Şehirde Yeşile Yer Kalmadı!
Ayşe Miray Şen
ODE Yalıtım
Hızlı büyüme ve nüfus artışı ve bu nüfusun kentlerde yoğunlaşması kentsel konut ihtiyacını artırıyor. Kentsel planlama pratiğinin eksikliği nedeniyle de ilk gözden çıkartılan ne yazık ki yeşil alanlar oluyor. Dünya şehirleri hakkındaki raporlarıyla tanınan World Cities Culture'ın 2018’de yayınladığı raporunda Londra’nın %33’ü, New York’un %27’si, Moskova’nın %18’i, Paris’in %9,5’u halka açık yeşil alana sahipken, İstanbul, yüzde 2.2'lik yeşil alan oranıyla 34 şehir arasında son sırada yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, kişi başına düşen yeşil alan miktarının en az 10 metrekare olması gerekiyor.
Geri dönülemez anlamda kaybedilen doğal alanların yerine tartışmasız bir alternatif olan yeşil çatılar, aslında doğanın sağladığı faydaları geri getirme çabasından başka bir şey değil.
Yeşil çatıların, bu yeşil alan yoksunluğunun yarattığı olumsuz çevresel etkiyi, kendi ölçeğinde geri döndürmeyi başardığını yapılan araştırmalarla artık biliyoruz.
Peki yeşil çatıların, kentleşmenin insan üzerinde etkisini azaltmaya katkısı var mı?










