaparsanız, her zaman daha ekonomik olduğu gözükür. Ekonomiklik ile pahalılığı birbirinden ayırmak lazım. Ve bu konuda kamunun ön ayak olması şart. Korozyon ve yangın konuları da bir yafta aslında. Çünkü yangın tehdidi bugünkü şartlarda ortadan kalktı. Çünkü çok uygun boya ve kaplama sistemleri ve tasarım yöntemleri geliştirildi. Dolayısıyla artık bunlar bugün bir tehdit değil. Bazen öyle tarif ediyorlar ki sanırsınız çelik ile çıra eşdeğer... Korozyonsa çok daha genel bir konu. Biz korozyonu sadece çelik için değil, çevre adına, ülke adına önemsiyoruz. Dünya korozyon yüzünden yılda 2,5 trilyon dolar kaybediyor. Bunun, alınacak tedbirlere bağlı olarak ortalama yüzde 25’i geri kazanılabilir. Yani her yıl milyarlarca dolar Türkiye’nin kasanında kalabilir. Bunu kazanabilmek için yapmamız gereken eğitim ve araştırmadır.

ÇATI&CEPHE: Türkiye’de ve dünyada çeliğin yapılarda kullanım oranıyla ilgili bilgi alabilir miyiz?

YENER GÜR’EŞ: Dünya üzerinde üretilen çeliğin yaklaşık yarısı yapılarda kullanılıyor. Tabii bunda sadece taşıyıcı sistemlerde kullanılan çeliği değil, tüm çeliği kastediyoruz. Yani donatı çeliği ya da inşaat demiri değimiz malzemeler, çatı-cephe kaplamaları, döşemelerde kullanılan saclar dahil olmak üzere yapılarda kullanılan çelik, üretilen çeliğin yüzde 50’si. Türkiye’de ise kullandığımız çeliğin yaklaşık üçte ikisi profillerden, üçte biri yassı mamulden oluşuyor. Gerçekten çatı ve cephelerde, kompozit döşemelerde çok miktarda sac kullanıyoruz. Bunun dışında bir kolon veya kirişin toplam ağırlığının yaklaşık yüzde 15’i taban plakası, birleşim parçaları, berkitme gibi yassı mamuldür.

Çelik taşıyıcı sistemlerin gelişmiş ve sürdürülebilirlik konusuna önem veren ülkelerde oranı oldukça yüksek. Amerika’da binaların yüzde 50’si çelik taşıyıcı sistemli. İngiltere’de bu rakam olimpiyatlardan önce yüzde 70’lere kadar çıktı. Şu anda yüzde 40-45 mertebelerinde. Almanya ve Fransa’da yüzde 30 civarında. İran’da yüzde 50’nin üzerinde. Bizde ise yüzde 5-6 diyoruz ama bunun da temel sebebi endüstriyel yapıların yaklaşık yarısının çelik taşıyıcı sistemli olması. Ama konutlarda yüzde 1-1,5 mertebesinde. Bu rakamların Türkiye’de son zamanlarda biraz artmasının sebebi de köprü, stadyum ve havaalanları gibi yapıların artması.

ÇATI&CEPHE: Çeliğin çatı ve cephelerde kullanımı?..

YENER GÜR’EŞ: Bu bizim için çok önemli bir konu... Hafif Çelik Yapılar Teknik Komitemiz özellikle bu konuda çalışmalar başlattı. Cephelerin hesap yöntemlerinde zorluklar çekiliyor. Mühendislerin bu konudaki eğitimleri konusunda bazı eksiklik veya sıkıntılar olduğu ifade ediliyor. Bunun üzerine bütün cephecilerle birlikte cephe mühendisliği konusuna eğilme kararı aldık. Cephe mühendisliği, yapı mühendisliğinin, çelik konstrüksiyonun bir parçası ama özel önem gösterilmesi gereken bir şey. Çünkü orada normal binalarda hesaba katmadığınız rüzgar yükleri gibi birtakım unsurlar da hesaba katılıyor. Tabi yangınla ilişkilendirme konusu da çok önemli olacaktır. O bakımdan cephe mühendisliği konusunda bir çalışma başlatmayı ve bu çalışmayı CEPHEDER ile koordineli yürütmeyi prensipte benimsedik.

ÇATIDER ile de bir koordinasyon yaptık. Büyük binaların çatılarında, aydınlık olsun diye genellikle çelik kullanılıyor. Geniş açıklıkları en kolay çelikle geçebiliyorsunuz. Çelik-cam kombinasyonu mimaride çok benimsenen bir şey. 1999 depreminde Ford fabrikasında hemen hemen bütün kolonlar kırılmış veya çatlamıştı. Eğer çatı çökseydi altında milyar dolarlık tezgahlar mahvolacaktı. Ama kırılan veya çatlayan kolonları çelik çatı tuttu. Dolayısıyla çelik yapıların böyle bir avantajı da var. Çatı konusu önemli. Deprem riski dolayısıyla yapıların olabildiğince hafifletilmesi, dolayısıyla metal çatıların yaygınlaştırılması gerektiğine inanıyoruz. Diğer taraftan hala Türkiye’de kalıp tahtalarından çatı konstrüksiyonları yapıldığına şahit oluyoruz.

Bu tehditlerin bertaraf edilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca çelik binalarda unsurlar fabrikalarda, milimetrik imal edildiğinden hata oranları oldukça az oluyor. Bu nedenle binaların çatılarında hafif çelik veya kutu profillerden oluşan yapıların yapılmasını öneriyoruz. Dolayısıyla çatı ve cephe ülke ekonomisi, imalatçı ve tüketici için de çok önemli. Bir de çatılarda yangına karşı hassasiyeti de gözden geçirmek lazım. O yüzden yanmaz malzeme olan çeliğin kullanılmasında büyük yarar görüyoruz.


 


İlginizi çekebilir...

PANELDER Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Tolga Akar: "İnşaat Sektöründe Yazılımlar, Sanal Gerçeklik, Yapay Zeka Daha Etkin Kullanılmalı"

Şubat ayında PANELDER (Yalıtımlı Panel Üreticileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçilen İhsan Tolga Akar bu sayımızın söyleşi konuğu oldu...
4 Mayıs 2020

İTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. Nil Türkeri: "Mimari ve Yapısal Tasarım Birlikte Düşünülmeli"

Cephe tasarlarken öncelikle mimari ve yapısal tasarımın birlikte düşünülmesi gerektiğini vurgulayan İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve 'Cephe...
22 Kasım 2019

Ömer Selçuk Baz: "Kabuk Kavramı bir Geçiciliği Çağrıştırıyor"

Geçtiğimiz günlerde açılan Troya Müzesi ile dikkatleri bir kez daha üzerine çeken Yalın Mimarlık Kurucusu Ömer Selçuk Baz cephe, çatı, kabuk ve sürdür...
30 Eylül 2019

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2020 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.