E-Dergi Oku 
KILIÇOGLU

Rönesans Tower

Rönesans Tower

22 Mayıs 2014 | UYGULAMA
50. Sayı (Mayıs-Haziran 2014)

Cephe sisteminin çözümünden taşıyıcı sistemin kurgusuna kadar Türkiye için birçok ilki barındıran Rönesans Tower’ın cephesinde özel tasarlanan bir temizleme robotu görev alacak...


Rönesans Tower, İstanbul’un Anadolu yakasında Kozyatağı-Ataşehir’de yer alan, toplam 13 bin 810 metrekare arsa üzerinde Rönesans Gayrimenkul Yatırım tarafından geliştirilen A Sınıfı (A+) bir ofis projesi. Eylül ayında bitirilmesi planlanan Rönesans Tower, bir prestij yapısı olarak tasarlanmış. Enerji verimliliği, dizaynın her aşamasında göz önüne alınarak tasarlanan bina, LEED Platinum Sertifikası adayı ve bu özelliğiyle eylül ayında tamamlandığında Türkiye’deki ilk LEED Platinum alan kule projesi olacak. Sofistike bir proje olan Rönesans Tower’ın tasarım sürecinde, paralel çalışmak üzere Amerika ve İstanbul’da iki ayrı proje takımı yaratılmış. Bu durum, binanın tasarımı itibariyle bir gereklilik olarak ortaya çıkmış. Çünkü Rönesans Tower’da Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen birçok unsur var... Binanın kolayca tanımlanabilecek bir geometriye sahip olmamasından başlayarak, taşıyıcı sistemin kurgusundan cephe sisteminin çözümüne kadar, Amerika’dan mimari tasarım için FxFowle Architects, taşıyıcı sistem tasarımı için Desimone, MEP danışmanlığı için Cosentini, Rüzgar Mühendisliği için CPP Wind Engineering, cephe danışmanlığı için Axis Facades gibi birçok saygın danışman ve tasarımcıyla birlikte yol alınmış. Aynı şekilde, Türkiye’deki takım oluşturulurken de oldukça titiz bir süreç izlenmiş. Mimari tasarım için FKD, statik mühendislik için AP-CB, mekanik tasarım için Okutan, elektrik projeleri için FDC, sismik danışmanlık hizmetleri için Kandilli Rasathanesi gibi projeye çok değerli katılım ve katkıları bulunan yaklaşık otuz beş firma ve kuruluşla birlikte çalışılmış.


RGY Ofis Geliştirme Direktörü Arda Çotuk:
“Rönesans Tower, Türk yapısal mühendislik tarihinde özel bir yer edindi”
Bu kadar yüksek olup da bu kadar çok cam yüzeyi olan bir binanın LEED Platinum adayı olması da çok rastlanır bir durum değil. Bu özel binadaki tüm bu ayrıntıları Rönesans Gayrimenkul Yatırım (RGY) Ofis Geliştirme Direktörü Tuğçağ Arda Çotuk, Çatı&Cephe okurları için özetledi... 


“Rönesans Tower, dört bodrum katı ve kırk yer üstü katıyla toplamda 44 kattan oluşan, 185 buçuk metre yüksekliğinde bir ofis kulesi. Yapının mimari müellifi FxFowle Architects, Amerika’nın çok önemli mimarlık ofislerinden birisi. Binanın statik tasarımını da Amerika’nın en saygın yapısal mühendislik firmalarından biri olan ve uluslararası tecrübeye sahip Desimone firması yaptı. Binanın betonarme olarak tasarlanan taşıyıcı sistemi, dünyada betonarme teknolojisinde gelinen son nokta diyebileceğimiz Performansa Dayalı Tasarım (PBD-Performance Based Design) yöntemiyle yapıldı. Bu açıdan Rönesans Tower, Türk yapısal mühendislik tarihinde özel bir yer edindi. Aynı zamanda binada kirişsiz döşeme sistemi kullanıldı. Böylelikle hem uygulama kolaylaşıyor hem de son kullanıcı için birçok kolaylık sağlanıyor. Kullanıcı için temiz mekanlar bırakılmış oluyor ve fit-out işleri daha kolay uygulanıyor; kullanıcılar kiriş altından alan kaybetmeden rahatlıkla dekorasyon işlerini yapabiliyorlar.” 


Her yüzey ayrı ayrı irdelendi
“Cephe tasarımında oldukça uzun ve de Türkiye’de daha önce yaşanmadığını tahmin ettiğim bir tasarım süreci geçirdik. Tüm tasarım sürecine paralel olarak 13 ay boyunca her hafta cephe malzemelerinin seçimiyle, parametrelerin kontrolüyle ilgili çalışmalar yaptık. Süreç çok sistematik bir şekilde ilerledi ve farklı disiplinlerin birarada çalıştığı yoğun bir süreç oldu. Binada kullanılan cephe sistemleri, taşıyıcı sistem bileşenleri ve cephenin dış yüzeyindeki gölgelendirme elemanları gibi bütün cephe bileşenlerini ayrı ayrı kontrol etmek zorundaydık. Binanın geometrisi kolaylıkla tanımlanabilen basit bir geometrik şekil değil. Cephede 36 tane tip yüzey bulunuyor. Dolayısıyla her yüzey için bu problemleri ayrı ayrı irdelemek gerekiyordu. Gölgelendirme elemanları da detaylı çalışma için iyi bir örnek olurdu; gölgelendirme elemanlarının rastgele dizilmiş gözükmesini istiyorduk, bunu başardık. Fakat bunun yanında aslında yerleşimleri rastgele değil, hepsinin yerleri ve yoğunlukları, ciddi hesaplamalar sonunda belirlendi.”





Sofistike cephe
“Projenin diğer bir özelliği de çok sayıda danışmanla çalışıyor olmamız. En başta bina konumlandırılırken binanın enerji verimliliği, gün ışığından maksimum faydalanılması, yarattığı gölgenin çevreye etkisi, binanın çevreyle uyumunun sağlanması, yüzeylerde oluşan hissedilen ve hissedilmeyen ısılar gibi birçok yapı fiziği kökenli konuda detaylı çalışmalar yaptık. Binanın çok fazla kırık yüzeyi olduğu için bu yüzeylerdeki güneş davranışı ve buralarda oluşan radyasyon seviyeleri hep farklı çıkıyor. Dolayısıyla bunları da kontrol altına almak gerekiyordu. Ortalama bir binada çok kolay çözülebilen konular, böyle sofistike bir cephesi olan binada can alıcı bir hale geliyor. Binanın cephesi komple cam ve içeride ciddi hacimler var. Bu mekanlarda kullanıcıların konforlu bir şekilde içeride çalışabilmeleri bizim için çok önemliydi. Binada her iki katta bir, sekiz metre yüksekliğinde kat bahçeleri bulunuyor ve kat bahçelerindeki iklimlendirme de kontrol edilebiliyor...”


Cephede BMU robotu görevli
“Rönesans Tower’da panel sistem kullandık ve bunun en büyük gerekliliği yükseklikti. Bu sistemde bütün cephe elemanları, bağımsız taşıyıcı elemanlara asıldıkları ve kendi başlarına hareket edebildikleri için deprem anında oldukça esnek davranıyorlar. Cephenin en önemli özelliklerinden birisi de özel tasarlanan bir temizleme sistemi robotuna (BMU-Building Maintenance Unit) sahip olması. BMU robotu sayesinde hem temizlik, hem de tamir-bakım işleri çok rahatlıkla yapılabilecek. Çok farklı açıları olan cephede panellerin dışarıdan taşınabilmesini sağlayan bu robot için de yapımcı firmayla çok ciddi mesai harcadık. Bu kadar karmaşık işler yapabilen bir robot Türkiye’de yoktu, dünyada da çok yaygın değil. Binanın cephesi çok farklı açılardan, girinti ve çıkıntılardan oluştuğundan çoğu bölgeye ulaşmak kolay olmuyor. Robotun buralara ulaşabilmesi için tüm yollar programlandı, hepsinin simülasyonu yapıldı.”

 


İlginizi çekebilir...

Özel Yalıtımlı Ahşap Ev

Geçtiğimiz senelerde, Seewalchen am Attersee'de ferah ve bol ışık alan müstakil bir ev inşa edildi....
12 Ağustos 2021

Ankara'nın Merkezinde Bonus İmzası

2012'den bu yana çok sayıda prestijli konut projesi, enerji santrali, sağlık ve ulaşım yapıları, endüstriyel tesis ve iklimlendirme sektörünün yal...
16 Şubat 2021

İRME Elektrik Genel Merkez Binası ve WİTHCO Coworking Space Projesi

The DNA Paris Design Awards 2020'de "İRME Elektrik Genel Merkez Binası" ve "WİTHCO Coworking Space" projeleri ile iki ayrı ödü...
1 Eylül 2020

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2021 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.