Atilla Yücel: "Asıl Özelliği, Biçim Verir"

Atilla Yücel:

16 Kasım 2009 | SÖYLEŞİ
23. Sayı (Kasım - Aralık 2009)

Mimarinin, görünümüyle, görsel yönden çevreye kattıkları, ifade ettikleri ve biçimiyle de oldukça önemli bir etkinlik olduğunu dile getiren usta mimar Atilla Yücel, çatı ve cephenin ise bütün bunları dışa vurması açısından önem kazandığını, buna rağmen dış etkiyi oluşturan unsurların sadece çatı ve cephe malzemeleri olmadığını, formun her şeyden daha fazla önem arz ettiğini vurguluyor. “Asıl özelliği biçim verir” diyen Yücel şu yorumlarda bulunuyor...

“Binalar kendilerini cephe ve çatı malzemeleriyle, bunun biçimle ilişkileri çerçevesinde açığa vuruyorlar. Kent içindeki yerleri, görsellikleri, yapılan seçimlerle ilgili... Tarih boyunca ve bugün de özünde değişen çok fazla şey yok. Sonuçta kullanılan malzemeler belli. Binanın dış ifadesinin maddi unsurları var, ama bu unsurlar onun biçimini tarif etmiyor. Onu, öncelikle tarif eden geometri ve kompozisyondur. Bugün üretilen yapı malzemelerinin çeşitlenmesinin verdiği imkanlar çok geniş. Buna rağmen durum özünde pek değişmiyor. Bir dış biçim ve geometri var. Yeni yapı malzemeleri, karmaşık geometrik formların inşasına geçmişe oranla çok daha zengin düzeyde olanak veriyor. Metal alaşımlar, titanyum, sentetik malzemeler, hafif metaller, plastik, sentetik bileşimler ve cam gibi tarih boyunca çok sınırlı oranda kullanılmış ya da hiç kullanılmamış bazı malzemeler bugün bütün cephe sistemini meydana getirebiliyor, çok karmaşık biçimleri oluşturmaya imkan verebiliyorlar...” 


Çatıyla cepheyi ayırmak zorunda değiliz

“Tarihte de zaman zaman olduğu gibi, çatıyla cephenin farklılıklarını ortadan kaldıran biçim, tasarım ve malzemeler var. Bu, taş ve ahşapla da mümkündü. Fakat şimdi bu imkana cam, çelik vs. ile çok geniş bir yelpazede sahibiz. Dolayısıyla bugün çatıyla cepheyi ille ayırmak zorunda değiliz. Çatı aynı zamanda binanın cephesi, cephe de aynı zamanda binanın çatısı olabilir.” 

“‹şlevsellik açısından baktığımızdaysa konu daha sade. Yani dıştaki, biraz daha karmaşık olan çok boyutlu mesele, işlevsellik açısından ele alındığında daha kolay anlaşılabiliyor. Çatı ve cepheden işlevsellik açısından binayı dış etkilerden koruması beklenir. ‹çeride belirli bir konfor seviyesinin olması ve mahremiyet açısından tatmin edici olması birçok beklentiyi karşılar. Burada çok karmaşık bir durum bulunmuyor. Sonuçta bir mühendislik ve yapı fiziği meselesi. Ama bugünkü üretimin büyük çoğunluğu yeni teknolojileri kullanıyor ve bu yeni teknolojiler de yapının önemine, büyüklüğüne göre az veya çok gelişmiş, az veya çok deneysel, az veya çok iddialı, pahalı sistemler olabiliyor...”


Seçenekler arttı

“Bugünün, ‘ifade açısından veya yapının yüzeyinin oluşturulması’ açısından imkanları sadece maddesel olanla sınırlı değil. Belki tarihte de bu öyleydi. Yani ışık her zaman mimarinin çok önemli bir bileşeniydi ama ışık maddesel olan, elle tutulan bir şey değil. Ama o madde, diyelim ki taş, kullanım biçimine bağlı olarak ışığın da taşıyıcısıydı. Gölge, ışığın karşıtı olarak, neredeyse bir malzeme gibi mimarinin çok önemli bir unsuruydu. Bugün cam veya fiberoptik sistemler gibi başka olanaklar var. O anlamda geniş bir seçenekle karşı karşıyayız...” 


Plastiğe kuşkuyla yaklaşıyorum

“MArs Mimarlar (Mimarlık Araştırmaları Stüdyosu) olarak projelerimizin çatılarında endüstriyel sistemler, metal çatılar, sandviç paneller gibi farklı sistemler kullandık. Cephede de taş, tuğla, ahşap, sandviç panel, seramik gibi geleneksel ya da endüstriyel malzemeleri tercih ettik. Daha denenmiş sistemlerle çalıştık. Yalıtım, her zaman çok önemsediğimiz bir bileşendi. Pencere doğramalarında plastik görmek hiç hoşuma gitmiyor. Ayrıca, ‘mış’ gibi olan malzemeleri de sevdiğimi söyleyemem. Ahşap görünümlü plastik ’siding’, metal görünümlü taş, arduvaz görünümlü sentetik malzeme vs. hoşuma giden şeyler değil. Plastik, sentetik malzemelere karşı değilim ama ekolojik etkilerinden dolayı biraz kuşkuyla bakıyorum. Brüt beton, doğal ve endüstriyel ahşap, cam, çelik ve seramik porselen sevdiğim malzemelerden bir kaçı...”

“Malzeme açısından sıkıntı yaşadığımızı söyleyemem. Sorun daha çok uygulamayı yapan firmalardan kaynaklanıyor. Malzemeyi iyi seçtiğinizde sorun olmuyor; işçilikteki süreçlerde sıkıntılar olabiliyor. Bu tip sorunlar sadece cephede değil, inşaatın her aşamasında ve tüm sektörlerde yaşanıyor...”


 

İlginizi çekebilir...

Levent Çeki; "Doğruluk, yenilikçilik, disiplin ve sorumluluk yönetim anlayışımın temelini oluşturmaktadır."

Dergimiz tarafından bu yıl 14. sü düzenlenen Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri'nde Yılın Lideri Ödülü'nü kazanan ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı ...
20 Şubat 2026

Ömer Sirkeci: "Başarmak bir sonuç değil, faydalı olmanın bir yoludur."

Cephe kaplamaları endüstrisinde BAUNORM markası ile fibercement üretiminde dikkat çeken Meta Endüstri firmasının Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Sirkeci, fi...
16 Ekim 2025

Selçuk Aktepe: "Nimeçatı Bu Yıl Sektörde 27. Yılını Dolduruyor"

Nimeçatı Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Selçuk Aktepe, firmanın çalışmaları ve yeni lojistik üssü yatırımları hakkında sorularımızı okurlarımız ...
24 Ağustos 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,984 sn