İKİ AYDA BİR YAYINLANIR • TEMMUZ-AĞUSTOS 2026 • YIL: 21 • SAYI: 117 • 160 TL. • ISSN 1306-5335 www.cativecephe.com Sektörün gelişmesine, çatı ve cephe ürünlerinin ve uygulama tekniklerinin tanıtılmasına 20 yıldır katkı sunan Çatı ve Cephe dergimize nice 20 yıllar dileriz. www.b2bmedya.com
2 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 TEMMUZ - AĞUSTOS 2026 • SAYI: 117 • www.cativecephe.com IÇINDEKILER Levent Çeki ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı 32 CEPHEDER'den Dış Cephe Duvar Sistemlerinin Yangın Performansına İlişkin Prensiplerİ 42 Makale Bitümex Samba Serisi İle Perde Duvar İle Teras Yalıtımında Yüksek Dayanım Ve Uygulama Kolaylığı 47 Ürün 30 ÇATIDER'den Emre Ünaldı CEPHEDER Yönetim Kurulu Başkan Yama Tutar, Hata Kalır Sandviç Panel Çatılarda Yanlış Detayın ve Yanlış Tamirin Bedeli Çatı Sistemleri Danışmanı 36 Yağız Sinan Kaya Çatı Sistemleri Danışmanı ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Butik Çatı & Proje Danışmanlık
3 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 SUNUŞ Çatı ve Cephe dergimizi 2006 yılında Mart-Nisan 1. Sayısı ile yayımlamaya başladık. Dergimiz bu yıl 20. Yaşını kutluyor. Ben de çalışma arkadaşlarıma ve kendime verdiğim sözü tutarak emekli oluyorum. 20. yaşımız onuruna, 20 yıl sonra elinizdeki 117. sayımızın Sunuş yazısında; 20 yayın yılı boyunca dergimize emek vermiş, Sertaç Aytaç, Uğur Doğan, İsmail Öner, Emine Erol Aktaş, Barış Odabaş, Ömer Duman ve Altan Üren başta olmak üzere gelmiş geçmiş tüm çalışma arkadaşlarıma sonsuz teşekkürü bir borç bilirim. Bu vesileyle, yayın hayatı boyunca Çatı Cephe dergimize destek ve değer veren, yayın hayatımızın özellikle ilk yıllarında desteğini unutmayacağım Orhan Turan, Levent Ürkmez, Levent Pelesen, Fethi Hinginar, Ferdi Erdoğan, Dr. Atila Gürses, Sadık Özkan, son yıllarda değerli katkıları ile dergimizi zenginleştiren Levent Çeki, Emre Ünaldı, Yağız Sinan Kaya başta olmak üzere destekçilerimiz Murat Savcı, Emrullah Eruslu, Tolga Ceylan, Çağdaş Korkmaz, Erdil Dinçer, Ozan Turan sektörümüzün önde gelen liderleri ve firmalarına, burada isimlerini tek tek sayamayacağım birçoğu ile tanışma fırsatı bulduğum onlarca firma ve değerli yöneticilerine de en içten teşekkürlerimi sunarım. 1992’DEN BERI, 10 YIL SONRA VE HOŞÇA KALIN… Sektörel yayıncılığa 1992 yılında başladım. 2009 yıl sonuna kadar ortağı olduğum firmada 9, 2009 yılında kurduğum İş Dünyası Yayıncılık’ta 6 derginin yayıncısı oldum. Nihayetinde yayımladığı dergilerle yıllardır düzeyli rekabetin içinde olduğum Teknik Yayıncılık A.Ş.’nin hisselerini 2016 yılı Eylül ayında devraldım. İş ve meslek hayatım boyunca, Sektörel Yayıncılar Derneği SEYAD Kurucu Başkanı olma onurunu, toplamda 17 farklı sektör dergisinde, 4 ayrı sektör kataloğunda, teknik kitaplarda, REHVA European HVAC Journal’da, 10’a yakın kurumsal dergide, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri ve Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri’nde imzamın olmasının gururunu yaşadım. Aradan geçen (2016-2026) 10 yılın ardından; gurur, mutluluk ve büyük bir iç huzuruyla Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş.’deki tüm hisselerimi 23 yıllık çalışma arkadaşım Emine Erol Aktaş ve 10 yıldır birlikte çalıştığım Tayfun Aydın’a devrediyorum. Gençleşerek yeniliklere imza atacak olan, “İlkeli-Tarafsız-Güvenilir” sektörel yayıncılık markası B2B Medya / Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş.'de, bayrağı devralacak değerli meslektaşlarıma kurum kültürümüzü devam ettireceklerine olan inancım, mesleki bilgi ve deneyimlerine olan güvenimle başarılar dilerim. Hakkınızı helal edin, hoşça kalın… En derin saygılarımla. ÇATI VE CEPHE DERGIMIZ 20 YAŞINDA Kuruluş Tarihi 2006 Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Adına İsmail Ceyhan ismailceyhan@b2bmedya.com Yazı İşleri ve Reklam Barış Ceyhan barisceyhan@b2bmedya.com 0535 496 62 32 Abone abone@b2bmedya.com Grafik grafik@b2bmedya.com Baskı ve Cilt Şan Matbaa Tel: 0212 289 24 24 Yayınlayan Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Fikirtepe Mah. Rüzgar Sok. Şua Elite Consept Sitesi 44A - A1 Blok K: 1 D: 48 34720 Kadıköy-İstanbul/Türkiye Tel: 0216 651 78 78 - 0216 651 78 98 www.cativecephe.com www.b2bmedya.com info@b2bmedya.com Fiyatı: 160 TL. © 2026 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. ISSN: 1306-5335 Yılda 6 sayı yayımlanır. Tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel süreli yayındır. İSMAİL CEYHAN Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ÇATI VE CEPHE SİSTEMLERİ DERGİSİ
4 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER CAM SEKTÖRÜ SOLAR CAM ÜRETIM KAPASITESINI 5 KATINA ÇIKARDI Cam Sektör Toplantısı'nda bu yıl, küresel talep daralmasının etkilerine ve haksız ithalat baskısına karşı stratejik seferberlik vurgusu öne çıktı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru, “Enerjide dışa bağımlılık her zamankinden daha riskli hale geldiğinden, yenilenebilir enerji alanında önemli yatırımlar yapılıyor. Cam sektörü de bu dönüşümün önemli bir parçası olarak solar cam üretimi konusunda büyük bir atılım yapıyor. Hayata geçirdiğimiz yatırımlarla, Türkiye’nin solar cam üretim kapasitesini tam 5 katına çıkarmış bulunuyoruz. Bu yüksek sermaye ve emeğin korunması adına, haksız rekabet yaratan ithalatın önlenmesini hayati bir zorunluluk olarak görüyoruz” dedi. Düzcam, İşlenmiş Camlar, Cam Ambalaj ve Cam Ev eşyası üretiminde dünya genelinde güçlü konumunu pekiştiren Türk cam sektörünün temsilcileri Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) ev sahipliğinde TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde bir araya geldi. ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru ile ÇCSİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç başta olmak üzere kamu, sektör ve firma temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılında 1,5 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektörü etkileyen güncel ticaret politikaları ve haksız rekabet yaratan ithalat baskısına karşı atılacak stratejik adımlar konuşuldu. “KÜRESEL TICARET KIRILGAN AMA TÜRK CAMI DAYANIKLI” Bölgesel savaşların etkisiyle oluşan talep daralmalarına ve artan üretim maliyetlerine bağlı olarak kar marjlarının sürdürülebilir seviyenin altına düşmüş olması, birçok faaliyet alanı gibi cam sektörünü de doğrudan etkilendiğine dikkat çeken ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru şunları söyledi: “Artan ticaret savaşları ve ülkelerin yerel üretimlerini koruma eğilimi ile uluslararası ticaretin koşulları ağırlaşmış olsa da bizim rekabet gücümüz bu zorluklarla başa çıkabilecek düzeyde. Yüzde 79 yerli katma değer oranı ile 170 ülkeye cam ihracatı yapan bir sektör olarak, yüksek üretim kapasitemiz, uluslararası standartlardaki ürün kalitemiz ve deneyimli insan kaynağımız ile küresel zorlukları fırsata dönüştürmeye çalışıyoruz. İnşaat, otomotiv, beyaz eşya, güneş enerjisi, gıda, perakende ve turizm gibi pek çok sektöre girdi sağlayarak ülke ekonomisine ve tüm bu iş kollarının ihracatına katkı sağlıyoruz. Bu zorlu dönemde müşteriye özel ürün ve hizmet sunarak ihracat yaptığımız pazarlardaki payımızı artırmak ve yeni pazarlar kazanmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” “YENILIKÇI YATIRIMLAR GELECEĞE UMUTLA BAKMAMIZI SAĞLIYOR” Türkiye’nin yıllık 4 milyon tonun üzerindeki üretim ve işleme hacmiyle küresel ölçekte önemli bir cam üretim üssü olduğuna dikkat çeken
5 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER Kumru, firmaların talep ve ihtiyaçları konusunda şunları belirtti: “Cam sektöründeki işletmeler, yüksek teknolojiye sahip fırınların 7/24 kesintisiz çalışma zorunluluğu nedeniyle, enerji ve sermaye yoğun bir yapıya sahipler. Küresel ekonomideki soğumadan olumsuz etkilenen bu devasa ekosistemde, üretim maliyetlerinin neredeyse yarısını oluşturan doğalgaz ve elektrik giderleri karşısında sektörümüzün desteklenmesine ve ihracatçının elini güçlendirecek rekabetçi kur seviyelerinin sağlanmasına ihtiyaç duyuyoruz. Bu iyileştirmeler, özellikle yüksek sermaye gerektiren yenileme, bakım ve modernizasyon yatırımlarının sürdürülebilirliği için kritik önem taşıyor. Karşı karşıya kaldığı ağır maliyet bileşenlerine rağmen cam sanayimizin karbon ayak izini azaltma, kapasite artırımı ve dijitalleşme odaklı yatırımlarını kesintisiz olarak sürdürmesi ve kaynaklarını nitelikli ürünlere yönlendirmeye devam etmesi geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.” “SOLAR CAMDAKI GÜÇLÜ IVMEMIZ HAKSIZ REKABETE KARŞI KORUNMALI” Yenilenebilir enerji alanındaki stratejik adımlara ve sektörün solar cam alanında sağladığı gelişime dikkat çeken Kumru, bu segmentteki üretim hamlesini şu sözlerle aktardı: “Türkiye’de iş dünyası, sürdürülebilirlik odaklı dinamikleri çok yakından takip ediyor. Enerjide dışa bağımlılık her zamankinden daha riskli hale geldiğinden yenilenebilir enerji alanında önemli yatırımlar yapılıyor. Cam sektörü de bu sürecin bir parçası olarak solar cam üretimi konusunda büyük bir atılım yapıyor. Bu vizyoner yaklaşım ve kararlılıkla hayata geçirdiğimiz yatırımların bir neticesi olarak, Türkiye’nin solar cam üretim kapasitesini tam 5 katına çıkarmış durumdayız. Bu emeğin ve yüksek sermayenin korunması adına haksız rekabet yaratan ithalatın önlenmesi hayati bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. Stratejik öneme sahip bu yatırımların sekteye uğramaması ve yerli sanayimizin haksız ithalat baskısına karşı ticari savunma araçlarıyla korunması, yerel üretimimizin geleceği açısından en kritik hamlelerden biri olacaktır.” “KAMUNUN PROAKTIF ADIMLARI SEKTÖR IÇIN CAN SUYU OLDU” Dünyada tırmanan korumacılık dalgası ve yüksek vergilerin iç pazarı tehdit eder hale geldiğinin altını çizen Kumru, yurt içinde alınan önlemlere dikkat çekerek şunları belirtti: “Maliyet avantajına sahip ülkelerin küresel talep daralmasının da etkisiyle, haksız rekabet yaratan ithal ürünlerini daha fazla Türkiye’ye yönlendirdiklerini görüyoruz. Özellikle Çin menşeli ürünlerin Malezya üzerinden ülkemize yönlendirilerek mevcut ticaret politikası önlemlerinin etkisiz hale getirilmeye çalışılması, haksız rekabet baskısını daha da ağırlaştırıyor. Cari açığı artıran bu durum, yerli üreticilerin yaşadığı zorlukların ağırlaşmasına yol açıyor. Ticaret Bakanlığımızın bu süreçte attığı proaktif adımlar sektörümüz için adeta bir can suyu oldu. Son bir yılda cam ev eşyasında Çin ve Mısır’a karşı anti-damping soruşturması başlatılması, cam elyafta anti-damping vergisinin devreye alınması, düzcam ve otomotiv camlarına yönelik ilave önlemler yerli üretimi korumak adına çok kritik kazanımlar oldu. Bu önlemlerin artırılması ithalatın kontrol altına alınması açısından tamamlayıcı ve bütünleşik bir strateji olacaktır.” İHRACAT ŞAMPIYONLARI KONUŞTU: “GELECEK BIZIM” Cam Sektör Toplantısı açılış konuşmalarının ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu “Dünya ve Türkiye Ekonomisi 2026 Öngörüleri ile Cam Sektörüne Etkileri” başlıklı bir sunum yaptı. Etkinlikte ayrıca, cam ihracatında öne çıkan firma temsilcilerinin katılımıyla “İhracat Şampiyonları Konuşuyor” Paneli düzenlendi. Şişecam Satış Genel Müdür Yardımcısı Başar Tırpancı’nın moderatörlüğündeki panelin konuşmacıları ise Gürok Grup Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, Rakle Yönetim Kurulu Başkanı Can Dervişoğlu, Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, Okandan Cam Genel Müdürü Nurettin Okandan ve Yıldız Cam Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Yıldız oldu. Panelde, bugüne kadar hayata geçirilen yenilikçi projelerin cam sanayiinin gücünü geleceğe taşıyacağı mesajını veren sektörün lider isimleri, Türk cam sektörünün tüm dünya için güvenilir ve küresel bir çözüm ortağı olmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. n ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru
6 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER FILLI BOYA GELECEĞIN ŞEHIRLERINE HEM RENK HEM DAYANIM KAZANDIRIYOR Türkiye’nin ekonomik dinamiklerini ve küresel gelişmelerin yansımalarını paydaşlarıyla değerlendiren “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” serisi, beşinci durağında Trabzon’da iş dünyasını bir araya getirdi. Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun stratejik lojistik köprüsü olan kentte düzenlenen toplantıda küresel piyasalardaki dengelerden yapay zekanın ekonomideki etkilerine kadar geniş bir vizyon paylaşıldı. Filli Boya’nın gelişmiş ürün teknolojileriyle Trabzon’un kentsel estetiğine, belediye projelerine ve özel tesislerin geleceğe hazırlanmasına katkıları da aktarıldı. Türkiye boya ve ısı yalıtım pazarının öncü şirketi Nippon Paint - Betek, iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirmek ve bölgesel pazarların nabzını tutmak amacıyla düzenlediği “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” buluşmalarında rotayı Trabzon’a çevirdi. Tarih boyunca deniz ticareti ve lojistikte stratejik bir kapı olan, günümüzde ise turizm, hizmet sektörü ve Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamındaki yatırımlarla gelişen Trabzon’da, bölgenin inşaat ve iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda Filli Boya’nın kentsel modernleşme projelerindeki rolü, simge yapılara kazandırdığı renk ve dayanım ile kentin geleceğe dönük yapısal fırsatları ele alındı. GÜNER: TÜRKIYE STRATEJIK BIR TICARET ÜSSÜ OLARAK ÖNE ÇIKACAK Toplantıda küresel piyasalardaki jeopolitik değişimleri ve makroekonomik göstergeleri değerlendiren Nippon Paint - Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, ABD ve İran arasındaki yeni dönemin bölgesel ticarete etkilerine dikkat çekti. Güner, uluslararası ilişkiler ve diplomasi trafiğinin sınır komşusu bölgelerde ticareti doğrudan etkilediğini belirterek, uzlaşma sonrasında yeni bir ticaret döneminin başlayacağını öngördü. Ambargoların esnemesi ve yaptırımların kalkmasının, lojistik gücünü koruyan Türkiye için büyük fırsatlar yaratacağını ifade eden Güner, Türkiye’nin bölgesinde pek çok ülkenin en büyük ticari ortağı ve ana tedarikçisi olarak öne çıkacağını söyledi. Teşvikler, transit ticarete yönelik vergi kolaylıkları ve finansal sübvansiyonların da Türkiye’yi küresel sermaye için bir “hub” haline getirmeyi hedeflediğini belirtti. “ÜLKEMIZE YATIRIMLARIMIZI ARTIRARAK SÜRDÜRECEĞIZ” Türkiye’nin büyüme potansiyeline olan inançla yatırımlara devam ettiklerini vurgulayan Gökhan Güner, geçtiğimiz yıl Gebze’deki tam otomasyonlu su bazlı boya tesisini devreye alarak kapasiteyi iki katına çıkardıklarını, ardından Diyarbakır’da bölgesel üretim adımı attıklarını belirtti. Karadeniz’in potansiyeline yanıt verebilmek için bölgede yerel üretim yatırımı ve iş birliklerini değerlendirdiklerini ifade eden Güner, yatırımları artırarak sürdüreceklerini söyledi. Ayrıca tarihsel ekonomik döngülerin yastık altındaki varlıkların gayrimenkul sektörüne yöneleceğini gösterdiğini belirterek, önümüzdeki dönemde altından gayrimenkule güçlü bir sermaye geçişi öngördüklerini aktardı. Trabzon’un da kentsel gelişim ve alternatif turizm yatırımlarıyla bu canlanmanın merkezlerinden biri olacağını ifade etti. ULUDAĞ: GÜVENILIR VE YENILIKÇI VIZYONUMUZLA TÜRKIYE’DE İLKLERIN MARKASIYIZ Nippon Paint - Betek Pazarlama-
7 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, 1988 yılında Türkiye’de başlayan yolculuğun 2019’daki Nippon Paint birleşmesiyle küresel bir teknoloji gücüne dönüştüğünü ifade etti. Nippon Paint’in dünyanın en büyük üç, Asya’nın ise birinci boya markası olarak 6 kıta ve 45 ülkede faaliyet gösterdiğini belirten Uludağ, grup bünyesindeki 60 inovasyon merkeziyle boya sektöründe kendi polimerini üreten tek marka olduklarını söyledi. Betek’in küresel gücü yerel yetkinlikle harmanladığını belirten Uludağ, bağımsız araştırmalara göre Filli Boya’nın Türkiye’nin en güvenilir ilk 10 markası arasında yer alan tek boya markası olduğunu ifade etti. ÇELIK: “TRABZON’UN ÇEHRESINI YENILIKÇI ÜRÜNLERIMIZLE GELECEĞE HAZIRLIYORUZ” Filli Boya Bölge Müdürü Adem Çelik, Trabzon genelinde hayata geçirilen projelere Filli Boya teknolojisiyle eşlik ettiklerini belirterek, kentin mimari kimliğini ve konforunu geliştirmekten gurur duyduklarını ifade etti. Trabzon Belediyesi’nin şehrin estetiğini ve altyapısını modernize etmek amacıyla yürüttüğü projelerin ana çözüm ortağı olduklarını belirten Çelik, ana caddelerin yenilenmesi ve kaldırımların modernize edilmesi gibi yerel kalkınma projelerinde Filli Boya ürünlerinin tercih edildiğini söyledi. Dış cephe korumasında Nucleus, ısı yalıtımında ise Dalmaçyalı markasıyla Trabzon’u geleceğe hazırladıklarını aktardı. Zorlu Grand Hotel Trabzon’un dış cephesinin de yenilendiğini belirten Çelik, Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri ile binanın dayanımının artırıldığını, konfor ve enerji verimliliğinin üst seviyeye çıkarıldığını ifade etti. KARADENIZ’IN ZORLU İKLIMINE KARŞI TEKNOLOJIK KALKAN: NUCLEUS Toplantıda, Karadeniz gibi bol yağışlı, nemli ve zorlu hava koşullarına sahip bölgelerde dış cephe ve bina kabuğunun korunmasının önemi vurgulandı. Filli Boya’nın global Ar-Ge ağının ortak çalışması ve Frontier Polymer Technology® ile ürettiği yeni nesil dış cephe boyası Nucleus’un, zorlu iklim koşullarına karşı teknolojik kalkan görevi üstlendiği belirtildi. Mikro tanecikli silikon ve özel polimer yapısı sayesinde su iticilik ve nefes alma kabiliyeti sunan Nucleus, yağmur suyunun yüzey tarafından emilmesini önlerken binalardaki nemin dışarı atılmasına imkân tanıyor. Kendi kendini temizleme teknolojisiyle cephelerin estetiğini koruyan ürün, canlı organik renklerde 5 yıl, inorganik renklerde 10 yıl renk solmazlık garantisi sunuyor. Teknolojinin, zorlu hava koşullarında yapı ömrünü uzatarak sürdürülebilir şehirlerin inşasına katkısı aktarıldı. BINALARDA ENERJI TASARRUFUNUN ANAHTARI: DALMAÇYALI Buluşmada, Türkiye’nin cari açığının en büyük kaynaklarından enerji ithalatını azaltmada ısı yalıtımının milli bir ödev olduğu hatırlatıldı. Türkiye’deki yapı stoğunun %70’inin hâlâ yalıtımsız olduğu belirtilirken, güncellenen TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardının getirdiği değişiklikler paylaşıldı. Yeni düzenlemeyle ısı yalıtımının kışın ısınmanın yanı sıra yazın klima kullanımına bağlı soğutma maliyetlerini azaltmak için de zorunlu hale geldiği, levha kalınlıklarının Avrupa Birliği ile uyumlu olarak artırıldığı ifade edildi. Trabzon, Ordu, Giresun ve Rize gibi 3. derece ılıman bölgelerde 5 cm olan zorunlu kalınlık 8 cm’ye çıkarılırken, Gümüşhane ve Bayburt gibi 5. bölgedeki soğuk illerde 8 cm’den 13 cm’ye yükseltildi. Isı yalıtımı sektöründe bilimsel analizlerle binalarda %60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini ortaya koyan Dalmaçyalı, entegre sistem gücüyle fark yaratıyor. Gebze ve Kayseri’deki test evlerinde gerçekleştirilen teknik ölçümler ile Erzurum’daki referans projeleri, ısı yalıtımının sağladığı tasarrufu ortaya koyuyor. Sistemin yedi temel bileşeninin tamamını kendi tesislerinde üreten tek entegre üretici olan marka, Karadeniz gibi zorlu iklim kuşaklarında uzun ömürlü ve yüksek performanslı koruma sağlıyor. Kuruluşundan bu yana 81 ilde yaklaşık 290 milyon m² ısı yalıtım sistemini yapılarla buluşturan Dalmaçyalı, 12 milyondan fazla vatandaşın enerji verimli ve konforlu yaşam sürmesine katkı sunuyor. EKONOMI KURMAYLARI TRABZON’DA PIYASALARI ANALIZ ETTI Toplantıda Nippon Paint - Betek yöneticilerinin yanı sıra ekonomi dünyasının saygın isimleri Vahap Munyar ve Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu interaktif bir panel gerçekleştirdi. Küresel gelişmelerin Türkiye piyasalarına yansımaları, makroekonomik dengeler, yapay zekanın iş yapış biçimlerine etkisi ve Trabzon’un bölgesel ticaret potansiyelinin ele alındığı “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri”, ekonomi ve yapı dünyasından geniş bir paydaş kitlesini ortak bir vizyonda buluşturarak Trabzon’da sektörel sinerji yarattı. n
8 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER İZOCAM'DAN DIJITAL DÖNÜŞÜM HAMLESI: METRIKS SISTEMI ILE AKILLI ÜRETIM DÖNEMI BAŞLADI Üretim süreçlerinde dijital dönüşümünü hızlandıran İzocam, Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi'ni Tarsus Tesisinde devreye alarak akıllı üretim dönemini başlattı. Yapay zekâ destekli sistem, üretim süreçlerini gerçek zamanlı yönetirken verimlilik, kalite, enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik hedeflerine önemli katkı sağlıyor. Türkiye yalıtım sektörünün lideri İzocam, üretim süreçlerinde dijital dönüşüm yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedefleri doğrultusunda dijital altyapısını güçlendiren şirket, Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi’ni Tarsus Tesisinde devreye aldı. Üretim sahasındaki tüm kritik verileri tek merkezde toplayarak gerçek zamanlı analiz imkânı sunan sistem, yapay zekâ destekli altyapısıyla üretim süreçlerini daha akıllı, daha izlenebilir ve daha verimli hale getiriyor. Dijitalleşmeyi yalnızca teknolojik bir yatırım olarak değil, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “Dijitalleşmeyi; operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedeflerimizin en önemli yapı taşlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Üretimden kalite yönetimine, enerji kullanımından bakım süreçlerine kadar tüm operasyonlarımızı veri odaklı yönetim anlayışıyla sürekli geliştiriyoruz. Bu kapsamda devreye aldığımız Metriks sistemi, yalnızca mevcut süreçlerimizi dijital ortama taşımıyor; aynı zamanda üretim tesislerimizin geleceğini şekillendirecek akıllı üretim altyapısını da oluşturuyor” dedi. ÜRETIM SAHASINDAKI TÜM VERILER TEK MERKEZDE TOPLANIYOR Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi, üretim sahasında farklı noktalarda oluşan verileri tek dijital platformda bir araya getirerek tüm operasyonların gerçek zamanlı olarak izlenmesini sağlıyor. Daha önce operatörler tarafından manuel olarak takip edilen sıcaklık, basınç, hareket, enerji tüketimi ve benzeri üretim verileri, artık üretim hatlarına entegre edilen akıllı sensörler aracılığıyla otomatik olarak toplanıyor ve anlık olarak analiz ediliyor. Metriks platformu üzerinde önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yapay zekâ destekli analiz modülleriyle üretim süreçlerinin daha da akıllı hale getirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, üretim süreçlerinde oluşabilecek olası sapmaların henüz sorun büyümeden tespit edilmesi, operatörlerin anlık olarak uyarılması ve müdahale süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor. Böylece üretim sürekliliğinin ve operasyonel güvenilirliğin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. ENERJI VERIMLILIĞI VE SÜRDÜRÜLEBILIRLIK HEDEFLERINE DE KATKI SAĞLIYOR Metriks sistemi yalnızca üretim süreçlerini daha etkin yönetmeye değil, enerji verimliliğini artırmaya ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemeye de katkı sunuyor. Platform bünyesindeki Enerji Yönetim Sistemi (EMS) modülü sayesinde tesislerde enerji tüketimi anlık olarak takip edilirken, enerji kayıplarının kaynağı ve büyüklüğü ayrıntılı biçimde analiz edilebiliyor. Enerji kullanımının optimize edilmesiyle birlikte karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalara da önemli katkı sağlanıyor. Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerini de ileriye taşıdığını belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “İzocam olarak dijital dönüşümü yalnızca üretim verimliliğini artıran bir teknoloji yatırımı olarak değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Veriye dayalı yönetim anlayışı sayesinde hem kaynaklarımızı daha verimli kullanıyor hem de enerji tüketimimizi ve çevresel etkimizi daha etkin İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü
9 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER şekilde yönetebiliyoruz. Bu yaklaşım, 2050 net sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalara da güç katıyor” şeklinde konuştu. KALITE YÖNETIMINDE GERÇEK ZAMANLI KONTROL DÖNEMI Sistemin sunduğu ileri analitik ve makine öğrenme altyapısı ise yalnızca mevcut durumu izlemekle sınırlı kalmıyor. Üretim verilerini analiz ederek geleceğe yönelik tahminleme modelleri oluşturan sistem sayesinde ham madde bileşimlerinin ürün kalitesine etkisi önceden öngörülebiliyor, ekipman performansı takip edilerek bakım süreçleri daha etkin planlanabiliyor. Böylece hem üretim verimliliği artırılıyor hem de olası duruşlar ile yüksek bakım maliyetlerinin önüne geçiliyor. İzocam, Metriks platformunu önümüzdeki dönemde kalite yönetim süreçlerini daha da güçlendirecek yeni modüllerle geliştirmeyi planlıyor. Bu kapsamda devreye alınması hedeflenen Canlı İstatistiksel Süreç Kontrolü (SPC) altyapısı sayesinde üretim hattından gelen verilerin anlık olarak analiz edilmesi, süreçlerde oluşabilecek sapmaların erken aşamada tespit edilmesi ve hurda ile fire oranlarının azaltılması amaçlanıyor. Yine ilerleyen aşamalarda hayata geçirilmesi planlanan QR kod entegrasyonu ile ürünlerin üretim hattı boyunca izlenebilirliğinin artırılması ve kalite süreçlerinin daha şeffaf, daha kontrol edilebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. İzocam’da dijital dönüşüm yatırımlarının önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini belirten Genel Direktör Kerem Kürklü, “Veri odaklı yönetim anlayışımızı güçlendirecek yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dijital teknolojilerden, yapay zekâ destekli analizlerden ve akıllı üretim sistemlerinden en yüksek verimi alarak üretim süreçlerimizi daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha esnek bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. İzocam olarak geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçirirken, sektörümüzde dijital dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz” dedi. n Türkiye'nin savunma sanayisindeki stratejik üretim üslerinden olan ASELSAN'ın Gölbaşı, Temelli, Oğulbey ve Akyurt yerleşkelerinde hayata geçirilen yapı projelerinde, BTM'nin yüksek performanslı yalıtım çözümleri tercih edildi. Toplam 250.000 m² taban alanına sahip tesislerde kullanılan BTM ürünleri, yapıların uzun ömürlü, güvenli ve enerji verimli şekilde hizmet vermesine katkı sağlıyor. Projelerde temel altı ve bohçalama uygulamalarında 250.000 m² BTM Bituproof Y SBS Modifiyeli Bitümlü Su Yalıtım Membranı, çatı sistemlerinde ise 100.000 m² BTM Elastoself MD Kendinden Yapışkanlı Su Yalıtım Membranı kullanıldı. Isı yalıtımı uygulamalarında tercih edilen 3.000 m³ BTM Polpan XPS Isı Yalıtım Levhası ile yapıların enerji verimliliği artırılırken, kullanım ömrünün uzatılmasına ve bakım maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlandı. 50 yılı aşkın bilgi birikimi ve tecrübesiyle geliştirilen BTM yalıtım çözümleri, yüksek mühendislik ve güvenlik standartlarına sahip projelerde güvenilir performans sunmaya devam ediyor. Kritik öneme sahip bu tesislerde kullanılan sistemler, su ve ısı yalıtımında uzun ömürlü koruma sağlayarak yapı güvenliği ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor. BTM, kamu ve özel sektörün prestijli projelerinde yer alan yenilikçi yalıtım çözümleriyle, yapıların dayanıklılığını artırmaya ve enerji verimliliğine katkı sunmayı sürdürüyor. n ASELSAN’DA GÜVENILIR YALITIM ÇÖZÜMÜ: BTM
10 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER İZODER’DEN 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMININ 27. YILINDA AÇIKLAMA İZODER Başkanı Atalay Özdayı; “Yapılarımızın güvenliği için temelden çatıya su yalıtımı uygulamalarını yaygınlaştırmalıyız”. Yalıtım sektörünün çatı örgütü İZODER, '17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaparak binaların depreme karşı güçlendirilmesi noktasında temelden çatıya su yalıtımının hayati önemine dikkat çekti. İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Özdayı, “17 Ağustos'ta her yıl depremin yarattığı büyük yıkımı hatırlıyor, önlemler konusuna dikkat çekmeye çalışıyoruz. Depremin yol açtığı yıkımların en önemli nedenlerinden birinin yapının taşıma gücünü etkileyen korozyon olduğu bir gerçek. Bir yapının ana unsurları olan demir ve betonu, suyun olumsuz etkilerinden yalıtımla koruyarak binalarımızı depremin etkilerine karşı güçlü hale getirmeliyiz. Mevcut binalarımızın depreme dayanıklılığı konusunda endişe duyuyor, güvenli ve sağlıklı binalara sahip olmak için kentsel dönüşümü fırsat olarak görüyoruz.” dedi. DEPREMIN YOL AÇTIĞI YIKIMLARIN EN ÖNEMLI NEDENLERINDEN BIRI KOROZYON Depremde yaşanan ağır hasarların başlıca nedenlerinden birinin, yapıların taşıma kapasitesini azaltan korozyon olduğuna dikkat çeken Özdayı, şunları söyledi: “Betonarme yapı sistemlerinin en zayıf noktalardan biri suya karşı olan hassasiyetleridir. Yağmur, kar, yeraltı suları, zeminde yer alan nem, mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları, binanın inşa edildiği zeminde bulunan basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle binalar sürekli olarak suya maruz kalabiliyor. Suyun taşıyıcı yapı elemanlarına nüfuz etmesi durumda özellikle betonun içindeki demirin paslanmasıyla başlayan ‘korozyon’ yapının yük taşıma kapasitesini azaltıyor. Betonarme yapıların sağlıklı bir şekilde tasarım ömürleri süresince işlevlerini sürdürebilmesi için yapının tamamının standartlara uygun şekilde ısı ve su yalıtımı ile korozyondan korunması gerekiyor.” Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Erdoğdu’nun donatı ve korozyon ilişkisini ortaya koyan araştırmasını hatırlatan Özdayı, sözlerine şöyle devam etti: “Bu araştırma binalarımızı bekleyen tehlikeyi gözler önüne seriyor. Suya maruz kalan bir donatı, taşıma kapasitesinin 5 yılın sonunda yüzde 50’sini, 15 yılın sonunda yüzde 90’ını, 24 yılın sonunda ise tamamını kaybettiğini ortaya koyuyor. Donatı korozyonu, deprem veya herhangi bir dış etki olmaksızın belirli süre sonra yapıların çökmesine yol açabiliyor. Bu durum da maalesef ülkemizin yabancı olmadığı bir gerçeklik. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından yapılan incelemeler sonucunda, yüzde 79’u hasarlı bulunan 55 bin 651 konut ve işyerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edilmişti.” KENTSEL DÖNÜŞÜM GÜVENLI YAPILAŞMA IÇIN KRITIK ÖNEM TAŞIYOR İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan “İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi” raporunda yer alan sonuçları paylaşan Özdayı, “İstanbul’da 7,5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosunda binaların ortalama yüzde 17’sinin (yaklaşık 194 bin
HABERLER bina) orta ve üst seviyede hasar göreceği tahmin ediliyor. 7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 26’sının hafif, yüzde 13’ünün orta, yüzde 3’ünün ağır ve yüzde 1’inin çok ağır hasar görmesi bekleniyor. Senaryo depreminde ağır ve çok ağır hasarlı binaların aldıkları deprem hasarının onarılamayacak boyutta olacağı ve bu hasar seviyelerindeki binaların yıkılıp tekrar yapılması gerektiği ortaya çıkıyor. Öte yandan orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşasının çoğunlukla daha uygun olduğu belirtiliyor. Böyle bir depremden etkilenecek diğer iller de hesaba katıldığında tablo daha da karamsar bir hal alıyor” dedi. Ülke genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm sürecinin, Türkiye’nin yapı stokunda kapsamlı bir yenilenme için kritik bir fırsat sunduğunu vurgulayan Özdayı, “Türkiye genelinde mevcut bina stokunun detaylı şekilde analiz edilmesi, güvenli hale getirilebilecek yapılar ile riskli binaların net biçimde ayrıştırılması gerekiyor. Yeterli dayanıma sahip olan yapıların güçlendirilmesi; güvenli olmayan binaların ise kentsel dönüşüm kapsamında yeniden inşa edilmesi büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu. Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin 1 Haziran 2018 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Özdayı, bu tarihten sonra inşa edilen ve zorunlu olarak su yalıtımı yapılan binaların, toplam yapı stokunun yalnızca yüzde 5-5,5’ini oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “10 milyonun üzerinde bina, 30 milyonu aşan hanenin bulunduğu ülkemizde bu düşük oranlardaki su yalıtımı uygulaması maalesef güvenli bina noktasında zayıf bir yerde durduğumuzu gösteriyor. Bundan sonra su yalıtımı ile güçlendirilmiş, güvenli, sağlıklı ve konforlu yapılar inşa etmemiz gerekiyor. Kentsel dönüşümün bir yandan güvenli kentler sağlarken diğer yandan çevreye duyarlı, enerji verimli, konforlu yapılaşma için de büyük bir fırsat barındırdığını unutmamak gerekiyor. Su yalıtımı, güvenli yapılaşmanın ayrılmaz bir parçası. Bir binanın temeli çürüyorsa, biz bu binayı güvenli sayamayız. Özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yaşayanların, binalarındaki su yalıtımı durumunu sorgulamaları ve uzman kontrolü yaptırmaları çok önemli” dedi. n WE ARE INDUSTRY WE ARE INNOVATION Get your eTicket now: glasstec-online.com/eticket #glasstec #WeAreGlass glasstec-online.com/visitor Türkiye‘deki irtibatınız: tezulaş fuar danışmanlık hizmetleri ltd. şti. info@tezulas-fuar.com www.tezulas-fuar.com Tel: 0216-385 66 33
12 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER ŞIŞECAM, 2026 YILI ILK YARI FINANSAL SONUÇLARINI AÇIKLADI Şişecam yılın ilk yarısında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken, yeni yatırımlar, kapasite artışları ve sürdürülebilirlik projeleriyle küresel büyümesini sürdürdü. 2026 yılının ilk altı ayında 122 milyar TL net satış elde eden şirketin uluslararası satışlarının toplam satışlar içindeki payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken, yatırımları 12 milyar TL'ye, ihracatı ise 464 milyon dolara ulaştı. İlk yarıda Türkiye ve Avrupa’da yeni kaplamalı cam hatlarını devreye alan Şişecam, Avrupa'da ayrıca ilk cam ambalaj tesisi yatırımı olan Macaristan'da önemli bir eşiği geride bıraktı. Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk altı ayında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken, toplam satışları içinde uluslararası satışların payı yüzde 61 oldu. Aynı dönemde 12 milyar TL yatırım yapan Şişecam'ın ihracatı 464 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şirket ilk altı ayda 2,8 milyon ton cam, 2,2 milyon ton soda külü ve 2 milyon ton endüstriyel hammadde üretti. CAN YÜCEL: “ÖNCELIĞIMIZ VERIMLILIK, MALIYET VE FINANSMAN YÖNETIMI ILE OPERASYONEL ÇEVIKLIK OLDU” Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yılın ilk yarısını değerlendirirken şunları söyledi: “Küresel ekonomideki belirsizliklerin, enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların devam ettiği bir dönemi geride bıraktık. Bu süreçte küresel üretim ağımız, güçlü müşteri portföyümüz ve çevik yönetim anlayışımız sayesinde operasyonel ve finansal performansımızı korurken yeni fırsatları değerlendirmeye de devam ettik. İlk yarıdaki önceliğimiz verimlilik artışı, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu. Güçlü bilanço ve sağlıklı nakit akışı hedefimiz doğrultusunda nakit yaratımı ve likidite yönetimine öncelik verdik. İşletme sermayesi yönetiminde disiplinli yaklaşımımızı ve sadeleşme çalışmalarımızı sürdürdük. Fon kaynaklarımızı ve nakit varlıklarımızı en verimli şekilde yönetmeye odaklandık. Yılın ilk çeyreğinde yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Eurobond ihracımız ve uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri; kısa-orta vadeli likidite yönetimimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi desteklememize katkı sağladı.” TARSUS YATIRIMIYLA KAPLAMALI CAM KAPASITESI YÜZDE 17 ARTTI Şişecam, yılın ilk çeyreğinde Bulgaristan ve İtalya'daki düz cam tesislerinde devreye aldığı iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa'daki kaplama kapasitesini yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyünü genişletti. Yılın ikinci çeyreğinde ise Tarsus’taki yeni kaplamalı cam hattını tamamlayan Şişecam; yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli bu yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitesini yüzde 17 artırarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştırdı. Şirket, yıl sonuna kadar Hindistan'da devreye alacağı yıllık 4,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattıyla bu alandaki küresel varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. DÜNYANIN EN BÜYÜK DÜZ CAM ÜRETIM KOMPLEKSLERINDEN BIRINI DEVREYE ALDI Şişecam, Tarsus'ta ilk çeyrekte devreye aldığı yeşil saha düz cam yatırımındaki TR9 hattını tamamlayarak, yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesine ulaştı. Bu stratejik adımla Tarsus düz cam tesisi, dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden biri haline geldi. Ayrıca, Kuzey İtalya düz cam fabrikasında planlanan periyodik bakım ve soğuk tamir çalışmaları başarıyla tamamlandı ve üretim yeniden başladı. Şişecam, bu planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer üretim tesislerinin kapasite kullanım oranlarını dengeli bir şekilde optimize etmeyi başardı. AVRUPA'DAKI ILK CAM AMBALAJ TESISI MACARISTAN'DA ÜRETIME HAZIRLANIYOR Şişecam, Avrupa'daki ilk cam ambalaj üretim tesisi olan Macaristan yatırımında önemli bir aşamayı tamamladı. Şirket, yıllık brüt 198 bin ton kapasiteli ilk fırınını test üretimlerine başlamak üzere ateşledi. Tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte Avrupa pazarındaki operasyonel gücün ve tedarik kabiliyetinin daha da artırılması hedefleniyor.
13 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER ABD'DEKI BÜYÜME PLANLARINDA ILERLEME Şişecam, ABD'deki doğal soda külü faaliyetlerini sürdürürken, aynı bölgede geliştirdiği Pasifik Soda yatırımında ise izin süreçlerinde son aşamaya geldi. Şirket, değişen piyasa koşullarını dikkate alarak yatırımın en uygun şartlarda ilerletilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. YENILENEBILIR ENERJI KAPASITESI YIL SONUNDA 106 MW'A ULAŞACAK Karbonsuz üretim hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam eden Şişecam, daha önce devreye aldığı 25 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerine Manisa'da kurulan 20 MW'lık yeni tesisi ekledi. Böylece şirketin toplam GES kurulu gücü 45 MW'a ulaştı. Yıl sonuna kadar Kars'ta devreye alınması planlanan 61 MW kapasiteli yeni yatırımla toplam kapasitenin 106 MW'a yükselmesi hedefleniyor. İHRACAT LIDERLIĞI VE ULUSLARARASI BAŞARILAR Şişecam, 2025 yılında gerçekleştirdiği 938 milyon dolarlık ihracat performansıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bir kez daha sektörünün ihracat lideri seçildi. Şirket ayrıca, dünyada ilk kez dijital müzakere edilebilir enstrüman olarak yapılandırılan Working Capital Note işlemiyle GTR Awards 2025 kapsamında “En İyi İşlem” ödülüne layık görüldü. Kurumsal yönetim uygulamalarıyla World Finance tarafından Türkiye'nin en iyisi seçilen Şişecam, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu bağımsız güvence sürecinden geçirerek yayımladı. “UZUN VADELI REKABET GÜCÜMÜZÜ ARTIRACAK ALANLARA ODAKLANIYORUZ” Yılın geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can Yücel şunları söyledi: “Değişen piyasa koşullarına uyum sağlamayı sürdürürken, uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanacağız. Verimlilik programlarımızı yaygınlaştıracak, katma değerli ürünlerin portföyümüzdeki payını artıracak, yeni pazarlardaki etkinliğimizi geliştirecek ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ileri taşıyacağız. Aynı zamanda bilanço yapımızı daha da güçlendirmeye ve finansal dayanıklılığımızı korumaya devam edeceğiz.” n EGE PROFIL’DE ÜST DÜZEY ATAMA Türkiye PVC profil sektörünün lider şirketlerinden Ege Profil, organizasyon yapısını güçlendiren önemli bir üst düzey atamaya imza attı. Şirket bünyesinde faaliyet gösteren Winsa'nın Genel Müdür Yardımcılığı görevini sürdüren Batuhan Boyacı, yeni yapılanma kapsamında Pimapen'in de Genel Müdür Yardımcısı oldu. Boyacı, bundan sonraki süreçte Ege Profil çatısı altındaki Winsa ve Pimapen markalarının stratejik büyüme ve dönüşüm süreçlerine liderlik edecek. Belçika merkezli Deceuninck Grubu'nun Türkiye ve Asya Pasifik operasyonlarını yöneten Ege Profil, portföyündeki iki stratejik markanın yönetimini, şirket kültürünü ve sektör dinamiklerini yakından tanıyan deneyimli bir isme teslim etti. Bu kapsamda Batuhan Boyacı, Winsa'daki mevcut sorumluluğuna ek olarak 45. yılına hazırlanan Pimapen'in yeni dönem büyüme ve dönüşüm stratejilerine de liderlik edecek. İzmir Karşıyaka doğumlu olan Batuhan Boyacı, Balıkesir Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü'nden mezun olduktan sonra eğitimini Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü'nde tamamladı. Profesyonel kariyerine 2006 yılında Winsa'da Satış ve Pazarlama Uzmanı olarak başlayan Boyacı, başarılı performansının ardından İzmir Bölge Müdürlüğü görevini üstlendi. Yedi yılı aşkın süre boyunca bölgesel satış ve pazarlama operasyonlarını yöneten Boyacı, daha sonra Marka Satış Direktörü olarak görev yaptı. Nisan 2023'ten bu yana Winsa Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Boyacı, yeni yapılanmayla birlikte Winsa ve Pimapen markalarının Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütecek. n
14 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER NIPPON PAINT - BETEK, ANADOLU’DA STRATEJIK IŞ BIRLIKLERIYLE BÜYÜYOR Uluslararası bölgesel güç konumunu İstanbul, Gebze, Kayseri ve Balıkesir’de bulunan yatırımlarının yanı sıra yerel iş birlikleriyle de destekleyen Nippon Paint-Betek, Anadolu’da yepyeni bir dönem başlatıyor. Diyarbakır'da mantolama ürünlerinin üretimi için stratejik bir ortaklığa imza atan şirket, operasyonel süreçleri çevikleştiren bu iş modelini farklı bölgelerde kuracağı yeni ortaklıklarla yaygınlaştırmayı hedefliyor. Türkiye boya ve ısı yalıtım pazarının çeyrek asırdır öncülüğünü üstlenen Nippon Paint - Betek, küresel Ar-Ge gücünü yerel pazarın dinamikleriyle birleştirerek Anadolu’da yepyeni bir stratejik iş birliği dönemi başlatıyor. Bağlı bulunduğu Nippon Paint Group dünyasında çevre ülkeleri ve pazarları kapsayan uluslararası bir bölgesel güç ve teknoloji üssü sorumluluğuyla hareket eden şirket, bu küresel vizyonunu yerel üretim potansiyeliyle harmanlayarak ekosistemini genişletiyor. Bu doğrultuda Diyarbakır'ın köklü üreticilerinden İzoset ile stratejik bir ortaklığa imza atan Nippon Paint - Betek, mantolama pazarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine doğrudan ürün tedariki sağlarken, bölgedeki operasyonel süreçleri de çok daha çevik hale getiriyor. Ülkenin farklı coğrafyalarında yerel dinamiklerle birlikte "dengeli ve sürdürülebilir" bir kalkınma modelini benimseyen şirket, benzer vizyonu paylaşan üreticilerle yeni iş birliklerine imza atmayı planlıyor. GÖKHAN GÜNER: ANADOLU’DA SÜRDÜRÜLEBILIR BIR BÜYÜME MODELI BAŞLATIYORUZ Büyüme stratejileri hakkında bilgi veren Nippon Paint - Betek Türkiye Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, “Bizim için büyüme, sadece tek bir merkezle sınırlı değildir. Merkezimiz İstanbul’da olsa Anadolu ile güçlü bir bağa sahibiz. Bugün İstanbul’un yanı sıra Gebze, Kayseri ve Balıkesir’e yayılan üretim tesislerimizle Türkiye’nin üstlendiği uluslararası bölgesel güç ve teknoloji üssü konumunu her geçen gün daha da pekiştiriyoruz. Bu doğrultuda, Gebze’de tüm süreçlerin uçtan uca otomasyonla yönetildiği 2. Su Bazlı Üretim Tesisi’mizi kapasitemizi iki katına çıkaran bir yatırımla geçen sene devreye aldık. Şirketimizin ana lokomotifi olan dekoratif boyalar segmentinin en büyük hacmini oluşturan su bazlı boyalarımızı yeni bir faza taşıyan bu yatırım, Betek’in gelecek 10 yıllık ihtiyacını karşılamak üzere hizmet verecek.” dedi. Küresel teknoloji gücünü sahada tamamlamanın yolunun Anadolu’nun yerel sanayi gücünden geçtiğini vurgulayan Güner, "Bugün dev üretim üslerimizin ardından, Anadolu’daki bu potansiyeli en verimli şekilde değerlendirmek adına stratejik adımlar atıyor ve sürdürülebilir bir büyüme modeli başlatıyoruz. Operasyonel anlamda sahaya daha yakın, daha çevik ve daha esnek bir yapı oluşturmak amacıyla Diyarbakır’da bölgesel bir üretim iş birliğini hayata geçirdik. 2011 yılından bu yana Diyarbakır OSB’de ısı yalıtımı alanında kaliteli ve etkili çözümler sunan İzoset ile güçlerimizi birleştirdik. Bu iş birliği kapsamında, dış cephe levhası başta olmak üzere mantolama ürünlerinin üretimine başladık. Öyle ki, yaptığımız bu güçlü ortaklık sayesinde artık 'Diyarbakır'da da gönül rahatlığıyla bir fabrikamız var' diyebiliyoruz. Bölgeye doğrudan hizmet sunarken temel amacımız katma değerli ürünlerimizle dengeli, sürdürülebilir bir büyüme sağlamak. Global tecrübemizi, yerel dinamiklerin gücüyle birleştirerek Anadolu’ya aktarmaya ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde de bu iş birliklerine imza atmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. HEDEF, BU MODELI FARKLI BÖLGELERDE DE YAYGINLAŞTIRMAK Nippon Paint - Betek’in gerçekleştirdiği bu stratejik ortaklık, mantolama ürünlerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bayilere ve projelere çok daha hızlı ve esnek bir şekilde ulaştırılmasını sağlıyor. Sahaya yakın üretim modeli sayesinde bölgedeki operasyonel süreçlerini kolaylaştıran şirket, bu yaklaşımı önümüzdeki dönemde Türkiye’nin farklı coğrafyalarında da hayata geçirmeyi ve yeni iş ortaklıklarıyla dengeli büyümesini sürdürmeyi planlıyor. n
15 ÇATI VE CEPHE • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER TÜRK YTONG’DAN YENILENEBILIR ENERJIYE STRATEJIK YATIRIM Türkiye’nin lider gazbeton üreticisi olan Türk Ytong, temiz enerji dönüşümü yolundaki ilk yatırı-mını Nakkaş Holding grup şirketlerinden Saves desteğiyle hayata geçiriyor. Yatırım kapsamında, Mardin’in Derik ilçesinde 21 MW güçte bir güneş enerjisi santrali (GES) kurulacak. Türk Ytong, Dilovası, Tekirdağ, Bilecik, Antalya ve Çatalca’da bulunan beş fabrikasının elektrik ihtiyacını gü-neş enerjisinden karşılayacak. 2027 yılı içerisinde işletmeye alınması beklenen bu yatırım, Türk Ytong’un temiz enerjiye geçiş sürecindeki en önemli dönüm noktası olacak. Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal, projeye ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede Türk Ytong’un yenilenebilir enerji için gerçekleştirdiği bu yatırımın sürdürülebilir büyüme vizyonunun önemli kilometre taşlarından biri olduğunu söyleyerek şu açıklamayı yaptı: “Mardin Derik'te ha-yata geçireceğimiz güneş enerjisi santrali ile üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı ve karbon ayak izimizi önemli ölçüde azaltmayı hedefliyoruz. Bu yatırım çevresel sorumluluk anlayışımızı ortaya koyarak geleceğe daha sürdürülebilir bir üretim modeli bırakma hedefimize önemli katkı sağlayacak.” TÜRK YTONG, SÜRDÜRÜLEBILIR ÜRETIM IÇIN GÜNEŞE YATIRIM YAPIYOR Agah Durukal sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de çağdaş yapılaşmanın ve mimarlık kültürü-nün destekçisi olmamızın yanı sıra, sürdürülebilirlik ve çevreci yapılaşma denildiğinde de akla ilk gelen markalar arasında yer alıyoruz. Çevreci, yenilikçi ürün, hizmet ve çözümlerle ön plana çıkı-yoruz. Gerçekleştireceğimiz bu yatırım, Nakkaş Holding’in iki önemli grup şirketi olan Türk Ytong ve Saves arasındaki sinerjiyi güçlendirirken, Nakkaş Holding’in yenilenebilir enerjiye, temiz ener-ji dönüşümüne ve sürdürülebilir büyümeye verdiği stratejik önemin de güçlü bir yansımasını ortaya koyuyor. MARDIN’DE KURULACAK GES, TÜRK YTONG’UN ELEKTRIK IHTIYACINI KARŞILAYA-CAK 2024 yılında Romanya'nın ilk depolamalı GES yatırımını hayata geçirerek bu alandaki ilk Türk yatı-rımcısı olan Saves, Mardin Derik'te hayata geçirilecek güneş enerjisi santrali projesinde stratejik iş birliğine öncülük ederek proje geliştirme ve yönetim süreçlerini üstleniyor. Projenin EPC (Mühendislik, Tedarik ve İnşaat) süreçleri YEO Teknoloji tarafından yürütülürken, kalite, izleme ve saha yönetimi süreçleri ise şirketin dijital dönüşüm vizyonuna uygun olarak eyerod platformu üzerinden tamamen dijital olarak takip edilecek. n
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=