E-Dergi Oku 
KILIÇOGLU

Ayhan Şahenk Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi

Ayhan Şahenk Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi

18 Eylül 2014 | UYGULAMA
52. Sayı (Eylül-Ekim 2014)

2012 yılında “Türkiye’nin En Başarılı Emlak Yatırımları” Ödülleri’nde Eğitim Yapıları Kategorisi’nde ödüle layık görülen Ayhan Şahenk Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi’nin ana cephesine işlenen bina yüksekliğindeki “başak deseni”, binanın peyzaj ve tarımla kurduğu yakın ilişkiyi simgesel olarak ziyaretçilere yansıtıyor. Dokuz metre eninde ve 20 metre yüksekliğinde olan bu desen, seramik üzerine dijital baskı yöntemiyle Türkiye’de bu ölçekte uygulanmış ilk desen çalışması.Doğuş Grubu’nun, Niğde Üniversitesi işbirliğiyle üniversite bünyesinde tarım sektörüne stratejik değer katacak Ar-Ge amaçlı bir eğitim merkezi olarak kurduğu ve 2013 sonbahar döneminde eğitimin başladığı Ayhan Şahenk Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi’nin ülkemizde ileri tarım araştırmalarının yapılmasını sağlayacak ve bilimsel çalışmalarıyla tarım sektöründe yerel üretimi destekleyecek bir eğitim kurumu olarak faaliyet göstermesi hedefleniyor. Yüksek teknolojili tarım ve tohumculuk üzerine araştırma hedefli bir eğitim modeli sunacak Fakülte bünyesinde uygulama alanlarında tarım yapılması için katma değeri yüksek, pazarı olan ürünleri yetiştirmek üzere yeni yatırımlar da yapılması planlanıyor. 


Davetli yarışma sonucu birinci seçilen proje Kasım 2013’te kullanıma açılmış. Yapı, dört adet bölüm başkanlığı, idari birimler, derslikler, laboratuvarlar ve sosyal hacimleri barındırıyor. Fakülte’de Bitkisel Üretim ve Teknolojileri, Hayvansal Üretim ve Teknolojileri, Tarımsal Genetik Mühendisliği ve Biyosistem Mühendisliği olmak üzere dört bölüm bulunuyor. 


İçinden Peyzaj Geçen Bina
24 bin  m2 kapalı inşaat alanına sahip olan yapıda fakülte bloklarının bir tarım uygulama alanı/peyzaj bandı üzerine yerleşmesi sağlanarak, teorik ve pratik eğitimin birlikteliği hedeflenmiş. Öğrencilerin teorik eğitimlerinin yanı sıra sahada bitkiler üzerinde deney ve gözlem yapabilmelerini sağlayan; peyzaj ile binayı, teori ile uygulamayı iç içe geçiren, çift yönlü, yenilikçi bir eğitim modeli sunan konsept, projenin arkasındaki araştırma tabanlı, akademi ve sanayi işbirliği modelinin de altını çiziyor. 





Fakülte binası için ayrılan arazi, kampüsün batı bölümünde yer alıyor. Kampüsün gelişim planları ve zemin yapısı göz önüne alındığında yeni fakülte binalarının yer almayacağı bir alanda. Tarım teknolojileri ve ziraat fakültelerindeki teorik eğitimin, tarımsal alanlardaki uygulamalı eğitim ile birlikte çalışma gerekliliği düşünüldüğünde, arazi çevresinin ileride yapılaşmaya açık olmaması büyük bir fırsat. Projenin temel fikri bu fırsattan filizleniyor. Buna göre, fakülte bloklarının, oluşturulacak bir tarım uygulama alanı üzerine yerleştirilmesi önerilmiş. Mimari proje konsepti doğrultusunda sunulan bu fikir, üniversite yönetimince olumlu karşılanmış ve fakülteye ayrılan alanın güneyinde kalan arazi, fakültenin tarım uygulama alanları olarak yeniden tanımlanmış. Projenin bir sonraki aşaması bu uygulama bantlarının hayata geçirilmesi olacak. Sözkonusu tarım uygulama bantları, Fakülte bloklarının altından sürekliliğini devam ettirerek kuzey-güney yönünde gelişecek.
Deneysel tarım uygulamalarının yapılacağı bu bant, fakülte binası ana girişinden itibaren fakülte kullanıcılarını ve ziyaretçileri karşılayacak, avluda devam edecek ve avludan dışarıya çıkarak güneye doğru sera alanlarını kapsayarak, akademisyen ve öğrencilere uygulamalı çalışma alanı sağlayacak. Bu düzenleme aynı zamanda farklı şeritlerde, farklı tohum uygulamaları ve farklı mevsimlerde oluşacak görsel etki ile zengin bir peyzaj elemanı olarak fakülte binasını zenginleştirecek.  


Tasarım Kararları
Fakülte binasının oluşumunu belirleyen bir diğer önemli karar, farklı birimlerin toplandığı monoblok bir yapı yerine bloklardan oluşan avlulu bir sistemin tercih edilmesi. Bu tercihin temel sebebi, kampüs içinde tasarlanmış bir açık alan kurgusunun noksanlığı. Dış mekan kullanımlarını da tanımlayan, avluyu saran yapıların yaratacağı canlı bir etkileşim ve güçlü bir açık-kapalı alan ilişkisinin oluşturulacağı bir yapılaşmaya gidilmiş. Avlulu yapı tipolojisi, aynı zamanda uygulamalı eğitimle iç içe bir yapı konseptini ve peyzajla etkileşimli eğitim modelini de destekliyor. Farklı bloklara ayırma kararı, aynı zamanda ihtiyaç programındaki farklı aks aralıkları ve teknik özellikler gerektiren farklı mekanların (öğretim üyesi odası, derslik, laboratuvar vb.) doğru gruplanmasına da olanak tanıyor. Farklı birimleri farklı bloklarda toplamak, bu tarz fakülte binalarında akılcı bir çözüm olarak, her birimin ideal aks aralığına yerleşmesini sağlıyor, uygulamada rasyonel bir çözüm olarak gereksiz kayıp alanların oluşmasını engelliyor, enerji tasarrufu sağlıyor, her blokta ihtiyaç duyulan doğru kat yüksekliğinin elde edilmesine imkan tanıyor; aynı zamanda laboratuvar birimleri gibi özel şaft sistemlerine ve teknik donanımlara sahip alanların düşey bağlantılarını kolaylaştırıyor. Bloklara ayrılmış bu fakülte binasında öğrenciler ve öğretim görevlileri gibi farklı kullanıcı profilleri girişten itibaren net bir şekilde ayrılarak, sirkülasyona dahil ediliyor. 
Bu temel fikirler üzerinde şekillenen fakülte binası, arazinin kuzeyindeki araç yolu ile güneyindeki yaya yolu arasına yerleşmiş. Binanın giriş holü ve zemin katlarında şeffaflık sağlanması amaçlanmış, peyzaj ile kullanıcının etkileşimi, avlunun aktif bir biçimde kullanımı hedeflenmiş. Kuzey ve batıda yer alan iki blokta öğretim görevlileri odaları, dekanlık birimleri ve öğretim görevlilerinin kullanacağı araştırma laboratuvarları yer alıyor. Doğu ve güneye bakan üç blokta ise öğrencilerin kullanacağı derslikler, laboratuvarlar ve kafeterya, kütüphane gibi sosyal mekanlar yer alıyor. Laboratuvar bloğunun en üst katında öğrenci sirkülasyonundan koparılan, fakülte dışından gelecek araştırmacı ve uzmanların fakülte iç sirkülasyonundan bağımsız çalışabilecekleri kontrollü bir alanda ise merkezi laboratuvarlar projelendirilmiş.  


Yapı, PAB Mimari Tasarım’ın diğer eğitim yapılarında da hedeflediği gibi yenilikçi eğitim vizyonlarını ve alternatif eğitim modellerini destekleyecek prensiplerle şekillenmiş. Bu prensipler, eğitimin sadece dersliklerde yapılmadığı; aksine öğrencilerin ve akademisyenlerin ders dışı zamanlarda karşılaşacakları, sosyalleşecekleri, birbirinden öğrenecekleri sosyal alanlarda da devam edeceği fikrine dayanıyor. Yapının merkezindeki avlu, bu avludan güneydeki tarım bantlarına inen geniş merdivenler, iç mekandaki açık anfi, geniş koridorlar ve bu koridorlar üzerindeki soluklanma/duraklama nişleri bu tür karşılaşmaları çoğaltacak ara mekanlar olarak çalışıyor. Eğitimin ve araştırma çalışmalarının görünür olması ve fakülte genelinde sağlanan şeffaflık, yine bu yenilikçi eğitim modelini destekleyen, öğrenciyi katılımcılığa davet eden bir eğitim modelini destekler nitelikteki mimari kararlar.
 
Enerji Etkin Tasarım
Proje, enerji etkin bir yapı olmak üzere planlanmış ve pasif iklimlendirme prensipleriyle kullanım maliyetlerini düşürecek şekilde tasarlanmış. Farklı fonksiyonların farklı bloklara göre gruplanması, altyapı ve yapının işletmesi anlamında da pek çok avantaj sağlıyor Farklı blokların aydınlatma ve ısıtma sistemleri birbirinden ayrıştırılarak, farklı kullanım zamanlarında bağımsız olarak çalıştırılıyor ve işletme giderleri düşürülmüş oluyor. Örneğin haftasonu sadece araştırma laboratuvarlarında çalışmalar sürdürülürken, dersliklerin ve idari ofislerin olduğu bloklarda herhangi bir enerji gideri söz konusu olmuyor. Avlulu yerleşim prensibi ile tüm blok cephelerinin doğal ışık alması ve doğal havalandırmadan faydalanması sağlanıyor. Mahallerin koridor duvarlarındaki bant pencereler, iç mekanların doğal yollarla havalandırılmasını sağlıyor. 


Yenilikçi Cephe Tasarımı
Ayhan Şahenk Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi’nin ana cephesine işlenen bina yüksekliğindeki başak deseni, binanın peyzaj ve tarımla kurduğu yakın ilişkiyi simgesel olarak ziyaretçilerine yansıtıyor. 9 metre eninde ve 20 metre yüksekliğinde olan bu desen, PAB Mimari Tasarım ve grafik tasarımcı Didem Ateş Mendi işbirliği ile tasarlanmış ve seramik üzerine dijital baskı yöntemiyle Türkiye’de bu ölçekte uygulanmış ilk desen çalışması. Bu çalışma aynı zamanda Vitra seramik firmasının Ar-Ge bölümüyle işbirliği içinde yürütülmüş ve yapı malzeme sektörü ve mimarlık arakesitinde yenilikçi bir çalışma olarak görülebilir.


Mimari-İç Mimari-Peyzaj Projesi:
PAB Mimari Tasarım
Proje Ekibi: Pınar Gökbayrak, 
Ali Eray, Burçin Yıldırım, Ekin Aytaç, 
Eda Özgener, Samim Magriso, 
C. Zeynep Ceylan, Eda Yeyman
Cephede Başak Deseni Grafik Tasarım: Didem Ateş Mendi
İşveren: Doğuş Grubu
Proje Yönetimi: Doğuş İnşaat
Genel Yüklenici: Modül Yapı


 


İlginizi çekebilir...

Özel Yalıtımlı Ahşap Ev

Geçtiğimiz senelerde, Seewalchen am Attersee'de ferah ve bol ışık alan müstakil bir ev inşa edildi....
12 Ağustos 2021

Ankara'nın Merkezinde Bonus İmzası

2012'den bu yana çok sayıda prestijli konut projesi, enerji santrali, sağlık ve ulaşım yapıları, endüstriyel tesis ve iklimlendirme sektörünün yal...
16 Şubat 2021

İRME Elektrik Genel Merkez Binası ve WİTHCO Coworking Space Projesi

The DNA Paris Design Awards 2020'de "İRME Elektrik Genel Merkez Binası" ve "WİTHCO Coworking Space" projeleri ile iki ayrı ödü...
1 Eylül 2020

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2021 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.