E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
B2B MEDYA

İTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. Nil Türkeri: "Mimari ve Yapısal Tasarım Birlikte Düşünülmeli"

İTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. Nil Türkeri: "Mimari ve Yapısal Tasarım Birlikte Düşünülmeli"

22 Kasım 2019 Cuma | BİR MİMAR VE CEPHE
83. Sayı (Kasım - Aralık 2019)
162 kez okundu

Cephe tasarlarken öncelikle mimari ve yapısal tasarımın birlikte düşünülmesi gerektiğini vurgulayan İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve “Cephe Tasarımı ve Teknolojisi Tezsiz Yüksek Lisans Programı” Koordinatörü Prof. Dr. A. Nil Türkeri, “Genelde cephe sistemlerinde mimari tasarımın üzerine çok çalışılır... Ama cephe sisteminin mimari tasarımı kadar yapısal tasarımı da konuşulmalı. Tabii ki cephe sistemi çevreyle uyumlu, kullanılan malzemeler sürdürülebilir olmalı; cephe, binanın kimliğini ve karakterini ortaya koymalı... Fakat yapısal tasarımın en az bunlar kadar önemli olduğunun da bilinmesi gerekiyor” diyor.

“Otuz yıl sonra yaklaşık on milyar olacağı öngörülen dünya nüfusunun en temel iki ihtiyacı ‘Besin’ ve ‘Enerji’... Küresel ısınma ve ekolojik dengenin bozulması nedeniyle dünya genelinde ciddi riskler söz konusu. Bu kaygılardan tabii ki bina cephe ve çatı sistemleri de kendilerine düşen payı alıyorlar. Bu kapsamda birçok araştırma yapılıyor, ürünler geliştiriliyor. Bina cephelerine entegre edilebilen ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak besin elde edilebilen, enerji üretebilen biyoreaktör sistemler, bu çalışmalardan en dikkat çekenleri. Cepheler artık besin ve yenilenebilir enerji üreten sistemler olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla tarihsel süreç içerisinde cephelerin ve cephelerden beklentilerin çok değiştiğini söylemek mümkün...”

Sorunlar kaynak kaybı...
“İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde görev alan bir öğretim üyesi olarak mesaimin bir kısmını söz konusu biyoreaktör sistemlerin geliştirilmesi gibi Ar-Ge konularına harcarken, diğer bir kısmını da halâ cephe sistemlerinde oluşan hasarları, bu hasarlara neden olan kusurları ortaya koyan teknik raporlar yazarak harcıyorum. Türkiye’de cephe sektöründe çok iyi işler yapılmasına rağmen çoğu kötü işlerin de yapıldığını görebiliyoruz; cephe sisteminin yanlış tasarlandığına, yanlış yapım yöntemleri ve yanlış malzeme uygulandığına, yanlış kullanıldığına, bakım-onarımla ilgili hiç çalışma yapılmadığına da şahit oluyoruz. Bu sorunlar hem ülke düzeyinde hem de kişisel düzeyde büyük bir kaynak kaybı...”

Hasar oluşumunun çeşitli nedenleri bulunuyor
“Cephe sistemlerindeki kusurları tespit etmek amacıyla çalışmaya başladığım 2000’li yıllardan beri gördüklerim beni hep şaşırtıyor. Kusur ve dolayısıyla hasar oluşumunun çok çeşitli nedenleri var... Yanlış mimari tasarım bunlardan biri... Mimarın, tasarladığı cephe sisteminin yapısal tasarım, imalat ve montajına ilişkin teknolojik olanaklara dair bilgisi olmalı; veya bu bilgilere sahip kişilerle ortak çalışmalı ve ortak mimari-yapısal tasarım yürütülmeli... Şu anda hazırladığım bir teknik raporda ele aldığım sorun, her biri çok katlı ondan fazla blok içeren bir yerleşimde, binaların cephe sisteminde tek bir bileşenin sisteme dahil edilmemiş olması nedeniyle tüm binalarda dış ortamdan iç ortama cephe sisteminden yağmur suyu geçişi olması... Burada sorun, mimari-yapısal tasarımın yanlış olması ve tasarım sürecinin de yanlış yürütülmesi... Bir diğer neden de hatalı yapım... Doğru mimari-yapısal tasarıma rağmen hatalı yapım nedeniyle oluşan birçok kusur ve hasar örneği var. Hatalı yapım nedeniyle cephe kaplama malzemesinin veya çubuk, panel cephe bileşenlerinin düşmesi en sık görülen problemlerden birisi. Bu konuda son günlerde birisi özel bir okul, diğeri yüksek katlı bir ofis binasında olmak üzere iki ciddi örnek yaşadık. Şans eseri yaralanma ve can kaybı olmadı. Hem yanlış tasarım hem hatalı yapım nedeniyle oluşan hasarlar da var. Son incelediğim beş katlı bir ofis binasında, yağmur suyu iç ortama kadar giriyor ve rüzgar estiğinde ciddi bir ses problemi yaratıyordu; ki problemi tespit için uzman olmaya bile gerek yoktu. Yani bakıldığında cephe sistemini oluşturan bileşenlerin nasıl yanlış tasarlandığı ve yapıldığı kolaylıkla anlaşılabilirdi. Ayrıca, işveren kaynaklı kusur dediğim hasar örnekleri de var. İşveren doğru tasarım ve yapımı olan sistemler yerine daha düşük maliyetli olması nedeniyle yanlış sistemleri de seçebiliyor...”

Muazzam bir boşluk var
“Hasar ve kusurları önlemek için neler yapılması gerektiği konusunda çalışmalar yapılıyor fakat asıl bunların dışında da bazı şeyler var... Üç doktora öğrencimden birisi, İstanbul iklim şartları altında bitkilendirilmiş cephe sistemlerinin ısıl konforunu ortaya koyan bir çalışma yürüttü. Enerji kazancı-kaybı, soğutma-ısıtma enerjisi gibi konularda bilimsel sonuçlar ortaya koydu. Diğeri holistik bir yaklaşımla cephe sistemi tasarımı konusunda altı yıldır çalışıyor. Yani bir tarafta bilimsel düzeyde, dünya çapında önemli çalışmalar yürütülürken diğer tarafta en basitinden duvar sistemlerine ısı yalıtımı yapılmayan milyonlarca binayla karşılaşmak insanı üzüyor. Arada muazzam bir boşluk var...”

Mimari ve yapısal tasarım beraber düşünülmeli
“Cephe tasarlarken dikkate alınacak birçok unsur var... Fakat öncelikle mimari ve yapısal tasarımı beraber düşünmek gerekiyor. Genelde cephe sistemlerinde mimari tasarımın üzerine çok çalışılır, konuşulur... Bunlar güzel, olması gerekir. Ama cephe sisteminin mimari tasarımı kadar yapısal tasarımı da konuşulmalı. Tabii ki cephe sistemi çevreyle uyumlu olmalı, kullanılan malzemeler sürdürülebilir olmalı, cephe binanın kimliğini ve karakterini ortaya koymalı... Fakat yapısal tasarımın da en az bunlar kadar önemli olduğunun bilinmesi gerekiyor. Cephe sisteminin, kullanıcının ısıl, işitsel, görsel, güvenlik gibi çeşitli konfor koşullarını karşılamak için dış ortamdaki etmenlere karşı bir davranış göstermesi gerekiyor. O davranışı gösterebilmesi için de belirli özelliklere sahip olması lazım. Bu özelliklere sahip olması için de bileşenlerin tasarım, üretim, birleştirme, montaj ve testlerinin doğru olarak yapılması gerekiyor. Ayrıca, sürecin de doğru yürütülmesi şart. Yani sorumluluk tek bir kişi veya kurumda değil; bir zincir söz konusu. Bu zincirin halkalarından birisi de bizim dahil olduğumuz eğitim kurumları...”

Cephe Tasarımı ve Teknolojisi Tezsiz Yüksek Lisans Programı
“Cephe, bir binanın mimari kimliğini oluşturan önemli bir unsur. Ayrıca, dış çevre ile iç mekan arasında bir ara yüz oluşturarak enerji etkin ve sürdürülebilir bina tasarımında ve iç ortam kullanıcı konforunun sağlanmasında önemli bir rol oynayan bina kabuğunun önemli bir bileşeni. Diğer taraftan cephe, binanın teknik açıdan zorlu, karmaşık ve çok disiplinli bir alt sistemi. Buna rağmen ülkemizde cephe sistemi tasarımı ve teknolojisi konularına odaklı eğitim veren bir programı bulunmuyordu. Bu bağlamda 2017’de, cephe sektörünün mimari tasarım, bileşen ve sistem tasarımı, sistem üretimi ve montajı, danışmanlık/müşavirlik alanlarında çalışanlarına ve/veya bu alanlarda çalışmak isteyenlere güncel ve evrensel, kuramsal ve uygulamalı bilgi ve beceri kazandırmak; çalışanların verimli ve yetkin hale gelmesini sağlayarak, ülkemizde enerji etkin, sürdürülebilir, güçlü kimliğe sahip binalar üretilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü çatısı altında 2. Öğretimde Cephe Tasarımı ve Teknolojisi Tezsiz Yüksek Lisans Programı kurulmuştu. Cephe Tasarımı ve Teknolojisi Tezsiz Yüksek Lisans Programı üç dönemden oluşuyor. İlk dönemde öğrenciler cephe sistemi tasarımı ve tüm süreçleri hakkında bilgi sahibi oluyorlar. Ayrıca cephe sistemleri ve malzemeleri konusunda kuramsal teknik bilgilerini geliştiriyorlar. İkinci dönemde, cephe sistemini etkileyen fiziksel çevre koşullarıyla ilişkili yapı fiziği konularında tasarım, performans geliştirme, ölçme ve değerlendirme alanlarında bilgi ve beceri sahibi oluyorlar. Üçüncü dönemde ise cephe sistemlerinin üretim, yapım/montaj ve yönetimi konularında alınan teknik derslere paralel olarak ve üç dönem boyunca aldıkları tüm derslerin bütünleşik olarak işlendiği bir dönem-mezuniyet projesi ile eğitimlerini tamamlıyorlar. Programın güçlü ve zengin akademik kadrosu, malzeme ölçeğinden yapı elemanı ve bileşenleri ölçeğine kadar yapı fiziği ve bina performans sistemleri konusunda temel teknik bilgiyi tasarıma girdi olacak şekilde veriyor. Programda tasarım bilgisi, cephe sisteminin konsept tasarımından itibaren uygulama ve yenileme dahil tüm süreçleri için veriliyor ve teknik bilgilerle destekleniyor. Performans tabanlı teknik bilgiler seçmeli derslerde verilen bilgilerle desteklenirken, edinilen bilgileri kullanma becerisinin geliştirilmesine yönelik olarak, zorunlu laboratuvar ve alan ölçmeleri ve simülasyon programlarının kullanılması sağlanıyor. Tasarım tabanlı bilgiler seminer ve atölye çalışmaları ile desteklenirken, bütünleşik tasarım bilgisi entegre tasarım stüdyosu olarak da adlandırılabilecek dönem-mezuniyet projesi ile ölçülüyor. İlk dönem 25 öğrenci almıştık fakat bu sayıyı bu sene 20’ye düşürdük. Bizi gururlandıran bir konu da, Cephe Tasarımı ve Teknolojisi Tezsiz Yüksek Lisans Programı mezunlarımızın, Program’dan mezun olmaları nedeniyle yurtdışında da iş bulmaları oldu...”

Paydaşlar sorunların farkında
“İnşaat sektörünün lokomotifi olan çatı ve cephe sektöründe yer alan çok iyi firmalar var... Bunlar, yurt içinde talebin nispeten azalmasıyla yurt dışında işler yaparak kalitelerini orada da ispatlıyorlar. Bunun yanı sıra çatı ve cephe sektöründe yer alan tüm paydaşlar, sektördeki ticari ve akademik tüm sorunların farkındalar ve bu sorunların çözülmesi ve sektörün gelişmesi için tüm zaman, enerji ve kaynaklarını kullanmaya çalışıyorlar... Bu konuda ciddi adımlar atılıyor. Ayrıca, bu sorunların çözümünde üniversiteler ve diğer ortaöğretim kurumlarıyla işbirliği yapma konusuna çok açıklar. Kendi bilgi birikimlerini ve maddi olanaklarını olabildiğince paylaşıyorlar. Bu da üniversite- sanayi işbirliği açısından son derece olumlu bir durum yaratıyor...”

İnovatif malzemelerin pek şansı olamıyor
“Sektörde inovatif malzemelerin geliştirilmesi için girişimler var ama bu konuda son kullanıcı ve tüketicinin tepkileri çok önemli... Üretilen inovatif ürün piyasada alıcı bulamıyorsa, ki çoğu zaman bulamıyor, bu sefer firmalar da haklı olarak inovasyona çok yönelmiyorlar. Diğer taraftan mesela bitkilendirilmiş cephe sistemleri geliştiriliyor ama daha henüz Türkiye’de binaların büyük çoğunluğunda ısı yalıtımı bile yok. Daha yalıtım bilinci tam olarak oluşmamış bir piyasada inovatif malzemelerin şansı çok olamıyor maalesef. Üretici firmalar da yatırımın piyasada karşılığını alamayınca doğal olarak sistem pek ilerleyemiyor...”

Su Yalıtım Yönetmeliği daha detaylı olmalı
“Dünya nüfusu artıyor, enerji kaynakları tükeniyor, kaynakların daha etkin bir biçimde kullanılması zorunluluğu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla yasal düzenlemeler de bunlara bağlı olarak gelişiyor. Benim uzmanlık alanlarımdan biri de su yalıtımı... Ülkemizde son dönemde bir Su Yalıtımı Yönetmeliği çıktı. Geçmişe nazaran tabii ki iyi bir durum ama bu yönetmeliğin daha detaylı olması gerektiğine inanıyorum. Özellikle Avrupa’da mevzuat öyle detaylı hazırlanmış ki, bu yönergeleri takip eden herhangi birisi, mimar veya mühendis olmasa bile gayet sağlıklı bir yalıtım yapabilir...”

Disiplinlerarası çalışılmalı
“Yasal düzenlemeler ve ısı, su, ses, yangın gibi konularda artan performans talepleri işi karmaşık hale getirdiğinden süreçte birçok uzmanın bir arada çalışması gerekiyor. Mesela bir cephe sisteminde, performans talepleri artan sesle ilgili bir önlem alınmaya çalışılırken yangın güvenliğiyle ilgili bir detay atlanabiliyor. Bunun önüne geçilebilmesi için disiplinlerarası çalışılması bir gereklilik haline geliyor.


 


İlginizi çekebilir...

Ömer Selçuk Baz: "Kabuk Kavramı bir Geçiciliği Çağrıştırıyor"

Geçtiğimiz günlerde açılan Troya Müzesi ile dikkatleri bir kez daha üzerine çeken Yalın Mimarlık Kurucusu Ömer Selçuk Baz cephe, çatı, kabuk ve sürdür...
30 Eylül 2019 Pazartesi

MSGSÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özgünler: "Yerel Kimlik Kayboluyor"

Teknolojik malzemelerin yaygınlaşmasıyla özgün kent kimliklerinin kaybolduğunu vurgulayan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Y...
28 Mart 2019 Perşembe

Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Semih Eryıldız: 'Çatı ve Cephe, Yenebilir Bitkilerle Kaplanmalı'

Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Semih Eryıldız, 'Cephe ve çatının özellikle '˜Yenebilir' b...
1 Şubat 2018 Perşembe

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.