ÇATIDER'den / Başkan'dan...

ÇATIDER'den / Başkan'dan...

17 Mayıs 2012 | ÇATIDER'DEN
38. Sayı (Mayıs - Haziran 2012)

Atila GÜRSES ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı
Değerli Okurlarımız, Yılın ilk aylarını olumsuz hava koşulları nedeniyle durgun geçiren çatı sektöründe, baharın gelmesi ile ciddi bir hareketlenme başladı. Temmuz ayı ortalarına kadar giderek artacak olan hareketlenme, Ramazan başlangıcı ile azacak ve ağustos ayı ortasından itibaren yine normal seyrine ulaşacaktır.

Gün geçmiyor ki bir felaketle karşılaşmayalım. 18 Nisan günü Türkiye’nin tümünde etkili olan ve hızının 88-125Km/h olduğu söylenen fırtına sonucunda yine yüzlerce çatı uçtu ve yaralanmalar, hatta can kayıpları yaşandı. Ruhsatsız ve projesiz yapılan binaların çatıları için söylenecek bir şey yok; ancak devlet tarafından ihale yoluyla yaptırılan ve belki de projeleri yarışma sonucunda elde edilen hastanelerin çatılarının uçması inanılır gibi değil. İstanbul Taksim İlkyardım Hastanesi, Ankara İbn-i Sina Hastanesi Büyük Acil Servisi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Kampüsü-Kocatepe Hayvan Hastanelerinin çatıları fırtına sonucunda uçtu. Çatılarla ilgili olarak sürekli anlatmaya çalıştığımız ve anlatmaya devam edeceğimiz konuların başında “Çatılara gereken önemin verilmemesi” geliyor. Hiçbirimiz konut alırken çatısına bakmıyoruz. Siz çatınızın hangi malzemeyle kaplandığını ve konstrüksiyonunun nasıl olduğunu biliyor musunuz? 2010 yılında tarafımdan İstanbul’da yapılan, 300 kişinin katıldığı mini ankette, bir tek kişi bile çatısı konusunda net bilgi veremedi. Aldığım cevaplar sadece, “bilgim yok”, “akıtıyor” veya “sorun yok” şeklinde.

Projeci çizmiyor, uygulamacı baştan savma yapıyor, denetleyen hiç önemsemiyor ve kullanıcı ancak bir sorunla karşılaştığı zaman ilgileniyor. Bu durumda bir çatının düzgün bir şekilde yapılması mümkün mü? Halbuki bırakın Avrupa’yı, Orta Asya ülkelerinde bile çatı bir prestij unsurudur. İnsanlar çatılarının doğru ve düzgün uygulanması bir yana, en güzeli olması için adeta birbirleriyle yarış içindeler. Çatılara hak ettiği önemi vermediğimiz sürece daha pek çok çatımız uçacaktır.

Bir an gözüm işyerimin penceresinden yandaki altı katlı binanın çatısına odaklandı ve dehşet içinde kaldım. Üç beş usta birer kedi çevikliğiyle çatıda oradan oraya koşturup duruyor ve çatı kaplamasını tamamlamaya çalışıyorlar. Hiçbir güvenlik ekipmanı olmadığı gibi, çatının en uç noktasında zaman zaman çalan telefonlarına verdikleri cevapları, adeta tüttürdükleri sigaranın dumanıyla boşluğa yazıyorlar. Kısaca hayatla ölüm arasında gidip geliyorlar; ancak bunun farkında olduklarını hiç sanmıyorum. Kendilerine bunu söylediğiniz zaman da “Biz her zaman böyle çalışıyoruz. Hiçbir şey olmaz” diyeceklerinden yüzde yüz eminim. Bunun gibi pervasızca yapılan uygulamalar, çoğu zaman hem işverenin (bu bir firma sahibi olabileceği gibi, bir apartman yöneticisi veya müstakil evinin çatısını yaptıran herhangi bir kişi de olabilir) hem de uygulamacının ömür boyunca sıkıntısını çekeceği maddi ve manevi sorunlara neden olabilmektedir. Çatı uygulaması yaparken veya yaptırırken yasalarca öngörülen işgüvenliği tedbirleri alınmalı ve gerekli denetimler periyodik olarak yapılmalıdır.
09/09/2009 tarih ve 27344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Yangından Korunma Yönetmeliği son günlerde özellikle 28. maddesinin 2. bölümü ile sık sık gündeme gelmektedir. BROOF sınıfı malzemeler yönetmelikte Dış Alev Yayılımına Dayanıklı Malzemeler olarak tanımlanmış, ancak altlarındaki yüzeyin veya yalıtımın en az zor alevlenici malzemelerden oluşturulması zorunluluğu getirilmiştir. Halbuki, membran ve şıngıl türü malzemelere BROOF Belgesi verilebilmesi için yapılan testlerde, normal alevlenen bir altyapı kullanılmaktadır. Avrupa ve ABD’deki uygulamalar incelendiğinde, altyapı olarak normal alevlenen malzemeler kullanıldığı, bunun üzerine su yalıtım malzemesi ve su yalıtımı üzerine de BROOF çatı kaplama malzemesinin uygulandığı görülmektedir (ABD’de her yıl 1 milyar m2 şingıl uygulanmaktadır ve şingıl altında su yalıtım malzemesi kullanılması zorunludur). Bu yanlıştan dönülebilmesi için Yangın Yönetmeliği’nin 28. maddesinin 2. bölümü, “Çatı kaplamalarının BROOF sınıfı malzemelerden yapılması halinde, çatı kaplamaları altında yer alan yüzeyin veya yalıtımın en az normal alevlenen malzemelerden olmasına izin verilir” şeklinde değiştirilmelidir.

11-12-13 Nisan tarihlerinde, Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nde, Yürütme Kurulu Başkanlığını Prof. Dr. Nihal Arıoğlu’nun yaptığı, 6. Ulusal Çatı ve Cephe Sempozyumu’nu başarılı bir şekilde tamamladık. Sempozyum kapsamında, Mimar Cengiz Bektaş yürütücülüğünde çok başarılı bir çalıştay gerçekleştirdik. Yine Sempozyum kapsamında gerçekleştirdiğimiz proje yarışmasını kazanan öğrenciler de, Jüri Üyeleri Doç. Dr. Oğuz Özer ve Zeki Şerifoğlu’nun ellerinden ödüllerini aldılar. Sempozyum, çalıştay ve proje yarışması ile ilgili ayrıntılı bilgiye www.catider.org.tr web sitemizden ulaşabilirsiniz.
Mayıs ayının başında, artık tüm dünyada tanınan ve bölgemizin konusunda en büyük fuarı olan İstanbul Yapı Fuarı gerçekleştirildi. Binin üzerinde firmanın katıldığı, 14 üyemizin katılımcı olduğu ve bizim de ÇATIDER olarak katıldığımız fuar, geçmiş yıllara oranla çok daha kalabalık ve hareketli geçti. 110 bine yakın ziyaretçinin gezdiği fuarda yeni ürünlerin sergilenmesi, sektörümüzün gelişimini görmemiz açısından çok önemli. Ayrıca standımıza yapılan ziyaretlerde üyelik talepleri almamız, ÇATIDER’in öneminin anlaşılması bakımından bizim için çok sevindirici oldu.

Değerli okurlarımız, aktif bir deprem kuşağında yaşadığımız için deprem konusunu her zaman canlı tutmamız ve hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Söz depremden açılmışken rahmetli hocam Prof. Dr. Müfit Yorulmaz’ın bir anısından bahsetmeden geçemeyeceğim. Dünyanın saygın deprem mühendislerinden olan değerli hocam, bir Japonya ziyaretinde çok katlı ofis binasında kendisine tahsis edilen odasında çalışırken giderek artan sarsıntı ile deprem olduğunu anlar ve kendisini bir anda odasının önündeki açık ofiste bulur. Tam deprem oluyor diye haykırmayı düşünürken herkesin sakin bir şekilde masasında çalıştığını görür ve sessizce odasına döner. Herkes depremin bilincindedir ve yaşadığı binanın depreme dayanıklı olduğundan yüzde yüz emindir. Kendisini rahmet ve saygıyla anıyorum.

İşte bizim de milletçe bu bilince ulaşmamız ve bilinçlenme yolunda herşeyden önce binalarımızı ve çatılarımızı depremlere dayanıklı bir şekilde inşa etmemiz gerekiyor. Doğru malzeme, doğru işçilik, sağlam, ekonomik ve güvenli çatılar için, ÇATIDER etik anlayış yönergesine uyma taahhütünde bulunan ÇATIDER üyeleri her zaman hizmetinizdedir. www.catider.org.tr web sitemizde etik anlayış yönergemizi görebilir ve üyelerimiz hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
 

İlginizi çekebilir...

Değerli üyelerimiz ve sektör paydaşlarımız,

Çatı ve Cephe dergisinin bu yıl 14.'sünü düzenlediği Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri kapsamında; B2B Medya Editörler Kurulu'nun 22 Aralık tari...
20 Şubat 2026

2025 Yılı, Çatı Sektörünün Ilımlı Büyüme Gösterdiği Bir Yıl Oldu

2025 yılını geride bıraktığımız bu günlerde, yeni yıla hep birlikte adım atacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Çatı sektörü olarak 2025 yılının genel b...
17 Aralık 2025

Değerli üyeler ve sektör paydaşlarımız,

Doğru çatı kaplama malzemeleri uzun ömürlü ve çevre dostu olursa, üretim süreçlerinde su ve enerji tüketimi de azaltılabilir. Buradan da anlaşılacağı ...
16 Ekim 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,721 sn