
Çatı ve Cephe Dergimiz 20 Yaşında
Dr. Atila Gürses; "İklim değişikliğine karşı en somut müdahale alanı: ÇATI VE CEPHELER"
2025 Yılı Sektör Değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
Kiremit Kaplı Mansard Çatılar
Dış cephe duvar sistemlerinin yangın performansına ilişkin prensipleri
Marshall'dan "Ses Getiren Ustalık" Ürünü: Luksima Silikonlu Özel Mat
|
Mimar Eren Çıracı: "Mimarlık Sadece Sürdürülebilirlik İlişkisi ile İzah Edilemez"![]()
Kalebodur'la Mimarlar Konuşuyor'da Prof. Dr. Celal Abdi Güzer'in Eylül ayındaki konuğu FIELDS Architecture & Industrial Design’in kurucularından Mimar Eren Çıracı oldu. Soru ve cevapları ile ufuk açan söyleşide Eren Çıracı; akademinin mimarlık için önemini, mimarlığın sürdürülebilirlik ile olan ilişkisini ve dünyanın en ünlü mimarlık ofislerinden Zaha Hadid Architects’te biriktirdiği deneyimlerini, kendi “mimari bakış açısını genç mimarlarla paylaştı. “Zaha Hadid Architects’te çalışmanın kişisel gelişimime büyük katkısı oldu”
Dünyanın en büyük mimarlık ofislerinden Zaha Hadid Architects’te çalışmanın kendisine tecrübe ve gelişim noktasında önemli katkılar sağladığını anlatan Çıracı, ayrılış ve ofis açma sürecini şöyle anlattı: “Mimarlık kendi disipliner meseleleri ile interdisiplinerlik arasında sıkışmış durumda”
Mimarlığın bugün kısmen sıkışmış bir durumda olduğunu vurgulayan Çıracı, şöyle devam etti: “Akademinin mimarlığın olmazsa olmazı olduğunu düşünüyorum” Akademinin mimarlığın olmazsa olmazı olarak gördüğünü vurgulayan Çıracı, bu yüzden de her zaman akademide olmayı istediğini belirterek, “İstanbul’a döndükten sonra pandemi sürecine kadar yaklaşık 8 sene Bilgi Üniversitesi’nde ders verdim. Geçen sene de bir sömestir boyunca yine İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde proje dersi verdim. Akademinin, mimarlığın olmazsa olmazı olduğunu düşünüyorum. Benim için mimarlık, akademi olmadan olabilecek, gelişebilecek bir alan değil. Çünkü, entelektüel taraf olmadan mimarlığın hiçbir zaman gerçek potansiyeline ulaşamayacağını düşünüyorum. Kişisel olarak, Yale’de daha sonra Londra’daki çalışma hayatımda gördüğüm; güçlü bir çizgisi olan mimarların hepsi aslında üniversiteyi bir araştırma laboratuvarı olarak kullanıyor. Çünkü fikir, en rahat üniversitelerde gelişebiliyor. Üniversitelerde çok fazla beyin var, konuya farklı açılardan yaklaşabilecek, kendi özgün bakışını getirebilecek insanlar var. O bakımdan üniversite benim için her zaman heyecanlı bir yer oldu. Bundan sonrası için de dışında kalmak istemiyorum.” İlginizi çekebilir... Şişecam'ın Global Genç Yetenek Programı 'Together' için başvurular başlıyorŞişecam, faaliyet gösterdiği bölgelerde kalkınmaya destek olmak, genç yetenekleri iş dünyasına kazandırmak ve geleceğin yetkinliklerine sahip profesyo... Ozan Turan: "Yalıtım, sürdürülebilir yapılaşmanın temel unsurlarından biri"15""24 Eylül Sürdürülebilirlik Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, sürdürü... Filli Boya'dan ustalara okula dönüş desteğiFilli Boya, yaşam alanlarına imza atan birer zanaatkar ve uzun soluklu birer iş ortağı olarak gördüğü boya ustalarının her alanda gelişimi destekleyen... |
|||||||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.