
Çatı ve Cephe sektörlerimiz iki önemli fuarda buluşacak
Dr. Atila Gürses; "İklim değişikliğine karşı en somut müdahale alanı: ÇATI VE CEPHELER"
2025 Yılı Sektör Değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
Kiremit Kaplı Mansard Çatılar
ASAŞ RESCARA RPE82 aüminyum panel cephe sistemi
|
Kötü Hava Koşullarına Rağmen Sapasağlam Cepheler Olabilir Ama Nasıl?![]()
Cephe Sanayici ve İş İnsanları Derneği, kötü hava koşullarına dayanıklı cepheler için ne yapılmalı konusuna ilişkin üyelerinden görüş istedi. Bu yazıda cephe danışmanı üyelerin görüşleri paylaşılmaktadır. Daha önce en son 2017 yılında ve içinde bulunduğumuz 2021 yılının son günlerinde de yaşanan kuv-vetli rüzgar sağanakları altında bazı yapıların cephe ve çatılarında kalıcı hasarlar meydana geldiği ve bu hasarların ne yazık ki sadece maddi sonuçlara sebep olmadığı, yapıdan kopan metal ve diğer ağır parçaların can kaybına sebep verebildiği tecrübe edilmiş oldu. Benzer sonuçların önümüzdeki yıllarda inşa edilecek yeni yapılarda yaşanmaması için iki aşamalı bir mekanizmaya ihtiyaç vardır. Birinci aşama yapısal olarak cephe ve çatı strüktürlerinin doğru tasarlanması, ikinci aşama ise doğru tasarlanan strüktürün doğru şekilde imalat ve montajının yapılmasıdır. Burada kritik husus, söz konusu iki aşamanının da mümkün mertebe aynı bağımsız merkezden yönetilmesi ihtiyacıdır. Dolayısıyla tasarımdan sorumlu, ehli fen sahibi mühendislik şirketleri, yapının inşaat denetimi safhasında bulunarak imalatın tasarıma uygun yapıldığını onaylayıp yapıyı sertifikalandırmalıdır. Söz konusu iki aşamayı biraz açacak olursak; tasarım aşamasında ilk önemli alt aşama binaya has tasarım rüzgar yükünün tayin edilmesidir. İstanbul’u esas alacak olursak, yüksek yapılarda cephe strüktürlerinin tasarımı için Eurocode 1’i baz alan, 2009 yılında yayınlanmış bir yüksek yapılar rüzgar yönetmeliği mevcuttur. Rüzgar yükü, yapının bulunduğu konuma bağlı temel rüzgar hızı ve arazi kategorizasyonuna, yapının zeminden yüksekliğine, çevre yapı koşullarına ve yapının aerodinamik özelliklerine göre doğru şekilde tayin edildikten sonra, tasarım sürecinin ikinci aşaması ise; ilgili TS EN normlarına ve inşaat mühendisliği kriterlerine göre yapı elemanlarının boyutlandırılması ve bağlantı detaylarının söz konusu statik ve dinamik yükler altında doğru şekilde çözümlenmesini gerektirir. Doğru mühendislik çalışmaları da yapıldıktan ve tasarım paketi tamamlandıktan sonra, tercihen tasarım sahibi mühendislik birimi tarafından yapılması gereken, imalatın ve montajın tüm aşamalarının denetlenmesi süreci; tayin edilen doğru ebatlarda konstrüksiyon ve kaplama malzemesinin kullanıldığının, bağlantı detaylarının tasarıma uygun şekilde hazırlandığının ve yapıya montajın tasarım hesap-larına uygun şekilde yapıldığının resmi olarak her aşamada kontrol edilmesi ve sertifİkasyonun tamamlanmasını gerektirir. Ancak bu şekilde hedeflenen tasarım nihai bir esere dönüşecebilecektir. Dolayısıyla, eksikliğini fazlasıyla hissetmekte olduğumuz denetim mekanizması da, en az tasarım saf-hası kadar önemlidir.
İlginizi çekebilir... Şişecam, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladıŞişecam yılın ilk yarısında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken, yeni yatırımlar, kapasite artışları ve sürdürülebilirlik projeleriyle küresel b... Depreme dayanıklı yapıların gücü su yalıtımından geçiyorODE Yalıtım, 17 Ağustos'un yıl dönümünde binaların taşıyıcı sistemlerini koruyan su yalıtımının hayati rolüne dikkati çekiyor.... İZODER'den 17 ağustos marmara depreminin 27. yılında açıklamaİZODER Başkanı Atalay Özdayı; "Yapılarımızın güvenliği için temelden çatıya su yalıtımı uygulamalarını yaygınlaştırmalıyız".... |
|||||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.