4 Haziran 2026 | HABER
| 46 kez okundu |
Binalar, enerji tüketimi ve karbon salımında en yüksek paya sahip alanların başında geliyor. Türkiye’de güncellenen TS 825 Standardı, BEP-TR ve Enerji Kimlik Belgesi uygulamalarıyla birlikte yapı performansı ölçülebilir hale geldi ve verimlilik odaklı dönüşüm hız kazandı. Artan elektrik talebi, yapı kabuğunu enerji yönetiminin merkezine taşıyor. Duvarları iklim hedeflerinin başlangıç noktası olarak konumlandırdıklarını söyleyen Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer, yalıtımın çevre üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıyor: “Kaliteli yalıtım uygulamalarıyla enerji tüketiminde yüzde 25’e varan düşüş mümkün hale geliyor ve bu kazanım karbon salımına doğrudan yansıyor.”
Enerji tüketiminin ve karbon salımının önemli bir bölümünü oluşturan binalar, çevresel etkilerin azaltılmasında kritik bir rol üstleniyor. Türkiye’de güncellenen enerji verimliliği mevzuatları ve resmi veriler, yapı kabuğunda alınan her iyileştirmenin hem enerji tüketimini hem de karbon emisyonlarını doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Bu çerçevede Ravago Bina Çözümleri, sürdürülebilir geleceğin başlangıç noktasını “duvarlar” olarak tanımlıyor ve yapı ölçeğinde atılacak her adımın iklim hedefleri açısından stratejik önem taşıdığını vurguluyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer, iklim kriziyle mücadelenin günlük yaşamın merkezinde yer alan yapılardan başladığına dikkat çekiyor.
Duvarlar enerji verimliliğinin merkezine yerleşti
Çevreyi koruma hedefinin enerji üretiminden çok daha önce, enerjinin kullanım biçimiyle şekillendiğini söyleyen Alper Doğruer, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından güncellenen TS 825 Isı Yalıtım Standardı, bu dönüşümün en somut adımlarından birini oluşturuyor. Yeni düzenleme ile Türkiye’nin iklim bölgeleri daha hassas şekilde tanımlanırken, doğru yalıtım uygulamalarının enerji tüketiminde yüzde 25’e varan düşüş sağlayabileceği ortaya konuyor. Aynı düzenleme kapsamında yılda yaklaşık 2,5 TWh enerji tasarrufu hedeflenmesi, yapı kabuğunun ulusal enerji politikaları içindeki yerini güçlendiriyor. Bu tasarruf potansiyeli, ekonomik bir kazanım olmasının yanı sıra karbon salımının azaltılması açısından da kritik bir çevresel fayda anlamına geliyor. Bu veriler, duvarların aktif bir iklim çözümü olduğunu net biçimde gösteriyor” dedi.
Doğru yalıtım enerji tüketimini yüzde 25’e kadar düşürüyor
Türkiye’de enerji verimliliği alanında atılan en önemli adımlardan birinin Enerji Kimlik Belgesi uygulaması olduğuna dikkat çeken Doğruer, “Yine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre bugün 1,4 milyondan fazla bina bu belgeyi almış durumda ve yeni yapılan binalarda minimum C enerji sınıfı zorunlu hale gelmiş bulunuyor. Bu sistem, binaların enerji tüketimini, sera gazı salımını ve yalıtım performansını ölçülebilir hale getirerek şeffaf bir dönüşüm süreci yaratıyor. Artık bir yapının çevresel etkisi, sayısal verilerle takip edilebilen bir performans göstergesi haline gelmiş durumda. Bu dönüşüm, şehirlerin toplam karbon ayak izini azaltmak için kritik bir zemin oluşturuyor. Her yeni bina, enerji verimliliği açısından daha yüksek standartlara ulaştıkça, ülke genelinde sürdürülebilirlik hedeflerine bir adım daha yaklaşmış oluyoruz” diye konuştu.
Binalarda enerji performansı şehirlerin geleceğini etkiliyor
Enerji verimliliği alanında yapılan düzenlemelerin yeni binalarda olduğu kadar mevcut yapı stokunu da doğrudan etkilediğine vurgu yapan Doğruer, şunları söyledi: “Güncellenen Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ve BEP-TR hesaplama sistemi, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleriyle uyumlu şekilde daha düşük enerji tüketimli yapıları teşvik ediyor. Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin elektrik tüketimi 360 TWh seviyesini aşmış durumda ve bu artış eğilimi devam ediyor. Bu tablo, enerji talebinin yönetilmesinde yapı sektörünün ne kadar kritik bir rol üstlendiğini açıkça ortaya koyuyor. Enerji verimli binalar, artan tüketim baskısını dengelemenin en etkili araçlarından biri haline geliyor. Bu nedenle yapı kabuğunda yapılan her iyileştirme, ülke genelinde enerji arz güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik açısından stratejik bir katkı sağlıyor. Ravago Bina Çözümleri olarak tam da bu noktada geliştirdiğimiz yalıtım sistemleriyle binaların enerji performansını yükseltmeyi, ısı kayıplarını azaltmayı ve karbon salımını düşürmeyi hedefliyoruz. Amacımız, daha düşük enerji tüketen, daha dayanıklı ve çevresel etkisi azaltılmış yaşam alanlarının yaygınlaşmasına katkı sağlamak.”