Türkiye’de tüketilen toplam enerjinin yüzde 33’ü binalarda, çoğunlukla da ısıtma ve soğutma amaçlı kullanılıyor. Doğalgaz ve elektriğin konutlarda zamlanması, tüketicinin sırtına ciddi bir yük eklerken ülke ekonomisine ve doğaya da büyük oranda zarar veriyor.
Son dönemde oldukça tartışılan nükleer santraller, ilk yatırım maliyeti çok yüksek ve çevresel riskleri bulunan bir çözüm. Mardav Satış ve Pazarlama Direktörü Alper Doğruer, yaklaşık 5 milyar euro’luk, 3 bin megavat (MW) enerji üreten bir nükleer santral yapımının yerine aynı enerjinin yalıtımla nasıl elde edebileceğini şöyle anlatıyor: “Isı yalıtımı yapılmış 100 metrekarelik bir ev yaklaşık 331.000 kw/h enerji tasarruf ediyor. 3.000 MW’lık bir nükleer santral ise yılda 7.500 saat çalışarak 22.5 milyar kw/h elektrik enerjisi üretiyor. Yani 22.5 milyar kw/h enerji üreten bir nükleer santralin üreteceği elektrik, 712.386 adet 100 metrekarelik evin mantolaması ile tasarruf edilebilir. Başka bir bakış açısı ile ortalama 10 daireli 71.200 apartman mantolanırsa 3.000 MW enerji üreten bir nükleer santral enerjisi kadar enerji tasarruf etmiş oluyoruz. Ayrıca bunu 10 milyar euro yerine 3.2 trilyona yapabiliyoruz. Türkiye’deki binaların yüzde 90’ı yalıtımsız. 2017’ye kadar hepsinin mantolanmasının hedeflendiği düşünülürse 52987,5 milyar kw/h enerji tasarruf edilir. Bu da 2355 adet nükleer enerji santralinin 1 yıllık üretimine eşdeğerdir. Blue’safe Mavi Kale olarak da 36 milyon metrekare alan mantolandığı düşünülürse; yaklaşık 6 tane nükleer santralin bir yılda ürettiği enerjiye eşdeğer bir ihtiyaç karşılanmıştır.”