
Bölgemizdeki Savaş ve Sektörlerimize Yansıması
2025 Yılı Sektör Değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
Kiremit Kaplı Mansard Çatılar
Binanızı Nucleus ile Geleceğin İklimine Hazırlayın
|
Türk Çatı Sektörü 2013'ü Yüzde 5 Büyüme ile Kapatacak![]()
Türk çatı sektörü gelecekte söz sahibi olmalı Dünya çatı kaplamaları sektörü incelendiğinde, nihai çatı kaplama malzemelerinin 2012 yılında 72 milyar doların üzerinde bir ciroya ulaştığı ve çatıyı oluşturan tüm bileşenlerle birlikte 200 milyar doların üzerinde bir pazar oluştuğu tahmin ediliyor. 72 milyar dolarlık sektörün yüzde 40’ı Asya Pasifik, yüzde 34’ü Kuzey Amerika, yüzde 12’si Batı Avrupa, yüzde 14’ü geri kalan ülkelerde olup, dünya üzerindeki çatı kaplama ihtiyacının önümüzdeki yıllarda her yıl yüzde 2,4 ila yüzde 3 oranında artması bekleniyor. Türk çatı sektörünün yaklaşık 3 milyar dolarlık büyüklüğü ile dünya pazarının yüzde 1,3’ünden fazlasını oluşturduğunu belirten ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı M. Nazım Yavuz, bu payı artırarak Türk çatı sektörünü gelecekte dünya pazarlarında söz sahibi yapmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye’de yaklaşık 1.500 firmanın çatı kaplama pazarında faaliyet gösterdiğini ifade eden ÇATIDER Başkanı M. Nazım Yavuz, ülkemizde çatı kaplama malzemelerinin özellik, kalite ve çeşit açısından gün geçtikçe zenginleşerek Avrupa Birliği standartlarını yakaladığını vurguladı. Avrupa’da çatı katlarına devlet teşviki verilerek konut ihtiyacı karşılanıyor Ülkemizdeki çatıların kullanılmayan atıl alanlar olduğuna dikkat çeken Yavuz, bu durumun en büyük nedeni olarak, mevzuat gereği çatılarda kullanıma uygun eğimin sağlanamıyor olmasını ve çatı altlarının bağımsız bölüm olarak kullanıma kapalı olmasını gösterdi. Avrupa’da otopark, havuz, bahçe, sosyal tesis gibi pek çok farklı şekilde değerlendirilen çatılara ülkemizde de rastlanmaya başlandığını, ancak henüz Avrupa’nın çok gerisinde olduğumuzu belirten ÇATIDER Başkanı Yavuz, “Avrupa’da çatı katları ayrı bir kat, ayrı bir daire olarak satılıyor, bizde ise çatı katı yasal olarak ancak en üst kat ile bağlantılı olarak kullanılabiliyor. Yani ayrı bir yaşam alanı olarak görülmüyor. Almanya’da bir konuta, çatısından veya bodrumundan ayrı giriş yaptığınız zaman, ileride bu ayrı bir konut olarak değerlendirilebilir düşüncesiyle devlet bu projelere faiz indirimi uyguluyor, destek oluyor, teşvik sağlıyor. Bu durum artan konut ihtiyacının karşılanmasında büyük fayda sağlıyor. Türkiye’de ise birçok ilde, coğrafyanın özellikleri düşünülmeden çatı aralarının derecesi saptanmış durumda. Oysa ülkemizde nüfus genç ve konut ihtiyacı her geçen gün artıyor. Çatılar kullanıma açıldığında metrekare bazındaki konut ihtiyacı eksilecek” dedi. Yönetmelikler Avrupa’daki örneklere göre revize edilmeli ÇATIDER Başkanı Yavuz, çatıların atıl olmaktan çıktığında daha özenli yapılacağına, mutlaka ısı ve su yalıtımı uygulanacağına ve bu sayede enerji tasarrufu sağlanacağına da dikkat çekti. Türkiye’nin çatı aralarını gözardı edebilecek kadar zengin bir ülke olmadığına vurgu yapan Yavuz, “Yakın zamanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yayınlanan Yeni Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nde bir yenilik yapılarak, “Çatı eğimleri, kullanılacak çatı malzemesi ile yörenin mimari özelliği ve iklim şartları dikkate alınarak ilgili idarenin tasvibi ile tayin edilir” maddesi ilave edildi. Ancak çatının eğiminin tek başına artırılması, çatı aralarının bağımsız bölüm olarak kullanılamamasına neden oluyor. Ve kullanılmak istendiği takdirde, altındaki kat ile bağlantılı olması şartı, çatı aralarının verimli olarak kullanılmasının önünü kapıyor. Bu maddenin Avrupa’daki örneklere bakılarak yeniden ele alınması ve bundan sonra yapılacak binalarda çatı aralarının kullanıma açılması, ülkemiz ve şehirlerimiz için çok faydalı olabilir” diye konuştu. Kaçak, denetimsiz yapılar ve uygulamalar sonucunda ortaya çıkan kalitesiz, kısa ömürlü ve enerji israf eden yapıların önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Yavuz, “Avrupa Birliği’nin 20-20-20 planı ile 2020 yılına kadar enerji tüketimini yüzde 20 azaltmayı, yenilenebilir enerji kullanımında yüzde 20 artışı ve zararlı sera gazı salımını en az yüzde 20 azaltmayı hedeflediğini düşünürsek, Türkiye olarak bizim de binalarımızdaki enerji tüketimini kısa dönemde metrekare başına yılda 80 kilovatsaat ve altına düşürmemiz gerekiyor. Bu değerlere ulaşabilmek ancak çatı ve çatı sistemlerine önem verilmesi ile sağlanabilir ” diye konuştu. Türkiye’deki 9 milyon binanın 7 milyonunda çatı yalıtımı yok “Binalara manto giydirmek yetmez, şapkasını da takmak gerekir” diyen ÇATIDER Başkanı, “Cephe yalıtımlarının tam anlamıyla performans sağlayabilmesi ancak çatıların yalıtımlı olmasına bağlı. Çatılarda yapılacak yalıtımlar ve diğer tadilatlar ile sağlıklı, konforlu yaşam alanları oluşturmak ve kışın ısınma yazınsa soğutma amacıyla harcanan enerjiden ve dolayısıyla faturalardan yüzde 30’a varan oranlarda tasarruf sağlamak mümkün. Oysa bugün ülkemizdeki 9 milyon binanın yaklaşık 7 milyonunda çatı yalıtımı yok veya günümüz standartlarına göre yetersiz. Bu sistemlerin olmaması ya da yanlış uygulamalar hem dünyamıza hem de bütçemize zarar veriyor” diyerek sözlerini sürdürdü. Avrupa’da çatı ustaları 3 yıl eğitim alarak sertifikalandırılıyor Başta Almanya olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde uzun bir tarihi sürece dayalı çatıcılık kültürü ve bu kültürün sonucu olarak gelişmiş bir “çatı ustası, uzman ve bilirkişi eğitimi ve sertifikasyon yapısı” olduğunu anlatan ÇATIDER Başkanı Yavuz, bu sistemin çatı ustalarının 3 yıl süre ile eğitim alarak usta olarak sertifikalandığı, eğitime devam edenlerin ise master ve daha sonra bilirkişi seviyesine ulaştığı bir sistem olduğunu ifade etti. Türkiye genelinde çatıcılık kursları açılacak Türk çatı sektöründe ise bugün hala kalifiye iş gücü ve sertifikalı ara eleman eksikliği olduğunu hatırlatan Yavuz, “Bu noktada, çatı ustası eğitimi veren kurumların oluşturulması için hazırlanan yasal altyapının tamamlanması gerekiyor. Ayrıca tekniker seviyesinde teknik elemanların yetiştirilmesi için meslek okullarındaki çatıcılık bölümleri öğrenciler için daha cazip hale getirilmeli. Çatı Sanayicileri ve İş Adamları Derneği olarak bu konuya özellikle eğiliyoruz ve 2013 yılının Mart ayında Milli Eğitim Bakanlığı ile imzaladığımız protokolle konunun çözümüne yönelik çok önemli bir adım atmış olduk. Ustaların uyum ve gelişmelerine yönelik eğitim modüllerini yeniden ele alarak günümüz şartlarına güncelliyoruz. Yakın bir tarihte tamamlanacak bu çalışma sonunda ÇATIDER olarak Türkiye genelinde, bünyesinde İnşaat Teknolojisi Çatıcılık Dalı olan toplam 22 meslek lisesinde Çatıcılık Kursu açacağız. Çatıcılık dalında “Mesleki Geliştirme ve Uyum Kursu” olarak verilecek bu kurslardan, sektörde hizmet veren çatı ustaları faydalanabilecek. Kurs sonunda başarılı olan katılımcılar sertifikalandırılacak” diye konuştu. Çatı sektörünün büyümesi güç ve işbirliğiyle mümkün ÇATIDER’in Türkiye’de çatı malzemesi üreten, dağıtan, uygulama yapan firmaları, meslek gruplarını ve bilimadamlarını biraraya getirmek, güncel teknolojiyi ve standartları yakalamak için güç ve işbirliğinin önemini her fırsatta vurguladığına dikkat çeken Yavuz, dernek olarak bu konularda bilinç oluşturmayı görev edindiklerini ve gerek iç gerekse dış pazarda büyümenin bu gelişmelere bağlı olduğuna inandıklarını sözlerine ekledi. İlginizi çekebilir... Değerli üyelerimiz ve sektör paydaşlarımız,Çatı ve Cephe dergisinin bu yıl 14.'sünü düzenlediği Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri kapsamında; B2B Medya Editörler Kurulu'nun 22 Aralık tari... 2025 Yılı, Çatı Sektörünün Ilımlı Büyüme Gösterdiği Bir Yıl Oldu2025 yılını geride bıraktığımız bu günlerde, yeni yıla hep birlikte adım atacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Çatı sektörü olarak 2025 yılının genel b... Değerli üyeler ve sektör paydaşlarımız,Doğru çatı kaplama malzemeleri uzun ömürlü ve çevre dostu olursa, üretim süreçlerinde su ve enerji tüketimi de azaltılabilir. Buradan da anlaşılacağı ... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.